Yıllar öncesinde maden çalışanlarında yaygın olan bu hastalık, daha sonra kot taşlama işleri, çimento ve cam sanayisi alanında çalışan işçilerde görülmüştür.
Hastalık binlerce insanın yaşamını yitirmesine de yol açmıştır. Devletin bu hastalıkta birebir sorumluluğu var. Kontrol etmeme, önlem almaya zorlamama, devletin en önemli eksikliğidir. Maskesiz ve korumasız çalışma akciğerde kronik bir pnömokonyoz toplosudur. Bu toblo genelikle ilerlemiş yaşlarda akciğerleri tahrip eder, zamanla amfizem, bronsektazi, kronik bronşit, nefes darlığı, halsizlik, göğüs ağrısı, ses kısıklığı, morarma ve kan öksürme gibi rahatsızlıklara yol açar.
Slikozis oluşum ve sonuçlanma bakımından tıpkı siroza benzer. 5-6 ay bu işte çalışan bir işçinin bu hastalığa yakalanma riski yüzde yüzdür.
Şu ana kadar bilinen bir tedavi yöntemi olmamakla birlikte yapılan gelişi güzel, göstermelik koruyucu önlemlerin de pek yarar getirmediği ortaya çıkmıştır.
Ayrıca iş yeri eğitimine önem verilmeli, hijyen kurallarına uyulmalı, çalışma alanında havalandırmaya özellikle dikkat edilmeli ve işyeri dışarıdan kontrol edilmelidir. İşyerlerinde çalışanların düzenli bir şekilde sağlık kontrollerinden geçmesi büyük bir önem arzetmektedir. Bu konuda sendikalar büyük görevler düşüyor. Türkiye’de devlet ve mevcut sağlık sistemin bu hastalığın büyümesinde önemli bir rol oynuyor. İş kazalarının yüksek oranda gerçekleştiği Türkiye’de, bu hastalık da büyük oranda can almaya devam ediyor. Bu hastalığın kurbanlarının çoğunluğunu ise Kürt işçilerden oluşuyor. Hastalığın sinsi biçimde ilerlediği gözönüne alındığında devamlı çalışanların kontrolden geçmesi büyük bir önem arzediyor.

ABDULLAH POLAT


abdulillah@hotmail.de