
Şakran Cezaevi’nde 50 gündür açlık grevinde olan tutsaklar, kararlı olduklarını ve talepler karşılanmadığı sürece açlık grevine devam edeceklerini söyledi. Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi Ankara Sözcüsü Havva Özcan, Adalet Bakanlığı’na tutsakların taleplerine bir an önce kulak verilmesi çağrısında bulundu. Amed’deki sivil toplum örgütleri de vahim bir sonuç ortaya çıkmadan taleplerinin karşılanmasını istedi.
Şakran T2 ve T3 bölümünde 13 tutsak, 50 gündür; Şakran T4 bölümünde 8 tutsak, 37 gündür; Şakran Kadın Cezaevi’nde 5 tutsak 44 gündür; Sincan Kadın Cezaevi’nde 7 tutsak 43 gündür; Tekirdağ T-1 bölümünde 10 tutsak 30 gündür; Tarsus Kadın Cezaevi’nde 5 tutsak 24 gündür; Şakran T4 bölümünde 7 tutsak, 16 gündür; Bolu F Tipi Cezaevi’nde 10 tutsak 10 gündür; Hatay T Tipi Cezaevi’nde 11 tutsak, 6 gündür; Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde 5 tutsak, 6 gündür ve Kepsüt Balıkesir Cezaevi’nde 6 tutsak da 2 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde. Böylece 8 farklı cezaevinde 28’i kadın olmak üzere toplam 96 tutsak süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde. Bütün PKK ve PAJK’lı tutsakların açlık grevi ise 22. gününde.
İzmir Aliağa Şakran Cezaevi’nde süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde bulunan tutsaklardan Zana Yaktın ile görüşen ablası Muazzez Baykan, tutsakların eylemlerinde kararlı olduklarını söyledi. Öcalan üzerindeki görüş yasağının kaldırılması ve cezaevindeki hak ihlallerinin sona erdirilmesi gibi taleplerle açlık grevinde olan tutsaklara B1 vitamini verilmiyor. Açlık grevinde olan Zana Yaktın’ın ablası Muazzez Baykan, açlık grevinden sonra baskı ve şiddetin arttığını vurguladı. Baykan, şunları söyledi: “Kardeşim Zana çok zayıflamıştı. Ayakta duruyordu ama gözleri sürekli sabit bir noktaya bakıyordu. Sanki görmüyordu gibi. Gözlerinin altı, tırnak kısımları morarmıştı. Zor tanıdım kendisini. Güçlü ve karalıydılar her şeye rağmen. ‘Ne olursa olsun açlık grevine devam edeceklerini ve geri dönmeyeceklerini’ söylediler. Bize bakarken de gözleri yine umut doluydu. Durumlarının artık sıkıntılı evreye girdiğini kendileri de söylüyordu. Kamuoyu ve bütün vicdanlı insanlara çağrı yaptılar.”
Adalet Bakanlığı sessiz
İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu, cezaevlerinde devam eden süresiz dönüşümsüz açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla şube binasında toplantı düzenledi. Toplantıda konuşan Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi Ankara Sözcüsü Havva Özcan, 8 farklı cezaevinde 28’i kadın olmak üzere toplam 96 tutsağın süresiz-dönüşümsüz açlık grevine girdiğini belirterek, yine kimi tutuklu seçilmişin de yaşanan duruma dikkat çekmek amacıyla süreli dönüşümlü açlık grevine girdiğini anımsattı.
OHAL sonrası cezaevlerin kapasitesinin aşıldığını vurgulayan Özcan, şunları aktardı:
* Hapishanelerdeki tecrit uygulamaları,
* her türden keyfi muameleler,
* işkence ve kötü muamele,
* sürgün ve sevkler,
* keyfi disiplin cezaları,
* mahpusların sağlık sorunlarının çözülmemesi,
* tedavilerinin yapılmaması,
* tahliye edilmemeleri,
* iletişim ve haber alma haklarının engellenmesi,
* ırkçı tutumlar sergilenerek sürekli hakaret ve tehdit edilmeleri,
* görüşlerinin yaptırılmaması,
* sağlıksız koşullarda yaşamaya zorlanmaları,
* kamera ve gardiyan gözetiminde görüşlerinin yapılması,
* avukat görüşlerinde kısıtlama ve sürelerin kısıtlanması gibi birçok sorun bulunmaktadır.
