KESK, önceki gün Adana’da, dün de Amed’de miting yaptı. KESK Eşbaşkanı Bozgeyik, savaş politikalarına dikkat çekerek, savaşa değil emekçilere bütçe istediklerini söyledi.
KESK Eşbaşkanı Mehmet Bozgeyik, AKP iktidarının yaşanan ekonomik krizi örtmek için temel hakları ortadan kaldırdığını, çalışma, örgütlenme ve düşünme hakkını gasp ettiğini, barış isteyenleri tutukladığını belirterek, çıkan faturanın emekçilere kesildiğini söyledi. Krizin en önemli temel nedenin Ortadoğu, Suriye ve bölgedeki savaş politikaları olduğunu vurgulayan Bozgeyik, hükümete bu politikalardan vazgeçmeye çağırdı.
Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Diyarbakır Şubeler Platformu, ”Krizin Faturasını Emekçiler Değil, Krizi Yaratanlar Ödesin” şiarıyla İstasyon Meydanı’nda bölge mitingi düzenledi. Dört bir koldan girişlerin yapıldığı alanda, polis yoğun önlemler aldı. Miting alanına, “Anadilimiz özgürlüğümüzdür”, “Yaşasın emek ve demokrasi mücadelesi”, “Yoksullaşmaya işsizleşmeye ve güvencesizliğe karşı birlikte mücadele”, “Jin jiyan azadî”, “KHK’lar gidecek biz döneceğiz” ve “İnsan emeği ayrıştırılamaz” pankartları asıldı.
Siyasi partilerden katılım
Mitinge, bölgenin dört bir yanından katılan KESK ve DİSK’e bağlı kamu emekçileri, yaşanan ekonomik krize karşı hükümete tepkilerini dile getiren sloganlarla kortejler halinde alana giriş yaptı. Ayrıca mitinge, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed milletvekilleri Dersim Dağ, Musa Farisoğulları, Remziye Tosun, HDP İl Eşbaşkanı Filiz Buluttekin, DBP İl Eşbaşkanları Naşide Toprak ve İbrahim Çiçek, HDP Gençlik Meclisi üyeleri, CHP ve ESP İl yöneticileri katıldı.
Leyla Güven’in eylemine destek
Miting, saygı duruşuyla başladı. Mitingin açılış konuşmasını Miting Tertip Komitesi üyesi ve Eğitim Sen Şubesi Eşbaşkanı Abbas Şahin yaptı. Şahin, İstasyon Meydanı’nı dolduran binlerce kamu emekçisini selamlayarak, “Halkın siyasi iradesine ipotek koyan ve bu iradeyi hapsetmeye çalışan zihniyete karşı bedenini açlığa yatıran Sayın Leyla Güven şahsında başlayan ve yayılan açlık grevlerine karşı iktidarın kör sağır rolünü oynamasını ya da iradeyi kırmak için güç kullanmasını kınıyorum. Cezaevlerindeki canlar yitirilmeye başlamadan talepler bir an önce karşılanmalıdır” dedi.
Kabusa dönüştü
Kürt halkının ve Türkiye halklarının özgürlük mücadelesinden hiçbir zaman vazgeçmediğini ifade eden Şahin, “En masumane taleplerimiz şiddetle susturulmaya çalışılmıştır. Ülke bugün ekonomik krizle karşı karşıya. AKP’nin tarihine baktığımızda, göstermelik demokrasi oyunlarıyla halklarımız için kabusa dönüşmüştür” diye konuştu.
Savaşın sonucu krizdir
Yaşanan doğa tahribatına dikkat çeken Şahin, “Ekonomik ve siyasal krizle karşı karşıyayız. Biz bu kriz durumuna yeni gelmedik. Uygulanan ekonomik politikaların sonucu olarak bu kriz bekleniyordu. Güvenlikçi ve yasakçı politikalar sonucu kriz kaçınılmaz oldu” şeklinde konuştu. Kürt sorununun çözümsüzlüğü sonucu ekonomik kriz olduğunu dile getiren Şahin, “Bu politikalar ülkenin beka sorunu olarak gösterilmeye çalışılıyor. Kürtlerin talepleri verilmemek için kırk dereden su getirildi. Ancak vazgeçmedik. Batıda sol sosyalist hareketlerin önüne engel olundu. Hak hukuk taleplerinin önüne geçilmeye çalışıldı. Bunu başaramadılar. Halk seçimlerde bunu gösterdi. Halk kazandı” dedi.
Boyun eğmiyoruz, KHK’ler gidecek
KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Dilan Yakut ise şunları söyledi: “KHK’ler ile iş güvencemizi ortadan kaldırdılar. Boyun eğmiyoruz, KHK’ler gidecek ve biz döneceğiz. Ekonomik kriz, kadınların üzerine etkisini daha ağır bırakmıştır. Krizin bedelini çıkaranlar ödesin. AKP ve saray, iktidarı boyunca kadın kazanımlarının mücadelesini oradan kaldırmayı hedeflemiştir.”
Savaş koalisyonuna biat etmeyeceğiz
Mitingde konuşan KESK Eşbaşkanı Mehmet Bozgeyik, binleri “Berxwedan jiyan e” sloganıyla selamlayarak, “Bugün ülkemizde bu krizin en temel nedeni, hem Ortadoğu hem Suriye ve bölgedeki savaş politikalarıdır. Bütçe tartışmalarında da görüyoruz ki; bu ülkeyi yönetenler bu savaş politikalarından vazgeçmediler. Bu savaş politikalarına karşı barış ve demokrasi isteyenlerle birlikte alanlardayız” dedi.
