
Askerlerin "müdahale emrimiz yok" diyerek saldırıyı izlediğini söyleyen köy sakinleri, her iki taraftaki Kürtlerin içinde bulundukları tehditten dolayı kaygılı olduklarını aktardı.
Kürdistan'da birçok yerleşim alanı gibi çekilen sınır hattıyla ortadan ikiye ayrılan bir köy olan Ziyaret Köyü'nün Kobanê kentinde kalan tarafı 5 gün önce IŞİD ve ona bağlı çete grupları tarafından işgal edildi. Saldırılar nedeniyle halkın göç etmek zorunda kaldığı köyde, IŞİD çeteleri köylülere ait tüm eşya, araç, gıda malzemeleri ve hayvanlara el koyarak Cerablus'a taşıdı. IŞİD çetecilerinin Rojava tarafını işgaline tanıklık eden Birecik'e bağlı Ziyaret (Zareta serxet) köyü sakinleri ise can güvenliklerinin kalmadığını, çetecilerin saldırı esnasında kendi köylerine de kurşun yağdırdığını belirtti. Türk askerinin saldırıyı gözlemekle yetindiğini aktaran köy sakinleri tepki gösterdi.
'Her şeyi çaldılar'
Ziyaret Köyü'nün Kobanê kentine bağlı bölümünde yaşayan ve IŞİD saldırıları esnasında köy halkıyla birlikte tel örgülere vurarak sınırın diğer tarafına (serxet) geçen Rojavalı 12 yaşındaki Mahmud Brahîm Hemmê, çetecilerin köylerine yönelik saldırısını şöyle özetledi: "Köydeki her şeyi, hatta güvercinleri bile çalarak başka yere götürdüler. Hiçbir şey bırakmadılar. Bunların hepsi hırsız. Köye ait çalışmayan motosikletleri bile araçların arkasına yükleyerek götürdüler. İnsanların başını kesip, kanlı elleriyle gidip namaz kılıyorlar. İslam'dan İslam devleti kurmaktan söz ediyorlar. Bu mudur İslam?"
Türk askeri izledi
Bilecik'e bağlı Ziyaret Köyü'nde (Ziyareta serxet) yaşayan Mehmet Kılıç, IŞİD çetecilerinin Rojava'nın Ziyaret köyünü kurşunlayıp, bombaladığı gibi kendi köylerine de bomba attığını, bunu askerlerin de gördüğünü, ancak "Müdahale etme emrimiz yok" diyerek hiç bir şey yapmadığını söyledi. IŞİD'in Zaret köyüne girmesinin ardından yüzlerce köylünün kendi taraflarına sığınmak zorunda kaldığını, birçoğunun çevre il ve ilçelere gittiğini, belli bir kısmının ise kendi köylerinde kaldığını anlatan Kılıç, "Gecenin hangi saatinde bize mermi sıkacaklar korkusuyla kendi evlerimizde bile yatamıyoruz. O tarafa yönelen hayvanlarımıza bile kurşun sıkıyorlar. Köye girdikleri zaman o tarafta bulunan bütün evleri, evlerde bulunan eşyaları yağmalayıp talan ettiler" dedi.
Köy halkı tedirgin
Köy sakinlerinden Müslüm Kılıç da YPG'nin kontrolünde bulunan bölgelerde halkın hiçbir sorun yaşamadığına dikkat çekerken, köylerinin yüz metre ötede bulunan diğer parçasının IŞİD çetecilerinin elinde bulunması nedeniyle gündelik işlerini yapamadıklarını, tarlalarına gidemediklerini, çetecilerin her an kendi köylerine de saldırabileceği korkusuyla sürekli tedirgin olduklarını söyledi. Çetecilerin köyün Rojava tarafındaki bölümüne saldırması esnasında insanların kendilerini sınır tellerine vurduğunu belirten Kılıç, Türk askerlerinin köylerine sıkılan mermileri umursamadığını ifade etti.
'Din, vicdan bu mu?'
IŞİD'in köylerine saldırmasının ardından torunlarını alarak sınırın diğer tarafına (serxet) sığınmak zorunda kalan Rojavalı Saniya Müslim Nebi, saldırı esnasında yürüyebilenlerin canlarını kurtarmak için sınırı geçtiğini, hasta, yatalak, yürüyemeyenlerin diğer tarafta kaldıklarını ve akıbetlerini bilmediklerini söyledi. Bir tarafı felçli olduğu için yatalak olan 80 yaşındaki yaşlı eşini sınırın öte tarafında bırakmak zorunda kalan Nebi, 2 gün önceye kadar öbür taraftaki bir evin önünde uzanmış vaziyette eşini görebildiğini, ancak son iki günden bu yana hiç bir haber alamadıklarını belirtti. Nebi, "Yerinden yurdundan sürgün ettikleri küçücük çocuklar ve kadınlar bu sıcak altında duvar diplerinde evlerine, barklarına ancak uzaktan bakabiliyor. Bizler açlık ve ölümle cebelleşirken onlar orada evlerimizin damlarına çıkmış Allah u Ekber diyor. Din, merhamet, vicdan bu mu?" diye sordu.
MURAT ÇİFTÇİ/İBRAHİM POLAT/DİHA/URFA