Adalet Bakanlığı’na seslen Özcan, şu taleplerin dikkate alınmasını istedi:
* Açlık grevinde bulunan mahpusların düzenli sağlık kontrollerinin yapılması ve TTB tarafından görevlendirilecek hekimlerin hapishanelerde muayene yapmalarının sağlanması.
* Açlık grevinde bulunan mahpusların talepleri ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı’nın diyaloga geçmesi ve bu taleplerin konuşulması amacı ile başta milletvekilleri olmak üzere hak, hukuk ve sağlık örgütleri temsilcileri ile görüşmeler yapılması,
* Bağımsız heyetlerin hapishanelerde inceleme ve ziyaret yapmalarına izin verilmesi.
* Mevzuata aykırı olarak sürdürülen Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin bir an önce sona erdirilmesi, avukatları ve ailesi ile görüşlerin başlatılması,
* Açlık grevi devam eden hapishanelerde aileler ve açlık grevinde bulunanlara karşı şiddet içeren tutumun sonlanması,
* Açlık grevinde bulunanlara gereken vitaminlerin verilmesi ve üzerlerindeki baskının da kaldırılması.
Özcan ayrıca, kamuoyunu da cezaevlerindeki açlık grevlerine karşı duyarlı olmaya çağırdı.
Yemek hakkı bile yok
Açıklamanın ardından konuşan İHD Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu üyesi Nuray Çevirmen, Çorum L Tipi Cezaevi’ndeki hak ihlallerine değindi. Çevirmen, özellikle Çankırı ve Siirt cezaevlerinden Çorum Cezaevi’ne sürgün edilen tutsaklara yönelik şiddet uygulandığını ifade ederek, buna ilişkin kendilerine sözlü ve yazılı birçok başvuru geldiğini söyledi. Çevirmen, Çorum Cezaevi’ndeki tutukluların yemek, sohbet ve iletişim gibi en doğal haklarının dahi ihlal edildiğini belirtti.
Can kaybı yaşanmadan
Amed’deki sivil toplum örgütleri vahim bir sonuç ortaya çıkmadan tutsakların taleplerinin karşılanmasını istedi.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Şubesi avukatlarından Barış Yavuz, açlık grevindeki tutsakların taleplerinin siyasal iktidarın mevcut anayasal düzen içerisinde uyması gereken talepler olduğunun altını çizdi. Yavuz, grevin kritik bir aşamaya geldiğini ve sağlık problemlerin ortaya çıkmaya başladığını söyleyerek, “Bir an önce açlık grevinde bulunan mahpusların düzenli sağlık kontrollerinin yapılması ve TTB tarafından görevlendirilecek hekimlerin cezaevlerinde muayene yapmalarına imkan tanınması gerekiyor. Açlık grevinde bulunanların talepleri ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı diyaloga geçilmeli. Bu taleplerin konuşulması amacı görüşmeler yapılmalı” diye konuştu.
Vücut sinyal veriyor
Bir hekim kuruluşu olarak temel öncelikleri insan yaşamı ve sağlığı olduğunu ifade eden Diyarbakır Tabip Odası Eşbaşkanı Yakup Altaş, eylemlere müdahil olmak istediklerini ve sağlık takibini yapmak istediklerini ilettiklerini söyledi. Altaş, tutsaklara B 12 vitaminin verilmediğine değinerek, “Bu süreçte B 12 Vitamini oldukça önemli. Bu anlamda su ve şekerin yanında günde en az 500 miligram vitamini almalılar” dedi. Bedenin 40 günden sonra sinyal verdiğini söyleyen Altaş, “Vücudun savunma sistemi çöküyor. Beden direnci tamamen minimalize oluyor. Cezaeviler enfeksiyona çok açık bir ortam, kalıcı hasarlar ortaya çıkmadan bir şeyler yapılmalı” diye vurguladı.
