Aday belirleme seçimlerinin ilk turunda eski cumhurbaşkanı adayı Segolene Royal ile Arnaud Montebourg elenirken, ikinci tura kalan Hollande oyların yüzde 56’sını, Aubry ise yüzde 43’ünü aldı. Seçimde 2,7 milyon kişi oy kullandı.
Hollande yaptığı açıklamada, 2007 seçimlerinde olduğu gibi adayı kampanyası ile PS’nin kampanyası gibi iki ayrı kampanya olmayacağını söyledi. Aubry de, Hollande’ı selamladıktan sonra “yeniden parti birinci sekreterliği görevime döndüm” dedi ve böyle bir seçimin hayata geçirilmesinin ülkenin demokrasisini belirleyecek “büyük bir zafer” olduğunu söyledi.
Anketler şimdiden PS’li Hollande’ı favori olarak gösteriyor. Ancak iktidardaki Halk Hareketi Birliği Partisi’nin lideri Jean-François Cope, Hollande’ın seçmenlerden güçlü bir destek alamadığını savundu.
Fransa’da gelecek yıl yapılacak seçimler öncesi Nicolas Sarkzoy henüz adaylığını açıklamadı.
Yıllarca PS’nin başındaydı
1980’li yıllarda eski cumhurbaşkanı François Mitterand’dan bu yana adı hep parti şefleri ve iktidar olan sosyalist liderlerin yanında geçen Hollande, Aybry’den önce de 11 yıl boyunca PS’nin başında yer aldı. Başkanlığı boyunca tüm yerel seçimlerde başarı sağladı. Hollande, PS’nin aday belirleme yarışında da seçmenlerin gözünde kendisini bir “yenilikçi” olarak göstermeyi başardı.
Neoliberal yaklaşımı nedeniyle sokakları ve radikal solun tepkisiyle karşılaşan Hollande’ın, PS’nin cumhurbaşkanı adayı olması Mediapart isimli alternatif internet gazetesi tarafından “alşimist” olarak yorumlandı. Uzun bir siyasi geçmişine rağmen kendisini bir “yenilikçi” olarak sunması ve başarı sağlaması da ancak bu tanımla özetlenebilir.
Hollande’ın Segolene Royal’ın da desteklediği çizgisi, sosyal demokrasiyi Amerikan demokrat partisi modeline oturtmayı hedefliyor.
PARİS