Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde rehin tutulan Sarıyıldız, cezaevni varan hikayesini özetledikten sonra şöyle seslendi:

"Vatandaşa tebaayı, demokratik topluma cemaati, Kürtlere Türklüğü, Şafiilere Hanefiliği, Alevilere Sünniliği dayatmaktan, satmaktan, zorla kabul ettirmekten artık vazgeçin. Diyaneti ihanete, demokrasiyi diktatörlüğe çevirmeyin. Siyasal zeminde her itiraz edeni susturmayın, yoksa bir gün siz susarsınız. Sizin Hükümetiniz de ya değişecek ya çözecek ya da gidecek…
Ayarlama, tasarlama, seçim bütçesi bu ve orta vadeli program ile üç seçimin finansı yapılmıştır. Bu savaş bütçesidir. Bu üzerinde konuştuğumuz madde, denetlenemeyen savaş fonlarının, insansız hava araçlarının, silahların maddesidir. Sayıştay'ın ve Meclis'in denetleyemediği, raporlarının verilmediği, neyin alınıp neyin satıldığının bilinmediği bir madde üzerinde şu an konuşuyoruz.
En büyük ihraç gücü ordu, tezkereler cepte, eller tetikte. Çeteler silahlarıyla cirit atıyor, Rixos Otel'de toplanıyor.
İçeride, dışarıda seferberlik hâli. Cenazesiz gün yok. Dışarıya asker gönderir Meclis'ten çıkar karar, Meclis'in haber olmadan dışardan patriotlarıyla birlikte başka askerler gelir, çöker.
Hükümet karartmış gözünü, hazırlamış vasiyetini, kurmuş planı. Özgürlükse işte cezaevleri! Güvenlikse işte bütçenin yarısı! Paraysa işte İstanbul Finans Merkezi! Fetihse işte Suriye! Savaşsa işte F-35’ler için 16 milyar dolar, Skorskylere 4 milyar dolar, Patriotsa Patriot, NATO’ysa NATO, ABD’yse ABD, Avrupa Birliği'yse Avrupa Birliği, CIA, MOSSAD, MİT… Ya Allahu Ekber, hücum. Kim tutar sizi?
Medya sizin, ferman sizin. İstanbul'a kanal, Karadeniz kıyısına yeni İstanbul, boğaza uygarlıklar köprüsü, dev yıldızlı ada, Çamlıca’ya dev cami, Ankara Gölbaşı’na zırt ekokent…
Başbakan kükrüyor, camlardan okuyor. Hangi bürokrat, hangi sistem, hangi kanun, hangi mahkeme, hangi siyasetçi bana zincir vuracakmış şaşarım, bendime sığmaz taşarım; ben ki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhteşem on yılın sultanı, emir verdim tebaama, selam olsun Obama, dedim ki yeni kanunlar yapıla, sistem değişe, sultanlık yetmez, başkanlık gele. Ey muhalefet şaşkınları, ey lüzumsuz partiler, Türkçülükse bizde, Kürtçülükse bizde, ırkçılıksa bizde, dincilikse bizde, mezhepçilikse bizde, solculuksa bizde, sağcılıksa bizde, laiklikse bizde, antilaiklikse o da bizde, para bizde, güç de bizde.
Yalan, talan, para, silah, güç, kudret bizde. İnanmayanı 2 yaşındaki Furkan’ın hıfzettiği Kur’an-ı Kerim çarpsın, fezlekelerimize baksın, feyiz alsın. Pişkinlikse pişkinlik, arsızlıksa arsızlık, şımarıklıksa şımarıklık, cüretse cüret… Yüzde 50 oy aldık, millet biziz, bu bütçe bizim. Mağrur olan biz, mağdur olan siz; devleti şirket gibi yönetiriz. Hadi bakayım size iyi seneler."

ANKARA