Meral Danış Beştaş, son günlerde üniversitelerde Kürt öğrencilere yönelik artan saldırılara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Beştaş, bu saldırıların tehlikeli boyutlara ulaştığını kaydetti. Son bir hafta içerisinde Konya, Sivas, İstanbul ve Kayseri’deki üniversitelerde Kürt öğrencilere karşı sistematik olarak silahlı saldırıların yaşandığını hatırlatan Beştaş, "21 Kasım tarihinde Konya Selçuk Üniversitesi'nde okuyan iki Kürt öğrenci, 200 kişilik ülkücü bir grubun saldırısına uğramış; öğrenciler, satır ile kafalarından yaralanmış ve hastaneye kaldırılmıştır. Yine 15 Kasım tarihinde Marmara Üniversitesi'nde Kürt öğrenciler kalabalık ülkücü bir grubun saldırısına uğramış, öğrenciler, satır ve bıçaklar ile yaralanmıştır. Son olarak Kayseri Erciyes Üniversitesi’nde bir grup Kürt öğrenci, faşist bir grubun saldırısına uğramış, saldırıda bazı öğrenciler yaralanmış ve hastaneye kaldırılmıştır" dedi. Beştaş, Marmara Üniversitesi'nde 22 Kasım akşamına kadar süren saldırılarda Kürt öğrencilerin ülkücüler tarafından saldırıya uğradığına dikkat çekerek, şöyle devam etti: "Saldırı sonrası polis Kürt öğrencilere gaz ve plastik mermi ile müdahale ederek çok sayıda öğrencinin yaralanmasına sebep olmuştur. Müdahaleden sonra Kürt öğrencilerin büyük bölümü gözaltına alınmıştır. 15 Kasım tarihinde Sivas'ta okuyan Kürt öğrencilere yönelik ülkücü saldırılardan sonra 12 Kürt öğrenci tutuklanmış Mahmut Kaya ve Ferhat Kuş adlı öğrencilerden ise 7 gündür haber alınamamıştır ve bu durum endişe vericidir."

Saldırıya uğrayan öğrencilerin ailelerinin, çocuklarının can güvenliğinden endişe duyduğuna dikkat çeken Beştaş, şunları belirtti: "Mevcut faşist saldırılar öğrencilerin yaşam haklarını tehlikeye atmakla birlikte, eğitim haklarının engellemesine de yönelik saldırılardır. Anayasal hakların kullanımlarının açıkça engellendiği ve yaşam hakkının doğrudan tehdit altında olduğu bu vahşi saldırılarda, maalesef güvenlik güçleri saldırıların devamına engel olamadıkları/olmadıkları gibi; saldırıların sonunda Kürt öğrencileri darp etmiş ve gözaltına almıştır. Türkiye’de halen 2 bin 800 civarında öğrenci tutuklu ya da hükümlü olarak cezaevinde bulunmaktadır. Geçtiğimiz hafta yoğunlaşan bu saldırılarda saldırganlarla ilgili herhangi bir gözaltının olmaması, saldırganlara polisin müdahale etmemesi ise dikkat çekicidir."
Saldırıların, demokratik çözüm sürecinde toplumu kutuplaştırma ve çatışmayı yeniden başlatma amacıyla sistematik, örgütlü ve bilinçli biçimde gerçekleştirildiğine vurgu yapan Beştaş, son olarak şunları ekledi: "Türkiye'de kalıcı ve sürekli bir barışı isteyen demokratik kamuoyunu, basını, üniversite yönetimlerini ve hükümeti son dönemde Kürt öğrencilere yönelik artan faşist saldırıların önünün alınması için toplumu bölme ve toplumda çatışma yaratmaya kast etmiş bu odaklar ile yasalar ve hukuk bağlamında mücadeleye etmeye çağırıyoruz."

ANKARA