Devletin son 10 günlük icraatının endişe verici olduğuna vurgu yapan Baluken, "Eğer AKP Hükümeti'nin askeri ve yargı bürokrasisine yönelik bir zayıflığı varsa bunu açıklamalıdır" dedi.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken yazılı bir açıklama yaparak, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'la görüşen AKP Hükümeti'nden beklenen adımları açıkladı. 4. Yargı Paketi'nin Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümüne katkı sağlamasına yönelik içerikle bir an önce yasalaştırılması gerektiğini belirten Baluken, "4. Yargı Paketi'nin demokratik bir içeriğe sahip olması marjinal bir kesimin ifade ettiği gibi KCK tutuklularının serbest bırakılmasına yardımcı olmaktan öte Türkiye'deki adaletsizliğin giderilmesine yardımcı olacağı hususunun altını çizmek gerekir" dedi. Yargı Paketi ile beraber yol temizliğine yönelik yasal düzenlenmelerin yapılmasının da beklendiğini kaydeden Baluken, "Gerek Türk Ceza Kanunu gerekse de Terörle Mücadele Kanunu'nda köklü reformların gerçekleştirilmesi barış süreci için ön açıcı olacaktır. Türkiye'de demokratikleşme önünde engel olan ve askeri darbenin postal izlerini taşıyan Siyasi Partiler Kanunu'nda ivedilikle çalışma yapılması ve siyasi partilerle ortaklaşa bir çalışmanın gerçekleştirilmesi gerekmektedir" diye vurguladı.

Orta vadede beklenenler

Baluken, "Kısa vadede atılması beklenilen bu yasal adımların yanı sıra orta vadede kamusal alanda çok dilli hizmetin verilmesi, yer adlarının iadesi için çalışma yapılması, anadilde eğitim için şartların oluşturulması ise orta vadede AKP Hükümeti'nden adım atılması beklenilen adımlardır" diye belirtti. Baluken, "Tüm bu çalışmalar, Türkiye'de kalıcı barışa giden yolun patikaları olmakla beraber Türkiye toplumunda barışa özlem duyan kesimlerin de talep ettiği ve desteklediği çalışmalardır" dedi.

AKP'nin 10 günlük pratiği

Demokratikleşme ve çözüm için adım atmasını bekledikleri AKP Hükümeti'nin son 10 günlük pratiğinin endişe verici olduğunun altını çizen Baluken, şunları kaydetti: "Van'da savcılığın toplum yararına çalışan 10 sivil toplum örgütüne Terörün Finansmanı Kanunu'na dayanarak soruşturma açması, TSK tarafından Bingöl, Lice, Mardin'de askeri operasyonların gerçekleştirilmesi, sınır ötesi hava operasyonlarının sürdürülmesi, Bingöl başta olmak üzere bölgede korucuların istihdam edilmesi Türkiye'de kalıcı barışa engel oluşturması bakımından çatışmaları derinleştirecek uygulamalardır. Yine Sayın Öcalan'ın görüşmelerin kalıcı barışa evrilmesi için gönderdiği hayati öneme sahip mektupların Kandil'e ulaştırıldığı süreçte, TSK tarafından Kandil'in, görüşmelerin olgunluğa erişmeye başladığı günden beri yoğun bir bombardımana tutulduğu ve bu bombardıman sonucunda 4 PKK'linin yaşamını yitirdiğinin açığa çıkması da endişeleri arttırıcı farklı bir gelişmedir. Bir taraftan silahsızlandırma hedefi güden hükümetin diğer taraftan ise şu an için herhangi bir eylemlilik pozisyonunda olmayan PKK'ye karşı operasyonları sürdürmesi oldukça düşündürücü ve kaygı vericidir. Sayın Öcalan ile yapılan görüşmelerin siyaset kanallarını açması beklenirken, tutuklu milletvekilimiz Sayın İbrahim Ayhan'ın da yargılandığı Urfa KCK Davası'nda 22 kişiye 148 yıl 9 ay hapis cezası verilmesi, Diyarbakır'da Şahin Öner'in öldürülmesine ilişkin kolluk kuvvetleri ve amirleri hakkında herhangi bir soruşturma açılmazken, otopsi raporlarından ötürü sağlık emekçilerine soruşturma açılması, Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçinin öldürülmesi ile ilgili Fransız makamları tarafından tutuklanan Ömer Güney'in katliamdan önce Türkiye'ye giriş çıkış yaptığı ve istihbarat görevlileri ile görüştüğüne yönelik güçlü iddialara ilişkin AKP Hükümeti'nden herhangi bir açıklama olmaması, bu süreci sabote etmek üzere Sinop, Samsun ve Hatay'da milletvekillerimize, partimize yönelik saldırı örgütlemesi ve planlaması, yapanlara ilişkin AKP Hükümeti'nin sessiz kalması, son olarak ise dün gece yarısı itibariyle TSK'nın Şırnak sınırına yoğun bir sevkiyat gerçekleştirmesi başlatılan görüşmelere ilişkin kapsamlı kuşkular uyandırmaktadır."

'Zayıflığı varsa açıklamalı'

AKP Hükümeti'nin söz konusu uygulamalarla ilgili kamuoyuna açıklama yapması gerektiğini belirten Baluken, "Bizler için bu terazinin iki kefesinden biri çözüm için umudu ortaya koymaktayken diğeri çatışmayı derinleştirecek, ölümleri arttıracak gelişmelere tekabül etmektedir. Dolayısıyla AKP Hükümeti, bu hassas süreçte kamuoyuna yaptığı duyarlılık ve itidal çağrılarını kendi uygulamalarına yönelik tekrar gözden geçirmelidir. Eğer AKP Hükümeti'nin askeri ve yargı bürokrasisine yönelik bir zayıflığı varsa hem halkımıza hem de Türkiye'de barış isteyen demokrasi güçlerine bunu açıklamalıdır" dedi.

ANKARA