Daha önceki açlık grevlerinde ölen tutsakları hatırlatan Altaş, bu ülkenin tarihine bir karar leke daha sürülmeden yetkililerin devreye girmesi gerektiğini belirtti.
Yaşam hakkına kast
Grevin beden bütünlüğüne zarar verecek bir boyuta geldiğini belirten Amed Barosu Başkanı Ahmet Özmen, “Yaşam hakkı en kutsal haktır ve şimdi tehdit altındadır. Grev ciddi bir sağlık sorununa yol açmadan, istenmeyen herhangi bir can kaybına sebebiyet verilmeden derhal tutsakların makul ve haklı taleplerinin karşılanması çağrısında bulunuyoruz” dedi.
İnsan Hakları Derneği Bölge Temsilcisi Abdüselam İnceören, derneklerinin cezaevi komisyonunun hazırladığı hak ihlalleri raporlarını değinerek koşulların yaşanılamayacak bir hal aldığını vurguladı. Son dönemlerde derneklerine başvuruların yoğunlaştığını anlatan İnceören, ailelerin ciddi kaygılarının olduğunu söyledi. İnceören, cenazeler çıkmadan bir an önce diyalog yolunun kurulması gerektiğini sözlerine ekledi.
İhlal edenler muhtaç kalır
Tutsakların son çare olarak açlık grevine başladıklarını söyleyen Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Mehmet Vural, cezaevlerindeki hak ihlalleri had safhaya ulaştığını vurguladı. Hak ihlalleri yapanların yarın bu haklara ihtiyaç duyacağını dile belirten Vural, “Artık dur denilmesi lazım. Sözleşmelere uyulmalı. Haklar herkes için geçerlidir. Bugün bu temel insani hakları ihlal edenler yarın bu haklara ihtiyaç duyabilirler. Cezaevlerinde yaşanan ihlallerin bir an önce son bulması ve grevde ki tutsaklarla diyalog kurulması gerekiyor” dedi.
İZMR
Avrupa kurumları da sessiz
EREM KANSOY / SELMA AKKAYA / ALİ ÖZŞERİK
Türk cezaevlerinde 50. güne giren açlık grevi karşısında AKP hükümeti gibi uluslararası kurumlar da sessizliğini koruyor. İngiltere, Fransa ve İsviçre’de birçok insan hakları örgütü, siyasi parti ve STÖ’lere cezaevlerine dikkat çekmek için dosya sunuldu. Ancak hala etkili bir açıklama ve tepki yok. Kritik aşamaya gelen cezaevlerindeki açlık grevleriyle ilgili KCDK-E acilen eylem çağrısı yaparken, Cenevre’de bugün Birleşmiş Milletler (BM) önünde miting yapılacak.
Kritik eşikteki açlık greviyle Türk devlet yetkilileri sessizliğini koruyarak adım atmazken, uluslararası kamuoyunda da bir sessizlik hakim. Kürt kurumları, bunu kırmak ve dikkatleri cezaevlerine çekmek için Londra, Paris ve Cenevre gibi merkezlerde uluslararası kurumlar nezdinde girişimlerde bulundu, ancak şimdiye kadar ciddi bir tepki yok.
