Türkiye ile Kürtlere karşı işbirliği yapan DAİŞ'in tam da Bağdat'ın sert tepkisi üzerine Ankara'nın askerlerinin bir kısmını Güney Kürdistan'a çektiği bir anda Başika'daki Türk üssüne saldırması soru işaretlerine neden oldu. Bunun nedenini ise ancak olayların seyrine bakarak açıklayabiliyoruz. Şimdiye kadar ne oldu bir bakalım: Türk askeri, 5 Aralık'ta 25 tankın da yer aldığı bir konvoyla Irak topraklarına girdi. Irak bunu "işgal girişimi" olarak görerek sert tepki gösterdi ve derhal askerlerin çekilmesini istedi. Bununla birlikte AKP hükümetinin kamuoyundan gizlice DAİŞ kontrolündeki Musul'a sadece 13 km uzaklıkta olan Başika'da bir yıl önce eğitim kampı kurduğu ortaya çıktı. Gelen tepkiler üzerine hem Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hem de Başbakan Ahmet Davutoğlu, askerlerin Irak hükümetinin bilgisi dahilinde ve DAİŞ'e karşı peşmerge güçlerine askeri eğitim veren kampın güvenliği için gönderildiğini savundu. Irak'tan gelen açıklamalarla merkezi Bağdat hükümetinden izin alınmadığı belli olurken, ABD'nin de telkiniyle Türk devleti askerlerinden bir kısmını Başika'dan geri çekmek zorunda kaldı. Söz konusu birlik Güney Kürdistan'da bulunan diğer Türk üslerine kaydırıldı.
Ne rastlantı ama!
Askerlerin çekilmesinden hemen sonra ise Türk Başbakan Davutoğlu havuz medyasının soruları yanıtlarken Başika'daki birliğe daha önce terör saldırıları olduğunu iddia etti. Ancak Mesud Barzan liderliğindeki KDP'nin onanıyla 20 yılı aşkın bir süredir Güney Kürdistan'da bulunan Türk birliklerine bugüne kadar saldırı yapıldığı duyulmuş değil. Davutoğlu'nun söz konusu ilginç iddiasının hemen ardından Çarşamba günü Türk Genelkurmay Başkanlığı'ndan "Bu kadar da tesadüf olur mu" dedirten bir açıklama geldi.
TSK ne dedi?
Açıklamaya göre; DAİŞ, Çarşamba günü Başika'daki Türk askeri birliğe saldırıda bulundu. Ancak saldırı doğrudan Türk birliğini hedef alan bir saldırı değildi. DAİŞ'in o bölgede çatıştığı peşmergelere fırlattığı Katyuşa roketlerinin bir bölümü Türk birliğinin bulunduğu üsse düştü ve 4 Türk askeri yaralandı. Hayati tehlikesi bulunmayan askerler helikopterlerle Şırnak Devlet Hastanesi'ne götürülerek tedavi altına alındı. TSK'nin açıklamasında DAİŞ'e obüslerle misliyle karşılık verildiğini ileri sürerek 'Yaşanan bu saldırı birlik güvenliğinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur' demesi de dikkat çekici bulundu.
Askerin gerekliliği anlaşılmış!
Türk Dışişleri Bakanlığı da Başika üssüne yapılan saldırının endişelerini haklı çıkardığını savundu. Bakanlık açıklamasında, 'Bu saldırı ülkemizin Irak’a DAİŞ'le mücadelesi kapsamında verdiği desteğin önemli bir unsuru olan Başika kampının güvenliği konusundaki endişelerimizin ne kadar yerinde ve buraya konuşlandırmak istediğimiz koruma unsurunun da ne kadar gerekli olduğunu ispat etmektedir' denildi. Tespit edilen DAİŞ mevzilerinin imha edildiği ileri sürülen açıklamada, 'Saldırıda kampta eğitim gören Iraklı gönüllülerden de biri subay olmak üzere 2 kişi şehit olmuş, 4 kişi de yaralanmıştır' ifadeleri kullanıldı.
Hakan Fidan attırmış olmasın!
Saldırı, AKP hükümetinin Güney Kürdistan'a kaydırdığı askeri birliği tekrar Başika'ya göndermek ve Irak hükümetini de buna razı etmek için mi düzenlendiği sorusuna neden oldu. Zira MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın, Türk Dışişleri Bakanlığı'nda geçen yıl yapılan, ses kayıtlarının internete düşmesiyle gündemde deprem yaratan toplantıda, Suriye'yle savaş çıkarmak için söylediği, "Ben öbür tarafa (Suriye'ye) dört tane adam gönderirim, (Türkiye'ye) 8 tane boş alana füze de attırırım. Problem değil o! Gerekçe üretilir" sözleri hala akıllarda.
DAİŞ'in, AKP'nin güdümünde bir örgüt olduğunu gösteren Suruç ve Ankara Katliamı ile çözüm sürecinin bitirilerek savaşın başlatılmasına gerekçe yapılan Ceylanpınar'da iki polise düzenlenen saldırı da dikkate alındığında Başika'daki saldırının arkasından da AKP ile DAİŞ'in kirli işbirliğinin çıkması hiç de şaşırtıcı olmayacak.
HABER MERKEZİ