
Washington yönetimi, Suriye’ye yönelik bir askeri operasyon için tek şartın uluslararası toplumun birlik içinde hareket olması olduğunu açıkladı.
Hula’da 108 kişinin katledilmesi üzerine Şam yönetimine yönelik askeri operasyon her geçen gün bir üst perdeden söyleniyor. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın ‘askeri operasyon yapılabilir’ açıklamasından sonra ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton askeri harekat için Rusya ve Çin’in ‘olur’u gerektiğini söyledi.
Avrupa turuna Danimarka’dan başlayan ve bu ülkenin başkenti Kopenhag’ta öğrencilerle birararaya gelen ABD Dışişleri Bakanı Clinton, Libya’da Kaddafi rejimine karşı askeri operasyon için uluslararası toplumun mutabık kaldığını ileri sürdü. Suriye’ye yönelik bir askeri operasyon için Rusya ve Çin’in engel olduğunu belirten Clinton, Moskova yönetimiyle Esad’a karşı sert bir tutum sergilemesi için görüşmelerinin devam edeceğini söyledi.
Washington yönetimini BM Güvenlik Konseyi’nde temsil eden ABD’nin Güvenlik Konseyi’nin Daimi Temsilcisi Susan Rice da, Suriye için bir askeri operasyon ihtimalinin yüksek olduğunu iddia etti. BM Güvenlik Konseyi’nin Hula’daki katliamı görüşmesinden sonra bir basın toplantısı düzenleyen Rice, Esad yönetiminin önünde üç yol olduğunu savunarak, “İlki Annan Planı’nın bütün yönleriyle hayata geçmesi. Ancak bu gerçekleşme ihtimali düşük görünüyor. İkinci senaryo ise Şam yönetimine yönelik baskıların artması ve Annan Planı ayakta kalır ve Güvenlik Konseyi’nin birliği korunur ve Suriye’deki kaos sona erer” şeklinde konuştu.
Rice en son senaryonun ise Güvenlik Konseyi’nin kararı olmadan Suriye’ye yönelik bir askeri operasyon olduğunu söyledi. Rice, “En son senaryo ise en kötü senaryodur. Ki bunun gerçekleşme ihtimali en yüksek olanıdır. O da Suriye’de şiddet giderek tırmanır ve bütün ülkeye yayılır. Bu durum bütün bölgeye yayılır. Güvenlik Konsey’in birliği bozulur, Annan Planı ölür ve Güvenlik Konseyi’nin yetkisi dışında başka adımlar atma seçeneğiyle karşı karşıya kalınır” dedi.
Rusya: Politikamız tutarlı
ABD’nin ‘savaş’ açıklamasına karşı Rusya, Suriye’ye yönelik dış politikalarında ısrarlı. Reuters’e konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Sözcüsü Dmitry Peskov, Moskova yönetiminin Suriye politikasını etraflıca düşünülen bir tavır olduğunu söyledi. Sözcü, Batılı ve Arap ülkelerinin tavır değişikliğine gitmesi için Moskvoa’ya baskı yapıp yapmadıkları sorusuna, “Rusya dış politikası tutarlı bir ülkedir ve her türlü baskı uygunsuz olur” diye yanıt verdi.
Bu arada Türkiye güdümlü Özgür Suriye Ordusu adlı silahlı muhalif örgüt, BM’nin Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan’dan ‘planın öldüğü’ açıklaması istedi.
Türkiye’de istihabarat ve ordunun denetiminde hayatını sürdüren Özgür Suriye Ordusu Komutan Riad el Esad, El Cezire televizyonuna yaptığı açıklamada, “Annan, bunu açıklamalı ki Esad rejimine karşı askeri operasyonlar düzenleyebilelim” dedi.
Esad, silahlı muhaliflerin Esad rejimine 48 saatlik mühlet verdiğini de yalanladı.
Muhaliflerin, Şam yönetimine operasyonların durması için Cuma günü (bugün) saat 12.00’ye kadar süre tanıdığı öne sürülmüştü.
BM: Sesimiz gür olmalı!
Bu arada İstanbul’da düzenlenen Medeniyetler İttifakı toplantısının açılış oturumunda konuşan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, Esad yönetiminin Annan Planı’na uymadığını savundu.
Suriye’deki gözlemcilerin ‘pasif’ olduğu yönündeki eleştirilere cevap veren BM Genel Sekreteri, “BM sadece masumların katlini izlemek için Suriye’de değil, biz orada konuşulamayacak suçlara pasif birer gözlemci rolünü oynamak için ya da vahşete tanıklık etmek için bulunmuyoruz” diye konuştu. “Suriye’deki BM misyonu bir ateşkesi amaçlamaktadır. Oradaki gözlemcilerimiz uluslararası toplumun gözü kulağıdır” diyen Ban, “Biz oradaki şiddeti görüp dünyaya duyurmak istiyoruz ki bunları yapanlar sorumlu tutulabilsinler” dedi.
Ban Ki-Moon, şöyle devam etti: “Suriye hükümetinden talebimiz Annan Planı çerçevesindeki taahütlerini yerine getirmesidir. Uluslararası toplum Suriye hükümetinin halkına karşı olan sorumluluklarını yerine getirmesini istemektedir” dedi. BM’nin Suriye Özel Temsilci Kofi Annan’ın Suriye’de “bardağın taşma noktasına geldiği” ve ülkenin iç savaşa sürüklenebileceği uyarısında bulunduğunu hatırlatan Ban Ki-Moon, bu tür meseleler karşısında uluslararası toplumun çok net ve ilkeli bir duruş sergilemesi ve sesini daha çok çıkarması gerektiğini söyledi.
ŞAM