ROZA KORKMAZ Sanat eserlerini görmemiz için artık müzelere gitmemiz gerekmiyor. Sanatla sokakta, evde veya o evin üzerine yapılmış bir grafitide, bir gazetenin üzerindeki fotoğrafta belki de televizyonda gösterilen bir filmde karşılaşabiliriz. Sanatı daha iyi tanıyabilmek için müzelere gitmemiz bir zorunluluk olmasa bile hayata bakışımıza farklılık kazandırmak ve genişletmek için müzeler son derece önemli. Covid-19 virüsünün yayılma kapasitesinin önüne geçmek için toplu faliyetler durdurulmuş, müzeler, sinemalar ve tiyatrolar kapatılmışken evde online ziyaret edebileceğimiz meşhur müzelere ve kazandırabileceği yeni perspektiflere göz atalım. Baudry’nin teorisini sanata ve virtuel müzelere uyarlayabiliriz Baktığımız eserlerde ilk izlenimizin ötesini görmemiz sanat eserlerini değerlendirirken oldukça önemlidir. Eserlere bakarken kültürel kodlarımızın belirlediği estetik anlayışıyla çabuk bir yargıya varmamak için derin bir nefes alıp karşımızda duran esere uzunca bakmamız gerekebilir. Bu noktada online müzeler normalden daha uzun bir seyir süresi sunarak çeşitli detayları fark etmemiz için bir avantaj. Bununla birlikte online müzeleri Jean-Louis Baudry’nin son derece ilginç olan ''Apparatus'' teorisi ile değerlendirmek mümkün. Baudry’ye göre izlediğimiz film kadar bulunduğumuz ortamın da filmin üzerimizde oluşturduğu etkide büyük bir önemi vardır. Bu her ne kadar eskimiş bir medya dispozitifi teorisi olsa bile Baudry’nin teorisini sanata ve virtuel müzelere uyarlayabiliriz. Zira kendi başına bir medium olan resimleri müze ortamından uzak bir şekilde kamera sayesinde izlemek daha farklı bir algı kazandırabilir. [caption id="attachment_246692" align="alignnone" width="1024"] Pergamon Müzesi[/caption] 3 ayrı bölümden oluşmakta Almanya’da bulunan Pergamon Müzesi; antik eserler koleksiyonu, ön Asya ve İslam sanatları olmak üzere 3 ayrı bölümden oluşmakta. Müzede bulunan bazı eserlere online olarak ulaşmak mümkün. Ayrıca müze zaman zaman online sergiler de düzenliyor. [caption id="attachment_246694" align="alignnone" width="1120"] Louvre Müzesi[/caption] 10 futbol sahası genişliğinde Dünyanın en büyük müzesi olan Louvre 18. yüzyılda kurulup Da Vinci’nin Mona Lisa’sından bahçesindeki cam pramitlere kadar 350 bin kadar sanat eserini sergilemekte. Louvre tam olarak 10 futbol sahası genişliğinde. Ancak müzenin sadece bazı bölümlerinin online olarak gezilmeye açık olduğunu belirtmeliyim. [caption id="attachment_246693" align="alignnone" width="1600"] Dünyevi Zevkler Bahçesi tablosu[/caption] Sanat tarihi açısından önemli bir müze Birçok sanat tarihçisinin üzerindeki sırları çözmeye çalıştığı “Dünyevi zevkler bahçesi” isimli eserin ve  yine oldukça ilgi çeken eserlerden biri olan Las Meninas’ın bulunduğu Prado Müzesi'nde daha başka birçok eseri virtuel olarak görmek mümkün. Ayrıca Madrid’de bulunan müzenin online sitesinde sanat tarihine ilişkin birçok bilgi bulunmakta. [caption id="attachment_246695" align="alignnone" width="1024"] Uffizi Galerisi[/caption] Rönesans’ın en değerli eserleri Rönesans’in meşhur ailelerinden olan Medici ailesinin sanat tarihi koleksiyonu İtalya’nın Florensa kentinde Uffizi Galerisi’inde sergileniyor. Rönesans’ın en değerli eserlerinin sergilendiği bu müzeyi de evde gezmek mümkün. [caption id="attachment_246696" align="alignnone" width="1068"] Frida Kahlo Müzesi[/caption] Frida Kahlo müzesi Frida Kahlo’nun yaşadığı ev, kıyafetlerinden eserlerine kadar hakkında birçok detayı barındıran Frida Kahlo Müzesi (La Casa Azul) geçtiğimiz günlerde virtuel gösterime açıldı. Meksika’da bulunan ve birçok turistin akın ettiği müzeyi de artık 360 derece sanal turla gezmek mümkün.