Tecavüzcülerin duruşmada takım elbise giymesinin “İyi hal” sayıldığı bir ülkede hafifletici sebepler için artık sarhoş olmak da yetecek sanırım. Olayı okumuşsunuzdur, Sakarya’da bir kahvenin önünde Kürtçe konuşan baba oğla “Kürt müsünüz Suriyeli mi” diye soruyor adamın biri. Adamın birinin adı Hikmet Usta. Sorulan kişiler de baba Kadir Sakçı ve oğlu Burhan Sakçı. Onlar hâlâ medeni bir ülkede yaşadıklarını zannederek “Kürdüz” diye yanıtlıyorlar. Bunun üzerine Hikmet Usta “Zaten sizi sevmiyordum” diyor ve tabancasını ateşliyor. Baba Kadir Sakçı yaşamını yitiriyor, oğlu da tedavi altına alınıyor.

Hikmet Usta Bursa’ya kaçıyor ama Bursa’da yakalanıyor ve emniyete ifadeye götürülüyor. Herhalde daha önce kadına tecavüz ve cinayetlerindeki iyi hal durumunu öğrenmiş olmalı ki kendine göre değişik bir taktik uyguluyor, “Sarhoştum, hiçbişey hatırlamıyorum” Oldu, madem dini bütün ülkede ve dini bütün savcı ve hakimler önünde sarhoş olduğunu kanıtlarsan bir Kürdü öldürme hakkına da sahip olabilirsin.

Büyük olasılıkla soruyu sorarken ayıktı, kaçarken ayıktı, ne zaman yakalandı, işte sarhoşluk başladı. Son yıllarda hep uygulanmaya çalışılan bir taktik, alkol kontrolü yapıldığında alkol oranı zaman aşımına uğradığından “zamanaşımı” diyecektir ya kendisi yada avukatı. Oysa kendilerine üzücü bir haberim var, geriye dönük alkol kontrolü yapılabiliniyor artık. Bu sistem niye çıktı derseniz, alkollü sürücüler için çıktığını söyleyebilirim. Polis arabanıza geldiğinde alkol kontrolü için üflemek mecburiyetiniz yok ama savcılık kararıyla hastanede yapmak zorundasınız. Burada zaman kazandığınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz, çünkü yeni teknoloji sizin alkol raporunuzu geriye dönük alıyor. Kan alınıyor ve orada belli bir süre çıkıyor.

Derdim de bu değildi ama ister istemez buraya geldik. Çünkü Kürt ver sosyalist, devrimci öldürmek artık o kadar sıradanlaşmaya başladı ki, gerek JÖH, gerek PÖH insanlık dışı saldırdıkça sivil vatandaşlar da kendilerinin bu tür hakları olduğunu sanıyorlar.

Kimi konular var ve kendimi tutamıyorum, uzun uzun yazıyorum. Bu konuyu fazla uzatmak istemiyorum. 12 yaşındaki Uğur Kaymaz ve onun gibilerin terörist diye delik deşik edildiği ve sorgulanmadığı bir ülkede başımıza bir de sarhoş ırkçı çıktı, pes diyorum artık.

Irak ve Suriye Kürtlerine karşı şeriatçılarla birleşen ve ölüm makinesi gibi çalışan bir iktidar olduğu sürece halkın içindeki ırkçılar da kendilerinin bu tür haklara sahip olduklarını sanacaklar. Şimdi seçim var diye denemedikleri oyun yok ama bişeyin farkında değiller, inanmışlık karşısında kazanan bir iktidar henüz kurulmadı.

Son olarak şunu söylemek isterim, normal demokrasilerde iktidarlar her zaman seçimle muhalefete düşebilirler ve bu çok ciddi sorun yapılmaz. Peki neden Türkiye’de bu sorun oluyor, cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’i “Cumhurbaşkanımızı ve iktidarı eleştirmişlerdir” diyerek komik bir şekilde eleştiriyor ve esasında kendisi komik duruma düşüyor? Tek nedeni var, hesap verecekleri o kadar kanun dışı olay var ki, kendilerini Saddam yerine, Kaddafi yerine koyuyorlar ve bunu düşünmek bile uykularını kaçırıyor. Oysa Saddam’ın kurduğu ordunun bile ne kadar geçici ve işe yaramaz olduğunu dünya gördü, bilmem anlatabildim mi Erdoğan!..