‘AB’yi göreve çağırıyoruz’
Fransa’nın değişik kentlerinde bulunan Demokratik Kürt toplum Merkezleri, siyasi partileri, insan hakları kurumları ve Kürt dostluk derneklerini bilgilendirdi. Fransız Komünist Partisi, Brotanya Kürt Dostluk Derneği, France-Kürdistan Derneği, Irkçılığa Karşı Halkların Dostluğu Hareketi (MRAP) girişimler sonucu açıklama yaptı. Komünist Parti ve France Kürdistan Erdoğan diktatörlüğünün cezaevlerinde uygulamalarına dikkat çekerek, “Diktatörlüğe karşı yaşanan tüm direnişlerin yanındayız. Açlık grevi taleplerini sahipleniyoruz. Avrupa Birliği (AB) ve Fransa’yı bu anlamda göreve çağırıyor ve demokrasi güçlerinin yanında yer almasını talep ediyoruz” dedi.
FIDH: Türkiye’de karşılığı yok
Gazetemizin ulaştığı Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FİDİH) ise açlık grevleri konusunda Türkiye’deki insan hakları kurumlarıyla irtibat halinde olduklarını ifade etti. Türkiye’de OHAL’le birlikte “kötü muameleyi kolaylaştıran” uygulamaların önünün açıldığını sayısız açıklama ve raporda dile getirdiklerini belirten FİDH yetkilileri, gözaltı yerleri ve cezaevlerinde uygulamaları izleyen hiçbir ulusal mekanizma bırakılmadığını, uluslararası kurumların yaptığı hiçbir hatırlatmanın Türkiye’nin yetkili kurumlarında karşılık bulmadığının altını çizdi.
KNK dosya sundu
İngiltere’nin başkenti Londra’da ise Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) cezaevleri ve açlık grevleriyle ilgili birçok detayı barındıran bir dosya hazırlayarak, elektronik postayla onlarca kuruma iletti. “Türkiye’de politik tutsaklar açlık grevinde” başlıklı 9 sayfa hazırlanan acil bilgilendirme dosyasında açlık grevlerinin sürdüğü cezaevleriyle ilgili bilginin yanı sıra tutsakların talepleri, cezaevlerindeki insan hakları ihlalleri ile 15 Temmuz sonrası OHAL ve KHK’lere ilişkin detaylara yer verildi .
Af Örgütü sessiz
KNK, Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İngiltere genelinde örgütlü Gazeteciler Birliği (NUJ), Uluslararası Yazarlar Sendikası (International PEN), Gazeteci Yazarlar Sendika (English PEN), sendikaların çatı örgütü Unite the Union ile yaklaşık 120 İngiliz milletvekilini cezaevleriyle ilgili bilgilendirdi. Dosya gönderilen kurumlardan açıklama beklenirken, özellikle Türkiye’de şubesi bulunan Af Örgütü’nün sessizliğini koruması tepki topluyor. Gazetemiz muhabirinin de geçtiğimiz hafta hemen her gün iletişim kurarak açlık grevlerine ilişkin tavırlarını sorduğu Af Örgütü’nün suskunluğu devam ediyor.
İsviçre’de harekete geçiliyor
İsviçre’de ise Kürdistanlılar ve dostları, bir dizi etkinlik düzenleyecek. Yazılı bir açıklama yapan İsviçre Demokratik Kürt Toplum Merkezleri (DEM-KURD), İsviçre Kürt Kadın Hareketi, “Halkımızı, devrimci ve demokrat tüm kurumları açlık grevindeki tutsakları sahiplenmeye, eylem yapmaya ve uluslararası alanda duyarlılık yaratmaya çağırıyoruz” denildi.
İsviçre’nin Cenevre kentinde Birleşmiş Milletler (BM) önünde açlık grevlerine dikkat çekmek için bugün saat 16.00’da basın açıklaması yapılacak. Aynı gün St. Gallen kentinde Markplatz’da saat 15.00’de kitlesel açıklama yapılacak. Fribourg’da ise saat 18.00’de bilgilendirme çadırı açılacak ve miting yapılacak. Lozan’da 7 Nisan Cuma günü Place St. Loran’da saat 18.00’de basın açıklaması yapılacak. Basel’de de Dreirosenpark’ta yarın saat 18.00’de bir miting organize edilecek.
