
Suikastların işlenme sürecine değinen Yılmaz, “9 Ocak’tan kısa bir süre öncesinde Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın başmüzakereci olarak başlatmış olduğu Demokrasi ve Barış süreci diye ifade ettiğimiz çözüm süreci başlatıldı. 21 Mart günü milyonların şahitliğinde ilan edilen ve bugüne kadar ağır aksak da olsa ilerleyen bir süreç. Katliamda seçilen arkadaşlar, bu sürecin bir bütünen başlatıcısı olan Sayın Abdullah Öcalan’ın iradesine bir müdahaleydi, bu iradenin kırılmasına yönelik başlatılan bir süreçti. Bu anlamda 15 Şubat Komplosu’nun bir devamı olarak özgürlük mücadelesine yöneltilmiş bir komplo olarak kabul ediyoruz. Hem Fidan hem Leyla hem de Sakine yoldaşımızın temsil etmiş olduğu profil itibariyle de, aslında hem çözüm sürecini engellemek hem de kadın özgürlük mücadelesine bir darbe olarak değerlendirebiliriz” dedi.
Direnmeyi O’ndan öğrendik
Sakine Cansız’ın Kürt kadınları için bir kadın önder niteliğinde olduğunu da söyleyen Yılmaz, “Biz mücadeleyi ve direnmeyi Sakine yoldaşımızdan öğrendik. Diyarbakır Zindanı’nda bu kadar direnmiş ve haklı bir davanın bir militanı olarak yaşadığı işkenceler karşısında ‘bir ah demeye utandım’ diyen bir yoldaşımızdır. Bu nedenle Sakine yoldaşımızın Kürt mücadelesi ve kadın hareketinde çok önemli bir rolü var. O’nun tercih edilmesinin nedeni de budur.
Üç kadın şahsında mücadele günü
9 Ocak’ı üç Kürt kadın siyasetçi şahsında bir mücadele günü olarak değerlendirdiklerini ifade eden Yılmaz, bunun sadece bir gün meselesi olmadığını, mücadeleyi sahiplenme ve güçlendirme tarihi olarak ifade ettiklerini belirtti. “Sakine yoldaşlar sadece Kürdistan ve Türkiye’de değil, tüm dünyada bir kadın çizgisi olarak bilinen bir durumda” diyen Yılmaz, böyle bir misyonla karşı karşıya olduklarını dile getirdi. Bu yıl 9 Ocak’ı çözüm ve barış sürecinin daha fazla sahiplenildiği, alanlarda daha fazla temsil edildiği bir ve üç kadın siyasetçi şahsında tüm kadınları anmak olduğunu söyleyen Yılmaz, “Bütün Kürt kadınlarını hakeza Türkiye’de mücadele etmiş olan ve etmeye devam eden bütün sosyalist, feminist, kadın özgürlük mücadelesine gönül vermiş bütün kadınları 9 Ocak günü alanlara davet ediyoruz” dedi.
Bir haftada 200’e yakın eylem
Pelin Yılmaz, DÖKH’ün Türkiye ve Kürdistan’da 200’e yakın etkinlik düzenleyeceğini ifade ederek şöyle konuştu: “Başlatmış olduğumuz programı 9 Ocak’ta finallerle tamamlayacağız. Bugün itibariyle Kürdistan’ın bütün sokaklarında, kentlerinde anmalar, paneller, etkinlikler düzenlenecek. Küçükten büyüğe varan köyden sokaktan kent merkezine varan etkinlik programı düzenledik. Bu programlar kent meclislerimiz ve il ilçe örgütlerimiz tarafından kamuoyuyla paylaşılacak. Özellikle merkezi mitingler değil, bu yoldaşlarımızı sahiplenmemizin ne denli önemli olduğunu bilinç düzeyine ulaştırmak amacıyla en ücra köşeden merkezleştiren bir program düzenledik” diye dile getirdi.
Etkinlik programı
Kürdistan’da düzenlenecek etkinliklerin çok kapsamlı olacağını ve tüm haftaya yayılacağını belirten Yılmaz, Adana, İstanbul ve İzmir’de de 9 Ocak günü Fransa konsoloslukları önünde düzenlenecek yürüyüşlerle sona ereceğini söyledi. Yılmaz, “Dêrsim bu anlamda önemli bir nokta. Sakine arkadaşın memleketi, diyarı bir o kadar da kadınlar olarak yüzümüzü dönmüş olduğumuz bir diyar. Dêrsim’de 8 Ocak’ta final yapacağız ve Sakine yoldaşın mezarına kitlesel bir ziyaret gerçekleştireceğiz. Mersin’de Leyla Şaylemez arkadaş anısına 9 Ocak’ta mezar başına bir yürüyüş gerçekleştirilecek. 10 Ocak günü ise, Akdeniz Belediyesi’nin bu üç kadın arkadaşımıza atfen açacağı bir park ve anıt açılışı var. Elbistan’da da 9 Ocak günü Fidan arkadaşın mezarına yürüyüş düzenlenerek, anma gerçekleştirilecek” dedi.
