Savaş turizmi de vuruyor

18 Kasım 2021 Perşembe - 20:12

DİSK Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu

DİSK Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu

  • İktidarın yürüttüğü savaş politikasının turizm sektörünü olumsuz etkilediğini belirten DİSK Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu,  sektördeki işçilerin mağdur edildiğini söyledi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Turizm İşçileri Sendikası’nın verilerine göre; Türkiye’ye bu sezon 9’u Antalya, 9’u İstanbul olmak üzere 25 milyon turist geldi. Turizm bölgelerinde çalışan işçiler, yılın belli aylarında çalışırken, salgın sürecinde mağdur edildi.

DİSK Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu, turizm sektöründe yaşanan sorunları ve emekçilerin durumlarına ilişkin MA’dan Mehmet Şah Oruç’a konuştu.

Turizm işçileri Yılkı atları gibi

Salgının başlamasıyla işçilerin 26 ay işsiz kaldığını kaydeden Yahyaoğlu, bu süre zarfında işçilerin devletin hiçbir olanağından yararlanamadığını hatırlattı. Sezonun başında işverenlerin kalifiye eleman bulamadığını söyleyen Yahyaoğlu, şunları belirtti: “Oteller, asgari ücrete kalifiye elaman arıyor. Sektör, çalışanlarına 6 ay çalışma, 6 ay da boşta kalmayı öneriyor. Kalifiye işçi isteyen patron, kendisi kalifiye değil. Otel sahiplerinden kimi müteahhit, kimi porselenci, kimi tekstilci kimi halıcı. Sektörde çalışanlar, Anadolu’daki Yılkı atlarını andırıyor. Anadolu’da ekonomisi iyi olmayan kişiler, atların bakımını yapamadığından işleri bittiğinde atları dağlara salıyor, bahar ayında ise sağ kalanları dağlara gidip tekrardan işlerinde çalıştırıyor. İşleri bittiğinde tekrardan atlar dağlara salınıyor. Turizm işçileri de Yılkı atlarına benzettik. Sezon başladığında işçileri alıyorlar, sezon bittiğinde işçileri bırakıyorlar. Böylesi bir döngü var, turizm sezonunda. Böyle bir istihdam politikası olamaz. Bu vicdansızlıktır ve ahlaka aykırıdır.”

Üç kriz geçirdi

Otel sahiplerinin krizin olmadığı yıllarda üç yılda bir otellerini amorti ettiğine işaret eden Yahyaoğlu, ancak 2015’ten beri turizm sektörünün Alman, Rus ve salgın krizi olmak üzere üç kriz geçirdiğini belirterek, “Kriz olmadığı dönemlerde, oteller umduklarından çok daha fazla para kazanıyor. Bu parayı, çalıştırdıkları işçilerle paylaşmıyor. Turizm pastası, sadece otellerde, alışveriş merkezlerinde ve acenteler arasında pay ediliyor. Bunun esnafa da bir faydası yok. Böylesi bir turizmin ülkeye faydası da yok” şeklinde konuştu.

Zincir oteller kazanıyor

Kentte 4 bin otelin olduğunu kaydeden Yahyaoğlu, “Zincir otelleri sahipleri para kazanıyor. Onun dışında 3 veya 4 yıldızlı oteller, iki-üç yılda iflas ederek zincir otellerin eline geçiyor” dedi.

Turizm sektöründe 3 buçuk milyon kişinin çalıştığını, eğer turizm kapasitesi tam olarak kullanılmış olsaydı yaklaşık 7 milyon kişinin çalışacağını savunan Yahyaoğlu, Turizm Bakanlığı’nın yaptığı “turizm şurası”na tepki gösterdi. Yahyaoğlu, “Bu şura kiminle yapıldı? 3 tane patron ile bu şura yapıldı. İşçiler, esnaflar, acenteler, üniversiteler yoktu. Şurada bütün bileşenler olur. Bakanlık, turizm işverenlerin dışında herhangi bir örgüte randevu bile vermiyor. Bizleri dinlemeye bile tenezzül etmiyor” diye konuştu.

Örgütsüzlükten kaynaklanıyor

AKP’nin istihdam politikasının işçiyi “köleleştirme” üzerine kurulu olduğuna vurgu yapan Yahyaoğlu, şöyle devam etti: “Şu anda yaşananlara vahşi kapitalizm bile demek yetersiz kalır. Kuralsızlığı kural haline getiren politikalar yürütülüyor. Dünyanın hiçbir yerinde kabul edilmeyecek bir sistem, şimdi Türkiye’ye dayatılıyor. Siyasi iktidarın işçiye bakışı çok nettir. Bu uygulamalar, sürdürebilir değil. İşçiler, haklarına almak için hukuk yoluna başvuruyor; ancak çıkarılan yasalarla işçilerin adalete erişimi engelleniyor. Toplumun ve işçilerin örgütsüzlüğün cesaret alıyorlar."

Savaş politikalarının etkisi

İktidarın yürüttüğü dış politikanın turizm sektörünü olumsuz etkilediğini kaydeden Yahyaoğlu, şunları ekledi: “İktidar, savaş politikasından hiç elini çekmedi. Türkiye’de bir talan var, bu talanı örtmek için savaş politikalarına ihtiyaç var. Turistlerin gittiği yerlerde ilk bakacakları şey can güvenliğidir. Huzursuz bir halkın içinde turist ne arasın. Türkiye’nin 3 bin 600 ilçesinin turizm potansiyeli var. Eğer, savaş politikaları olmamış olsaydı; Türkiye’de kapasitenin yüzde 100’ü üzerinde turist ağırlanırdı.”  ANTALYA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.