Amed Bağlar Belediyesi bünyesinde oluşturulan ‘Sinemaya Mor Dokunuş, Zula Hikayeler Projesi’ kadınlara yönelik bir sinema atölyesi kurma girişimi olarak ders vermeye başladı. Projede Cigerxwîn Kültür-Sanat Merkezi ve Aram Tigran Konservatuvarı’ndan mezun olan 8 kadın eğitmen yer alacak. Proje, kadınların dile getiremediği hikayeler, kadın bakış açısıyla ele alınacak. Projede yer almak isteyen kadınlar, herhangi bir konu sınırlaması olmaksızın, istedikleri hikayeleri kendi anadilleriyle anlatacak.

Yasaklı dilin hikayeleri anlatılacak
Amed Bağlar Belediyesi tarafından hazırlanan projenin çıkış amacının kentte son zamanlarda sinemaya yönelik taleplerin artmasından kaynaklandığını belirten proje Koordinatörü Ruken Ergüneş, kadının kendini ifade edemeyen bir cins olmasından kaynaklı projeye ‘Sinemaya Mor Dokunuş, Zula Hikayeler’ adını verdiklerini belirtiyor: “Bölgede dilin yasaklı olması sebebiyle hikayeler sözlü edebiyat yoluyla bugüne geldi. Bu yüzden projeyi böyle adlandırdık.” Kadının kendini toplumda ifade etme şansının az olduğuna dikkat çeken Ergüneş, gündelik hayatta kadının üretkenliğinin göz ardı edilmesinden kaynaklı biriken hikayelerinin olduğunu söyledi. Ruken, kadınların biriken tüm hikayelerini, yasaklı dilleriyle anlatmak istediklerini kaydetti.

Kadın mücadelesinin etkisi

Senaryo ağırlıklı eğitim alacaklarını belirten Ergüneş, “İlk aşamada eğitmenler yönetmenlerden ders alacak. Film okuma, senaryo eğitimi, kurgu, montaj, ses, görüntü yönetimi ve yönetmenlik gibi aşamalı olarak ilerleyen dersler olacak. İsminden de anlaşılacağı gibi hikayelerin anlatılması ve beraber tartışılmasını istiyoruz” dedi. Ergüneş, daha sonra çekim aşamasına geçeceklerini söyledi. Son yıllarda kadınlara yönelik birçok alanda faaliyet yürüten kurumların açılmasının kadın mücadelesinden kaynaklı olduğuna dikkat çeken Ergüneş, “Amed’ de yapılan bütün kadın çalışmaları çok anlamlı. Bu çalışmalar devam ettikçe çok daha fazla ihtiyaç açığa çıkacak. Sinema da olduğu gibi birçok alanda kadınlar birlikte bu mücadeleyi yükseltip daha güzel şeyler üretecek” diye konuştu.

Artık kadınların kamerası konuşacak

Kadınları, sinemanın içine davet edebilecek her türlü projelere çok sıcak baktığını belirten yönetmen Mizgîn Müjde Arslan, “Kadınların, Kürtlerin, eşcinsellerin sinemasının gizli bir hazine, alternatif tarih yazılımını, daha da güçlendiren bir mecra olduğunun düşünüyorum. Kadınlar sinema yapmaya başladıklarında pek çok değişimin de öncüsü olacak” dedi. Bugüne kadar kadınların tarihini erkeklerin yazdığını söyleyen Arslan, ”Kadınlar, kamerada da erkeklerin gözünden, erkeklerin hikayeleriyle ve anlatısıyla sunuldu bizlere. Kadınlar belki de kendi tarihlerini kendi bakışlarıyla, kendi anlatışlarıyla yeniden yazacak. Bu projenin sonucunu görmek ve katkı da bulunmak istiyorum” ifadesinde bulundu.

Kadın odaklı sinema için ezber bozulmalı

Kadın yönetmenlerin artmasının nedenini sinemanın demokratikleşmesine bağlayan Arslan, günümüzde kameranın ezilenlerin silahı haline geldiğini belirtti. Kadın yönetmenlerin çoğunun erkek bakış açısıyla film çektiğinin altını çizen Arslan, devamla şunları söyledi: ”Kadının bakışını, kadının anlatı dilini, kadının sinemasının dinamiklerini kullanmak önemli. Bu da zaman içerisinde daha da olgunlaşacak. Biz erkek hocalar tarafından, yüz yıllık bir sinema tarihi ile eğitiliyoruz. Dünya tarihinin erilliği üzerinden eğitim alıyoruz. Eğer yeni baştan bir kadın sinemasından bahsedeceksek, öncelikle bütün ezberlerin bozulması gerekiyor. Bu atölye, bakış açımızı görmeyi, bir filmi nasıl anlatmak istediğimizi, ne anlatmak istediğimizi tartışmayı sunuyor bize. Bu da daha özgür bir bakışı beraberinde getirecektir.”


ZEHRA DOÐAN / JINHA/AMED