
800 milyon kullanıcısı olan Facebook’un, Türkiye’ye özel kriterlerle Kürtleri sansürlediği belgelendi. Tanınmış sosyal medya aktivisti Mark Campbell’in hesabı ‘KCK’ gerekçesiyle donduruldu.
Kürt kullanıcıları, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya portallarında uzun süreden beri sansürden şikayetçi. Sayfa yöneticilerince hep inkar edilen bu sansür, şimdi belgelenmiş oldu. Facebook’taki şikayetleri incelemekle görevli oDesk şirketi için bir süre çalışan Faslı Amine Derkaoui, eski işvereninin sansür yönetmeliğini internette yayımladı. 21 yaşındaki Derkaoui’nin Gawker sitesinde yayımladığı oDesk yönetmeliği, Türk devletine kıyak geçildiğini de gözler önüne seriyor.
PKK ve Öcalan sansürü
Hangi durumlarda Facebook’taki paylaşımların sansürleneceğini gösteren listede genel ibareler yer alırken, „IP blok sistemi ve uluslararası muvafakat“ başlığı altındaki kurallar oldukça somut. Yönetmeliğe göre „PKK’yi ve Abdullah Öcalan’ı açıktan destekleyen“ içeriklerin çıkarılması gerekiyor. Aynısı, „Kürdistan bayrağı, yakılan Türk bayrakları, Atatürk’e yönelik her türlü (görsel ve yazılı) saldırılar“ için de geçerli. Söz konusu başlık altındaki 6 maddenin 5’i doğrudan Türkiye ve Kürtlerle ilgiliyken, bir madde de nefret söylemlerine odaklanan Holocaust inkarı ile ilgili. 50 maddelik yönetmeliğin geri kalan kısmında ne bir halk, ne bir örgüt, ne bir şahıstan söz edilmediği dikkate alındığında, söz konusu sansür düzenlemesinin Türkiye devletinin istemi doğrultusunda hazırlandığı anlaşılır. Ayrıca Britanya merkezli Daily Mail gazetesinin internet sitesinde önceki gün yayımlanan haberde, Facebook’un içeriğini „makul hale getirmek için“ dört ülkeden 50 kişilik bir ekibin çalıştığı yazılı. O dört ülkeden birinin Türkiye olmasına bu bağlamda şaşırmamak gerekiyor. Diğer ülkeler ise Meksika, Hindistan ve Filipinler.
ABD’nin sahte ahlak anlayışı
Yönetmelik, Facebook’un ne denli ilginç bir ahlak anlayışına sahip olduğunu da gözler önüne seriyor. Örneğin eşcinsellerin öpüştüğünü gösteren fotoğraf sansür konusu olduğu gibi, bebek emziren annelerin fotoğraflarının silinmesi geçtiğimiz haftalarda yoğun tepkiye neden olmuştu. Yönetmeliğin internete düşmesinden sonra konuyu gündeme taşıyan haber sitelerinden Alman Der Spiegel’de önceki akşam yer alan şu belirleme çarpıcı: „Sonunda kamuoyuna yansıyan yönetmelik bir skandal değil ama Facebook’un değerler algısı hakkında çok şey anlatıyor: Sekse hayır, ezilmiş kafalara evet, hayvanlara eziyete hayır ama yemekle ilgiliyse sorun yok. Uyuşturucuya aslında hayır ama esrar serbest. Facebook’un dünyası, siyaseten doğru Amerikan kolej kültürü artı ABD yasaları artı Almanlar ve Türkler için birkaç özel kural.“
‘TwitterKurds’ Campbell de sansürlendi
Facebook’un Anti-Kürt sansürünün belgelendiği gün, sosyal medya aktivisti Mark Campbell’in sayfası 24 saatliğine kapatıldı. #TwitterKurds’ın kurucusu olan ve „Hevallo. Turkey and the Kurdish Question“ blogunun sahibi İngiliz aktivist Campbell’in Facebook hesabı, „I am KCK!“ (Ben KCK’yim) yazılı bir fotoğraf gerekçesiyle donduruldu. Haberimiz yayına hazırlandığı sırada 24 saat geçmiş olmasına rağmen hesabı hala kapalı olan Campbell, „Kürt halkı ile dayanışma içinde olduğumdan dolayı hesabım donduruldu“ dedi. Konuyla ilgili görüştüğümüz Campbell, şu sözlerle tepkisini dile getirdi: „KCK yasadışı bir örgüt bile değil. Dolayısıyla suçsuz oldukları halde Türkiye’de tutuklu bulunan binlerce Kürt ile dayanışma içinde olduğumu gösteren bir fotoğrafın sansürlenmesi ile ifade özgürlüğümün elimden alındığını görmek, benim için şoke ediciydi! Türk istihbaratı ve Facebook arasında fark yok! Facebook’un gerçek yüzü budur ve bunu herkes bilmeli, sadece Kürtler değil.“ Mark Campbell, Facebook’ta Kürtlere yönelik sansürün protesto edilmesi gerektiğini vurgulayıp, kampanya başlatılmasını önerdi ve bunun için Twitter kullanıcıları #TwitterKurds’ta buluşmaya çağırdı.
Çok sayıda genç tutuklu
Türkiye’de Facebook’ta yaptıkları paylaşımlar nedeniyle tutuklanan çok sayıda internet kullanıcısı var. En son 14 Şubat’ta Dîlok’ta (Antep) düzenlenen ev baskınlarında gözaltına alınan 10 genç, Facebook’ta „Örgüt propagandası yapmak“ iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Geçen yılın Haziran ayında da Ağrılı Adem Karahan’a, Facebook’ta „yasadışı sözler“ yazdığı gerekçesiyle 2 yıl hapis cezası verilmişti. Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a „hakarette bulunduğu“ gerekçesiyle hakkında dava açılan H.Y’nin 2 yıl hapis istemli yargılanması sürüyor. Daha önce de Ekim 2010’da Çorum’da bir öğretmen, Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla görevden alınmıştı.
MERAL ÇİÇEK - HABER MERKEZİ