
Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın “Asrın Hukuk Bürosu diye bir yer var. Sürekli avukat değiştiriyorlar. İmralı’ya giden avukatlar bir şekilde Kandil ile İmralı arasında kontak kuruyor” diyerek hedef göstermesinin hemen ardından 22 Kasım 2011 tarihinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatlarına dönük operasyonda 50 kişi gözaltına alınmıştı. 2 yıl 5 ay tutuklu kalan avukatlar serbest bırakıldı. Ancak 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana avukatların müvekilleri Öcalan’la görüşmesi yasadışı biçimde engelleniyor.
Operasyonlar boşa çıkarıldı
Görüş yasağını DİHA’ya değerlendiren Avukat İbrahim Bilmez, operasyonların boşa çıkarıldığını söyledi. Avukat görüşünün engellenmesinin “diyalog süreci”yle çeliştiğini belirten Bilmez, “Bir yandan bir insanı muhatap olarak kabul ediyorsunuz ve bütün dünyaya ilan ediyorsunuz. Bir diyalog süreci yürütüyorsunuz. Ama bir yandan bu kişiye en doğal haklarını kullandırtmıyorsunuz. BM sözleşmelerinde, AİHM sözleşmelerinde, Türkiye Cumhuriyeti yasalarında kişilere tanınan savunma hakkı, avukatıyla görüşme hakkı var. Fakat Sayın Öcalan üç yılı aşkın bir süredir hiçbir avukatı ile görüşemiyor” diyerek yaşanan hukuksuzluğu vurguladı.
Toplantıları devlet yapıyor
İmralı’da resmi düzeyde yürütülen toplantılara da dikkat çeken Bilmez, şöyle devam etti: “Bizim hakkımızda ‘suç’ delili olarak sayılan iddialar, şuan da resmi olarak yapılıyor. HDP heyeti ve devlet heyeti, Sayın Öcalan ile görüşmeler gerçekleştiriyor. Fakat biz Sayın Öcalan ile yasal avukat görüşmeleri yaptığımız için 2 buçuk yıl tutuklu kaldık ve halen yargılanıyoruz. Bu da başlı başına büyük bir çelişki.”
Bu tutumun, hükümetin samimiyetini sorgulatmaya neden olduğunu dile getiren Bilmez, “süreçte güvensizlik yaratan birçok olumsuz durum var. Bunlardan biri de budur. Sayın Öcalan’ın haklarından doğal bir şekilde yararlanabilmesi için bu tür engellemelerin artık ortadan kaldırılması gerekiyor” dedi. 13 Kasım’da görülen 8’inci duruşmada dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi yönündeki taleplerinin, “Yeterince ciddi bulunmadı“ gerekçesi ile reddedilmesine ilişkin ise Bilmez, “Asıl bu kararın verilmesi ciddiyetsiz bir durum” diye konuştu.
DİHA/İSTANBUL