Kürt partileri, Türk ordusunun Xakurkê’deki işgal saldırısını, ortak açıklamayla kınayarak, Türk devletinin siyasi çözüm için masaya davet etti.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 31 Mart Yerel Seçimlerinde ittifak sağladığı Azadî Hareketi, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Devrimci Demokratik Kürt Derneği (DDKD), İnsan ve Özgürlük Partisi, Kürdistan Komünist Partisi, Platforma Demokratên Kurd-Bakur (PDK-Bakur) ve Kürdistan Demokrat Partisi-Türkiye (PDK-T), Türk ordusunun Xakurkê’ye yönelik işgal saldırılarına ortak bir açıklamayla tepki gösterdi.

Derhal sonlandırın

 Türk ordusunun başlattığı saldırıyı kınayarak derhal sonlandırmasını isteyen Kürt partileri, “Bugüne kadar adı ‘Çelik-Çekiç-Şafak-Güneş-Fırat Kalkanı…’ vb. olan askeri harekatlar düzenlendi ama bunların hiçbirisi hedeflenen sonuca varmadı. ‘Pençe harekâtı’ da sorunları içeride ve dışarıda ağırlaştırmaktan başka bir çözüm üretmeyecek. Bölgede Kürt’süz siyaset denklemi kurulamıyor. Kürdistan’ın güneyinde federe devlet kurulmuş, Kürdistan’ın Güneybatısında ise federal yapı kurulmak üzere, demek ki askeri siyaset çözüm üretmiyor” dedi.

Askeri çözümde ısrar ediyor

Öcalan’la 4 yıl aradan sonra yapılan görüşmelerin olduğu bir dönemde yapılan işgal saldırısının dikkat çekici olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar belirtildi: “Tam da yeni barış-çözüm sürecinin tartışıldığı bir süreçte, askeri harekâtın başlatılması Türkiye’nin çözümü halen siyasette değil savaşta gördüğünü; ‘Pençe’ harekâtına yüklediği misyonla, barışçıl siyasal çözüm yerine halen askeri çözümü denediği görülür. Çünkü Xakurkê harekâtında hedef Kandil ile sınırlı değil. Kürdistan parçaları arasında, özellikle Güney ile Güneybatı Kürdistan bölgeleri arasında ulaşımı kesmek; Kürdistan politikaları nedeniyle ABD’ye mesaj vermek ve Suriye’de elini güçlendirmek hedefleri öne çıkıyor. Eğer Xakurkê-Kandil hattında sonuç elde edecek olursa Kürdistan’ın güneybatısında da ‘Fırat Doğusu’na askeri harekât planı var. Bu hedeflerin hiçbirisinin gerçekleşmeyeceğini Türkiye kendi pratiğiyle biliyor ama zorlandığı çözüm sürecinde elini güçlendirmek veya ‘ya tutarsa’ hesabıyla askeri çözümü bir daha deniyor.”

Kürtler siyasetin anahtarı

 İttifak partilerinin AKP-MHP hükümetine seslendiği açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Kürt/Kürdistan karşıtlığı üzerinden izlenen dış politikanın kendisini yalnızlaştırmaktan başka sonuç üretmediği yaşanmışlarla sabittir. Dün Mısır’da Kürtçe yayın yapan radyonun kapatılmasını istemekten bugün Japonya’nın Kürtçe ders vermesine karşı çıkmaya; yılların müttefiki AB ve ABD ile ilişkileri germeye ve Kürdistan’ın diğer parçalarına yapılan sayısız askeri harekata varana kadar izlenen dış siyasetin çözüm getirmediği ortada. İç politikada da, sonu gelmeyen siyasi-askeri operasyonlar ve Türk siyaset kadrosunun Diyarbakır’da ‘Kürdistan var’ deyip, Ankara’da ‘Kürdistan demek bölücülüktür’ demeleri bugüne kadar çözüm getirmedi. Kürt halkı Kürdistan’ın yanı sıra Türkiye’nin batı metropollerinde de siyasetin anahtarı haline geldi.”

Çözüm masaya dönmektir

 “Çözüm savaşta değil, Kürdistan’ın güneyi gibi güneybatısını da tanıyıp ilişkilenmekten geçiyor” denilen açıklamada, şunlar vurgulandı: “Çözüm, etrafına betondan duvar ve askerden canlı kalkan örmek değil. Türkiye’nin güney ve güneydoğu sınırlarını çevreleyen haritanın tercümesi; güney ve güneybatı Kürdistan’ın Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan kapısı olduğu gerçeğinden hareketle dostluk ve karşılıklı saygı temelinde siyasi ve ticari ilişkileri geliştirmektir. Kürt meselesinde şiddetten uzak barışçıl demokratik siyasal çözümü zaman geçirmeden yeniden gündeme taşıyıp Kürt partileri ve siyaset kadrosuyla masaya yeniden dönmekten başka yol yok.”

 

AMED