
Aktivistlerden Jlüde Tunakan, "Demokratik, çoğulcu, kapsayıcı ve eşitlikçi bir anayasaya bu ülkenin acilen ihtiyacı var. Dolayısıyla bu savaş bitmeden, bu ülkeye barış gelmeden, oluşturulacak bir anayasanın bir anlamı olmayacağını düşünüyoruz" diyor.
İzmir'de hayat bulan Yeni Anayasa İçin Barış Girişimi, 43 haftadır batının barış sesini duyurmaya, yükseltmeye çalışıyor. Çeşitli Sivil Toplum Örgütleri (STÖ), partilerden ve gönüllülerden oluşan girişim, her hafta cumartesi günü İzmir Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde barış için toplanıyor. Gerçekleştirdikleri eylemlerin hiçbirinde slogan atmayan ve sessizlikle savaşa karşı tepkilerini ortaya koyan girişim, gündem konularını taşıdıkları pankartlarla yansıtıyor.
"Ve batıdan, barışa dair sürekli bir ses olması, 'sessiz bir ses' olmasını amaçladık" diyen Mazlum-Der İzmir Şube Başkanı ve girişim aktivisti Jülide Tunakan, "Barışı isteyenler, özleyenler adına biz 43 haftadır, aynı yer, aynı saat, aynı gün mantığıyla yola çıktık" dedi.
'Demokratik ve eşitlikçi bir anayasa istiyoruz!'
Yeni Anayasa İçin Barış Girişimi'nin farklı STÖ ve partilerin katılımıyla oluştuğunu söyleyen Jülide Tunakan, bütün oluşumların kendi kurumsal kimliklerinden sıyrılarak katılım sağladığını ifade etti. Türkiye'de devam eden bir savaşın olduğunun altını çizen Jülide, "Demokratik, çoğulcu, kapsayıcı ve eşitlikçi bir anayasaya bu ülkenin acilen ihtiyacı var. Dolayısıyla bu savaş bitmeden, bu ülkeye barış gelmeden, oluşturulacak bir anayasanın bir anlamı olmayacağını ve Yeni Anayasa İçin Barış Girişimi bu fikir etrafında oluşturuldu" dedi. Süreç içinde gündeme aldıkları olaylara göre katılımın da değiştiğini kaydeden Jülide, "En çok katılım Roboskî olayında ve 'Poşu Davası' olarak bilinen davada sağlandı. Ayrıca bizler de girişim olarak Roboskî'nin sorumluları açığa çıkana kadar, Roboskî'yi gündemde tutma kararındayız" dedi.
'Ölümlerin nasıl durdurulacağını tartışmalıyız'
43 haftadır eylemlerini kararlılıkla sürdürdüklerine dikkat çeken Yeni Anayasa İçin Barış Girişimi aktivisti Arzu Şenel de, devletin yapması gereken birçok şeyin olduğunu dile getirdi. Şenel, "Barışı kimin bozduğu değil, ölümlerin nasıl durdurulacağını tartışmamız gerekiyor. Ayrıca bütün askeri ve siyasi operasyonların durdurulması gerekiyor. TMK'nın kaldırılma- sının, baskıyla karşılaşmadan özgürce tartışabilmek, düşünce ve ifade özgürlüğünün yasalarla güvence altına alınması gerektiğini, taraflar arasında sürdürülen barış görüşmelerine Kürt halkının tüm temsilcileriyle yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu talepler doğrultusunda eylemlerimizi yapıyoruz. Amacımız, çözüm oluncaya dek devam etmektir" dedi.
PELİN İKTÜEREN / JINHA/İZMİR