- Salgının etkilerini henüz yansıtmayan Ocak 2020 istihdam ve işsizlik verilerine göre geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyona dayandı, 1 milyona yakın işçi ümitsiz. İstihdam 2 milyon kişi azaldı.
Geniş̧ tanımlı işsiz sayısı Ocak 2019’da 7 milyon 552 bin iken Ocak 2020’de 408 bin artışla 7 milyon 960 bin kişi oldu. Son bir yılda ümitsiz işsizlerin oranı yüzde 53 arttı. Ocak 2018’e göre 763 bin, Ağustos 2018’e göre 2 milyon 50 bin istihdam kaybı var.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bugün açıkladığı Ocak 2020 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması’nı değerlendirdi. TÜİK tarafından açıklanan veriler Ocak 2020 Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarını yansıtıyor. 2018-2019 krizinin olumsuz etkilerini yansıtan verilerde henüz koranvirüsü salgınının yarattığı ciddi ekonomik etkilerin sonuçları yok. Haziran ve Temmuz’da açıklanacak TÜİK verilerinde salgının etkileri görülecek.
Geniş tanımlı işsiz sayısı
Ocak 2019’da 4 milyon 668 bin olan mevsim etkisinden arındırılmamış dar tanımlı işsiz sayısı Ocak 2019’da 306 bin kişi azalarak 4 milyon 362 bin oldu. Mevsim etkisinden arındırılmamış işsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 0,9 puan azalarak yüzde 13,8 olarak gerçekleşti. Ocak 2019’da yüzde 14,7 olan mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik, Ocak 2020’de yüzde 13,8 oldu. DİSK-AR tarafından hesaplanan geniş̧ tanımlı işsiz sayısı Ocak 2019’da 7 milyon 552 bin iken Ocak 2020’de 408 bin artışla 7 milyon 960 bin kişi oldu. Geniş̧ tanımlı işsizlik oranı Ocak 2020’de yüzde 23,1 olarak hesaplandı. Dar tanımlı işsizlik azalırken geniş tanımlı işsizliğin artmasının sebeplerinden biri kriz döneminde iş aramayıp çalışmaya hazır olanların dikkat çekici artışı olarak gösterilebilir.
Ümitsizler 1 milyona yaklaştı
Kriz dönemindeki uzun süreli işsizliğin sonucunda ümidini kaybeden işsizler son bir yılda yüzde 53 oranında arttı. Ocak 2020’de iş bulma ümidini kaybedenlerin sayısı 946 bine ulaştı. İstihdamda gerileme olmasına karşın işsiz sayısında bir miktar düşüş var. Bu durumun nedeni geniş tanımlı olarak işsiz olduğu halde iş aramayanların ancak çalışmaya hazır olanların sayısındaki artış.
İstihdam 2 milyon 52 bin azaldı
Ocak 2018’de 28 milyon 29 bin olan mevsim etkisinden arındırılmamış̧ istihdam, krizin başladığı Ağustos 2018’de 29 bin 318’e yükseldi. Ağustos 2018’den Şubat 2019’a kadar düzenli bir azalış gösteren istihdam edilenlerin sayısı Şubat 2019’da artış eğilimi gösterse de Temmuz 2019’dan sonra tekrar azalmaya başladı. Ocak 2020’de istihdam edilenlerin sayısı krizin başladığı Ağustos 2018’den bu yana 2 milyon 52 bin azalarak 27 milyon 266 bine geriledi. Küresel salgının yıkıcı etkilerinin henüz görülmediği düşünülecek olursa istihdamdaki azalışın süreceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Genç kadın işsizliği önde
Genç kadın işsizliği ve kentsel kadın işsizliği son bir yılda en yüksek işsizlik türü olarak görülmeye devam ediyor. Ocak 2020’de de en fazla artış kentsel genç kadın işsizliğinde görüldü. Mevsim etkisinden arındırılmamış genç işsizliği son bir yılda 2,2 puan azalarak yüzde 24,5, mevsim etkisinden arındırılmamış kadın işsizliği 0,2 puan azalarak yüzde 16,3 oldu. Krizde kentsel genç kadın işsizliği yüzde 36’lara ulaştı, kadın işsizliği kategorisinde en yüksek işsizlik seviyesini gördü. Ocak 2020’de de kentsel genç kadın işsizliği yine en yüksek işsizlik türü oldu.
Ne eğitimde ne istihdamda olanlar
Ekonomik krizin etkisinin en yoğun olarak görüldüğü Ocak 2019’a göre Ocak 2020’de işsizlik türlerinde genel bir azalış görülüyor, ancak ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin (NEET) sayısındaki artış devam ediyor. Ocak 2020’de NEET oranı Ocak 2019’a göre 0,2 puan artarak yüzde 25,7’ye ulaştı.
DİSK-AR’ın mücadele önerileri
- İşten çıkarmalar salgın süresince kesin olarak yasaklanmalı.
- İşsizlik sigortasından yararlanma koşulları ve ödenek miktarı iyileştirilmelidir.
- Salgın koşullarında işsizlik ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanmada ön koşul aranmamalıdır.
- İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir.
- Haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
- Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
- İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
- Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
- Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
- Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
- Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
- Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimi işçi statüsüne geçirilmelidir.
- Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır. İSTANBUL