• İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, şantiyelerin açık olduğu sürece tehlikenin devam edeceğini bildirdi.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İstanbul Şubesi, koronavirüsü önlemlerine ilişkin şantiyelerde yaptıkları incelemelere dair rapor hazırladı. İstanbul’da 300 bine yakın inşaat işçisinin bulunduğunu belirtilen raporda, şantiyelerin hem çalışanlar hem de sosyal çevreleri açısından tehlike arz ettiği vurgulandı.

Şantiyelerin açık olduğu sürece bu tehlikenin devam edeceği aktarılan raporda, “Çalışma ve barınma şartları ile temel ihtiyaçların karşılandığı mekânlar göz önüne alındığında sosyal mesafenin sağlanması mümkün görünmemektedir. Zaten iş güvenliği önlemlerinin bile yeter düzeyde alınamadığı bir ortamda salgın hastalıkla mücadele etmek kaçınılmaz olarak zor olacaktır” ifadelerine yer verildi. Şantiyelerin belirli bir süre kapatılmasının zorunlu olduğu vurgulanan raporda, karar vericilerin şantiyeler de dahil olmak üzere maden ocakları, fabrikalar ve diğer iş kollarında üretimin devam etmesi görüşünde olduğu ifade edildi.

Temel sağlık bile yok

Raporda, şunlar kaydedildi: “Kurumsal olarak tanımlayabileceğimiz firmaların şantiyeleri dışında, yap-sat işler olarak tanımlanan çok sayıda şantiye faal durumdadır. Bu şantiyelerde işin boyutuna göre ve gün gün değişmek kaydıyla 10 ile 50 kişi çalışmaktadır. Ne yazık ki bırakalım virüse karşı temel sağlık kurulları bile uygulanmamaktadır. Büyük ölçekli inşaatlarda ise kısmi önlemler alınmış durumdadır. Ancak her şantiye için aynı düzeyde önlemden söz edilememektedir. Aynı şekilde şantiye çalışanlarının tamamının hijyen ve önlem kurallarına tam olarak uymadığı ifade edilmektedir.”

Mevcut önlemler yetersiz

Şantiyelerdeki önlemlerin Mart ayının ikinci yarısında başladığı belirtilen raporda, önlemlerin de şantiye girişlere dezenfektan koyulması, işçilerin sabah ateşlerinin ölçülmesi olduğu aktarıldı. Büyük ölçekli şantiyelerde yemekhanelerde aynı anda 400-500 işçinin yemek yediği kaydedilen raporda, şöyle devam edildi: “Şantiyelerdeki yatakhaneler ise daha büyük tehlike içermektedir. İstanbul’da bulunan şantiyelerdeki işçilerin yüzde 80’i il dışındandır. Binlerce işçi şantiyelerde oluşturulan yatakhaneleri kullanmaktadır. Yatakhanelerde ortalama 10 işçi kalmaktadır. Aile bireylerinin bile aynı odada bulunmaması tavsiye edilirken yatakhanelerin durumunu izah etmek nasıl mümkün olacaktır. Maske kullanımı da sorunlu ve sıkıntılıdır. Mesainin başlangıcından sonuna kadar maske takmaya dikkat edildiği ise gözlenmemektedir. Bedensel güce dayalı iş yapan çalışanlar, gün içerisinde maske kullanımını aksatmaktadır. Özellikle asansör kullanımının, asansör kabinlerinin dar olduğu ve birden çok işçinin aynı anda kullanıldığı göz önüne alındığında tehlike arz etmekte olduğu kesindir.”

15 bin işçi çıkarıldı

İnşaat iş kolundaki en önemli sorununun işten çıkarma ve ücretsiz izin olduğuna dikkat çekilen raporda, şu ana kadar 15 bin civarında işçinin işten çıkarıldığı, bir kısmının memleketine dönebildiği, dönemeyen işçilerin ise geçim ve barınma sorunu yaşadıkları belirtildi. Zaten bir kriz içerisinde olan sektörün salgının yol açtığı krizi atlatmasının mümkün olmadığı savunulan raporda, “İşverenler krizi, daha önce defalarca görüldüğü üzere çalışanlarını mağdur ederek aşmaya çalışacaktır. Krizin yükünün ücretlere de yansıması kaçınılmaz olacaktır. Devletin bu noktada devreye girmesi, sosyal devlet olmanın gereğini yerine getirmesi, firmalara yaptırım uygulaması gerekirken bu doğrultuda adım atılmadığı, salgının başlamasından bu güne pek çok çalışanın işsiz kaldığı, ücretsiz izne çıkarıldığı bilinmektedir” denildi.

Ücretsiz izne çıkarılan işçilere aylık bin 177 TL verilmesinin gündemde olduğu hatırlatılan raporda, bu ücretin açlık sınırının bile çok altında olduğu vurgulandı. Bu durumun işçilere “virüsten ölme ama açlıktan öl” anlamına geldiği die getirilen raporda, taslağın bu haliyle kabul edilemez olduğu kaydedildi. İSTANBUL