DİCLE MÜFTÜOÐLU/DİHAAMED
Mücadele daha da büyütülecek
Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), kadın mücadelesini daha da yükseltmek amacıyla 9 Ocak'ta 'Özgür Kadınla Demokratik Ulusa' kampanyası başlatıyor. DÖKH'lü kadınlar, bu kampanyayla 9 Ocak 2013 tarihinde Paris'te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in anılarını mücadelelerinde yaşatmayı amaçlıyor. 9 Ocak'ta startı verilecek ve ayrıntılarının önümüzdeki günlerde açıklanması beklenen kampanyaya ilişkin DÖKH, "Katliam, Kürt kadın hareketine vurulmuş çok önemli bir darbe idi ama her öfke beraberinde çok güçlü bir mücadeleyi de doğurur. Aradan bir yıl geçmiş olabilir ama arkadaşlarımızın katlediliş biçimi ve Kürt kadın mücadelesindeki yerleri itibariyle öfkemiz ve acımız taze. Bu nedenle bu arkadaşlarımıza vereceğimiz en güzel cevap mücadeleyi büyümektir" açıklaması yaptı.
İmza kampanyaları, eylem ve etkinliklerle bilinçlendirme ve örgütlenme teması ile yürütülecek olan kampanya Cansız, Doğan ve Şaylemez'in anısına adanacak.
YJA başlatmıştı
Özgür Kadınlar Birliği YJA, 20 Aralık 2013 tarihinde Medya Savunma Alanlarında “Özgür kadınla demokratik ulusa” şiarıyla bir kampanya başlatmış, kampanyanın demokratik ulus perspektifiyle toplumsal alanda kadın özgürlük mücadelesini büyüterek, süreklileştirmeyi amaçladığını belirtmişti. YJA Koordinasyonu, kampanya kapsamında demokratik ulusun sekiz boyutuna dönük çalışmalar gerçekleştireceğini de ifade etmiş, devletten, erkekten beklemeden 'kendin yap, kendin oluştur' yaklaşımıyla yaşamın her alanında örgütlü güç haline gelineceğini kaydetmişti.
TJKE de kolları sıvadı
YJA'nın tüm kadınları kampanyaya katılma çağrısına ilk cevap Rojava kadın hareketi Yekîtiya Star'dan gelmiş, ardından Avrupa Kadın Hareketi TJKE de 2014 yılı başından itibaren bu kampanyayı başlattıklarını duyurmuştu. Kampanyanın başarısı için Avrupa'da yaşayan tüm Kürt kadınları, örgütlenmeye çağıran TJKE, şöyle demişti: “Özgür kadınla demokratik ulusa’ şiarı temelinde örgütlendirilen kampanyamız, demokratik ulus perspektifini yaşamsallaştırma temelinde toplumsal alanda kadın özgürlük mücadelesini büyütmeyi amaçlamaktadır. Bu temelde devletçi, iktidarcı ve cinsiyetçi zihniyet ve yapılanmalara karşı mücadeleyi radikalleştirme ve örgütlü mücadeleyi her alana yaymayı esas alacaktır. Kadınları özgürlük ilkeleriyle yeniden güçlü buluşturarak, demokratik çözüm hamlesinde özgücünü ve iradi duruşunu ortaya koyacak bir mücadele süreci olacaktır. Kadın, öz bilinç, öz irade ve öz örgütlülük temelinde demokratik toplum yapılanmasını geliştirecektir.
Yeni dönem kampanyamızın başarısı için tüm kadınlarımızı kadın meclisleşmeleri ve komünleri, kadın kooperatifleşmeleri ve akademileşmeleri temelinde örgütlenmeye, eylemlerini büyütmeye; toplumsal alanda demokratikleşme çalışmalarının öncüsü olmaya; Demokratik Kürt uluslaşmasının ancak özgür kadınla ve onun örgütlülüğüyle inşa edilebileceği bilinciyle kampanyayı güçlü sahiplenmeye çağırıyoruz.”
HABER MERKEZİ