KCDK-E: Direnişi sahiplenelim
Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi (KCDK-E) dün yaptığı yazılı açıklamayla cezaevlerindeki açlık grevilerine ilişkin bugünden itibaren eyleme geçilmesi çağrısında bulundu.
Açlık grevindeki tutsaklara ilişkin “halkımızın onuru, kimliği, iradesi ve direniş rehberimiz” diyen KCDK-E, şunları vurguladı: “Mazlum, Hayri, Kemal, Fatih, Haydar ve daha nice zindan direniş önderlerinin yoldaşları olan tutsakların yanında ve onlarla birlikte olduğumuzu, onları yalnız bırakmayacağımızı belirtirken başta Türk ve Kürt halkı olmak üzere tüm sivil toplum örgütleri, demokrasi güçleri, uluslararası kurumları bir an önce harekete geçme çağrısında bulunuyoruz. KCDK-E olarak başta kurumlarımız, yönetim yapılarımız, demokratik toplum merkezlerimiz olmak üzere Avrupa’da yaşayan halkımızı ve demokrasi güçleri yarından itibaren ilgili kurum ve kuruluşlarının önünde çadır kurma, açlık grevlerine girme ve oturma eylemlerinde bulunma çağrısını yapıyoruz.”
Kadın tutsaklar soyuluyor
erkek gardiyanların önünde aranıyor
Van T Tipi Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları raporu açıklayan Van Barosu İnsan Hakları Komisyonu, Kadın Hakları Komisyonu ve Cezaevi Komisyonu, kadın tutsakların erkek gardiyanların önünde çıplak aramaya maruz kaldığını paylaştı.
Van Barosu İnsan Hakları Komisyonu, Kadın Hakları Komisyonu ve Cezaevi Komisyonu, Van T Tipi Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine ve devam eden açlık grevine dikkat çekmek için Baro binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Avukat Hakan Bozkurt, hak ihlallerine ilişkin çıkan haberler ve ailelerin şikayetleri üzerine cezaevinde inceleme gereği duyduklarını dile getirerek, “Hazırladığımız rapor tamamen T Tipi’nde yaşanan hak ihlallerine ilişkindir. Rapora yansıyanlar tamamen tutukluların durumuna ilişkindir. Yaklaşık 30 kişiye yakın tutuklu ile görüştük. Birbirine benzeyen birçok beyan ortaya çıktı” dedi.
Yaşanan hak ihalelerini sıralayan Bozkurt, şunları aktardı: “Tutuklular çıplak aramalara tabi tutuluyor. Tutuklukların yoğun şikayet ettikleri budur. Çıplak aramayı reddettiklerinde, gardiyanlar tarafından tek kişilik odalarda darp edildiklerini, elbiselerinin çıkarıldığını, yoğun bir şekilde darp edildiklerini, disiplin cezaları ile cezalandıklarını, yaraları iyileşene kadar tek kişilik odalarda bekletildiklerini ve odalarda bekletildikten sonra hekimler tarafından muayene edilmediklerini söylüyorlar. Darp izlerinin ortaya çıkmaması için böyle bir uygulamaya girdiklerini söylemişler. Biz bunları tek tek yazdık.”
Cezaevi koşullarının günden güne biraz daha ağırlaştığını söyleyen Bozkurt, “Tutuklular çok kalabalık koğuşlarda kaldıklarını söylediler. Temizlik konusunda ise koğuşlarının kötü olduğunu söylediler. Çoğu koğuşun inşaat halinde olduğunu, yeme içme konusundan çok büyük sıkıntılar olduğunu söylediler. Kadına yönelik çok büyük taciz denilebilecek söylemler var. Kadınlara yapılan çıplak aramanın erkek gardiyanlar önünde yapıldığını söylediler” dedi.
Hazırladıkları raporda birçok hak ihlalinin yer aldığını vurgulayan Bozkurt, “Çıplak arama, ters kelepçe, sağlık koşulları gibi birçok insan hak ihlali sayılacak durumlar var raporda” diye konuştu.
VAN