Kobanê direnişi, 200 yılı aşan Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nin en kıymetli parçasıdır. Dayandığı tarihsel mirasın üzerine bina ettiği karşı koyuşu ve zafere odaklanmakla yetinmeyip adil bir vizyona sahip oluşu, bu taltifi şimdiden hak ediyor.
Rojava Devrimi ile birlikte tüm eksikliklerine rağmen diplomatik ilişkiler de çalışmalarımızın temel bir ayağını oluşturdu. Diplomasinin gereğine, sağlayacağı ilişki ve ittifaklara önem verdik. Diyaloga açık olmakla yetinmeyip diyalog kanallarını zorladık. Ülkemizi, vizyonumuzu, temsil gücümüzü, taleplerimizi devletlere ve halklara anlatmaya çalıştık.
Savaşın, çatışmanın bir boyutunu da diplomatik sahada yaşadık. Rojava’daki savaş kadar şiddetliydi. Müthiş bir blokaj vardı. Blokajın öznelerinin manipülatif ve çelişkili karalama kampanyasını bertaraf etmeye çalıştık. Onlara göre PYD’nin rejim yanlısı ve Şii bloka dahil olması ile ABD ve İsrail işbirlikçisi olması mümkündü. PKK üzerindeki haksız ithamın PYD için geçerli olması gayretini de eklediler. Pes etmedik. ABD, AB ve üye devletler ile Rusya nezdinde kapıları zorladık, temas ve görüşme kanalları açtık, meramımızı paylaştık.
***
Kobanê direnişi, diplomatik barikatları büyük oranda yıktı. Kobanê, diploması sahasında bir patlama yaptı. Kobanê direnişinin en temel özelliklerinden biri de herkesin gerçeğini alenileştirmesidir. Haklı ile haksızı, terörist ile direnişçiyi, kirli hesaplar ile temiz tasavvurları berraklaştırdı. Herkes Kobanê’nin afişe ettiği realitiye göre pozisyonlarını gözden geçirdi. Devletler, kurum ve kuruluşlar ilişki biçimlerini revize etti. Herkes bu davanın gerçek sahibi ve önemli bir aktör olduğumuzu anladı. Direnişin ardından Kürtler direkt muhatap alınmaya başlandı. ABD resmi görüşmelere geçti, İngiltere Dışişleri Bakanlığı düzeyinde PYD’yi resmen kabul etti. Bunu takip eden diğer görüşmeler eklendi.
***
Başkalarının dikkat çekmediği ama bizim PYD ve TEV-DEM olarak çok önemsediğimiz bir sonuç da halkların desteğinin büyük bir sıçrama yapmasıdır. Kobanê direnişi, halklar arasında kurduğumuz bağ ve köprülerin bir aynası oldu. Haklı davamız ve direnişimizin etkisiyle tüm dünya halklarından destek gördük. 40 ülkede, 216 büyükşehirde milyonlarca kişi sokaklara döküldü. Kobanê, Kürdistan’ın bir parçasıdır ve Kobanê için sokaklara çıkan milyonlar, Kürt halkının/Kürdistan’ın sesine ortak oldu. Kobanê için kalbi atan 40 milyon Kürt’e milyonlar eklendi. Özellikle 1 Kasım Dünya Kobanê Günü ile doruğa çıkan destek de bir çok kapıyı daha açtı.
Aslında bütün bu toplam, bizim için ilk adımlardır. En zoru Kürt halkı ve mücadelesine yönelik önyargıların kırılmasıydı ve bunu başardık. Takdir gören direnişimiz ve haklı mücadelemiz meyvelerini verdi. Kürt halkı olarak muhatap alındık ve Ortadoğu’nun en önemli aktörlerinden olduğumuz dost, düşman herkesçe kabul edildi. Daha hızlı adımlarla yol alabilir, sağlam mevziler yaratabiliriz.
***
Peki bizim eksikliğimiz yok mu? Elbette var. Dış saha ve diplomaside yeniyiz. Dezavantajlıyız. En büyük sorunlarımızdan biri diplomasi alanındaki kadro yetersizliğimiz. Savaş cephesindeki ordu gücümüz ile diplomasi alanındaki kadro gücümüz ne yazık ki birbirine denk değil. Her ülkede, her şehirde bir temsiliyetimiz olsaydı bu tarihi direniş ve eşsiz desteğin sonuçlarını çok daha iyi derleyebilirdik. Yetersiz kalıyoruz.
***
Yukarıda bahsettiğim blokaj özneleri de kötülüğün hükmünü icraa etmekten vazgeçmediler. Bu savaş sürecek. Savaşı ortaya çıkaran nedenlere çözüm bulunmuş değil. Bizim projemiz nettir; halklar için ideal denilebilecek bir perspektif sunuyoruz. Ancak diğer kesimlerin bir rota belirlememiş olması, büyük sorun. Arap güçleri çözümü kabul etmiyor. Projemizi ve taleplerimizi, diğer kesimlere de aktarmak, ortaklaşmak; mücadelemizi, sistemimizi tanımalarını sağlamak istiyoruz. Bu safhanın mutlaka olumlu sonuçları olacaktır.
***
Yanlış, er ya da geç sahiplerine geri tepecek; sahipleri dışında kabul görmeyecektir. Gönül isterdi ki; 2015 yılında çözüm olsun ama koşullar bunu göstermiyor. Ne zaman biteceğini kestirmek güç. Kürt halkı olarak maddi, manevi ve psikolojik boyutuyla hazırlıklıyız. Kimse, Kürt halkını gözardı ederek bir siyaset yürütemeyecek. Yok etmek istediler ama başaramadılar; varız, gelecekte de var olacağız. Kürdistan’ın dört bir yanında süren mücadelemiz, bunun garantörüdür.