İktidarın politikalarını eleştirerek konuşmasını sürdüren Bozgeyik, “Yerel seçimlerde de iç ve dış düşman yaratarak, savaş politikaları yükselterek, sendikacılara, demokratik siyaset yürütenlere, gazetecilere, baskılarla krizi aşmaya çalışıyorlar” diye konuştu.
Türkiye’de muhalif kesimlerin ötekileştirildiğini ifade eden Bozgeyik, şöyle devam etti: “Bugün Kürtler, Aleviler mağdur ediliyor. Tecride maruz bırakılıyor. ‘Savaş halk sağlığı sorunudur’ diyen hekimler, mimarlar, mühendisler olarak, bu faşizan politikalara bugüne kadar biat etmedik, bundan sonra da biat etmeyeceğiz. Bir kez daha faşizme karşı hep birlikte mücadele edeceğiz, diyoruz.”
Krizin bedelini ödemeyeceğiz
“Biz artık siyasi krizin bedelini ödemeyeceğiz” diyen Bozgeyik, “Bu kriz sürecinde ülkeyi yönetenler, saraydakiler, ‘kriz yok’ diyorlar. Oysa biz krizi iliğimize kadar hissediyoruz. Bir an önce demokrasi için adım atılmalıdır. Hiçbir annenin gözyaşı dökmesini istemiyoruz. Derhal barış sağlanmalıdır. Yıllardır savaşa değil emekçiye, halka bütçe diyoruz. Bu talebimizi haykırmaya devam edeceğiz” dedi.
OHAL kapsamında ilan edilen KHK ile ihraç edilen öğretmen Mehmet Şahin de “İhraçlar, özgürlük mücadelesini yürütenlere yönelik tasfiyeydi. Ancak onların bu baskılarına rağmen kararlı duruşumuzdan taviz vermedik. Fermanların nedeni, baskılara karşı diz çökmemektir” dedi.
Konuşmaların ardından Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) sanatçısı Rojda sahne aldı. Miting, seslendirilen şarkılar eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.
Krizi örtmek için saldırıyor
KESK, önceki gün de Adana Uğur Mumcu Meydanı’nda Çukurova bölge mitingini yaptı.
Burada konuşan KESK Eşbaşkanı Mehmet, sözlerine birçok yerde yaşanan işçi eylemlerini selamlayarak başladı. Son dönemlerde sivil darbe uygulamalarının yarattığı siyasi bir krizle de karşı karşıya kaldıklarını vurgulayan Bozgeyik, AKP’nin krizi atlatmak için var gücüyle işçileri ve emekçileri baskı altına aldığını söyledi. Bozgeyik, şöyle devam etti: “Ülkede temel haklar ortadan kaldırılıyor. Çalışma, örgütlenme, düşünme ve ifade özgürlüğü gibi bütün temel haklar gasp ediliyor. Barış isteyen akademisyenler, halkın iradesi ile demokratik siyaset yapan belediye başkanları, parti yöneticileri ve başkanları gözaltına alınarak tutuklanıyor, yerine kayyumlar atanıyor. Bunlar yaşanırken de ülkede savaş politikaları da derinleşerek devam ediyor.”
Halkı kandırıyorlar
Yaşanan krizin giderek hayatın her alanını kabusa çevirdiğini ve de derinleşerek kapsamlı bir hal aldığını ifade eden Bozgeyik, gün geçtikçe işsizler ordusu ile karşılaştıklarını ve konkordato ilan eden firmaların hız kesmeden devam ettiğini sözlerine ekledi. Bozgeyik, şunları ifade etti: “İster mavi yakalı olalım ister beyaz yakalı, ister asgari ücretli olalım ister emekli, ister küçük esnaf olalım ister çiftçi hiç fark etmiyor. Faizden, ranttan beslenen yüzde 1’lik mutlu azınlık dışında kalan yüzde 99 olarak hepimiz krizi iliklerimize kadar yaşıyoruz. Doğalgazdan elektriğe, sudan ulaşıma kadar her şeye uzanan zam kasırgası devam ediyor. Bu koşullarda bin bir çeşit Ali Cengiz oyununa başvurulan resmi enflasyon, işsizlik rakamları bile artık ülkede yaşanan işsizliği, hayat pahalılığını gizlemeye yetmiyor. Tüm bunlara rağmen ülkeyi yönetenler ‘ekonomi tıkırında, her şey yolunda’ nutukları atmaya devam ediyor. Göstermelik olarak yaptıkları yüzde 10 indirim kampanyası ile hepimizi topyekün kandırmaya çalışıyorlar.”
Fatura hepimize kesildi
“Kriz karşısında temel meselenin faturanın kime kesileceği” olduğunu belirten Bozgeyik, devamla şunları söyledi: “Hem ‘kriz miriz yok, hepsi manipülasyon’ diyorlar hem de krizin faturasını ücretli kesimler başta olmak üzere yoksul halkın sırtına yıkmak için her yola başvuruyorlar. Emek karşıtı, doğa düşmanı, sermaye yanlısı neoliberal politikaları daha da acımasız bir şekilde sürdürmek için krizi fırsata çeviriyorlar. Ülkeyi sanayiden, imalata tarım ürünlerine kadar dışarıya bağımlı hale getiren, borç batağına sokan, ucuz emek cennetine çeviren emperyalizmin ekonomi politikalarına sarılıyorlar. İşten çıkarmalar, zorla ücretsiz izine çıkarmalar, angarya çalıştırma, mesai ücreti gibi çalışma hakkımızı ortadan kaldıran saldırılar gittikçe arttırılıyor. Kısacası fatura hep bize kesildi.”
Konuşmaların ardından sanatçı Yener Bulut ve Ümit Durak sahneye çıkarak, kitleyi türküleriyle coşturdu.
AMED/ADANA