
Givara Reşo: Sabah saatlernde kapıdan bir araç geldi ve bir anda büyük bir patlama oldu. Bu sırada kapıya yakın bir yerdeydik. Patlamanın ardından bu defa da ateş etmeye başladılar. Türkiye tarafındaki gümrük binası ve buğday ambarından ateş ediyorlardı. Bu sırada biz hemen harekete geçtik, hiç panik yapmadan saldırının yapıldığı noktaya yöneldik. Gümrük binasına kadar girdik, bu sırada hissettiğim tek şey bir an önce kapıya ulaşmak ve gümrük binasında bulunan DAİŞ üyelerini kapıya tam konumlanmadan oradan çıkartmaktı. Kapı bizim açımızdan önemli, her şeyden önce Kobanê’nin bir parçası ve stratejik bir nokta. DAİŞ çetesi bizi dört koldan kuşatmak için başından beri kapıya saldırdı. Ancak bu son saldırı beklemediğimiz bir yerden geldi. Doğrudan Türkiye tarafından geldiler. Biz böyle bir saldırı beklemediğimiz için buna göre bir hazırlığımız olmamasına rağmen saldırı anında hiç paniklemeden, kararlı ve hızlı bir şekilde çetelerin ateş açtığı gümrük binasına yöneldik. Gümrük binasına yönelen ilk iki kişiden biri bendim. Burada o sırada göğüs göğüse bir çatışma yaşandı. El bombalarımızla oda oda direndik. Ben o an da sadece çeteler kapıyı alamasın da ne olursa olsun diye düşünüyordum. Çok sayıda DAİŞ üyesini öldürdük. Kalanlar da Türkiye tarafındaki köylere doğru kaçmaya başladı. Kaçan DAİŞ üyelerinin ardından bu defa Türkiye tarafından yaya olarak iki DAİŞ üyesi daha bize doğru koşmaya başladı. Kendilerini patlatacaklarını anladık. Ateş açmamız üzerine yanımıza varamadan bombalarını patlattılar. Kapıyı kanımızın son damlasına kadar savunacağız.
Botan Başûrî: Sabah patlama ve saldırı olduğunda ben de ilk müdahale eden grupta yer aldım. Gümrük kapısından yoğun olarak ateş ediliyordu. Patlamadan dolayı her yer yıkılmıştı. Ancak biz hiç bir şekilde panik yapmadan ve kararlı bibr şekilde kapıya yöneldik. O sırada düşüncem sadece bizim için çok stratejik olan kapıyı korumak ve DAİŞ teröristlerini oradan çıkartmaktı. Bizim için o anda yapılması gereken tek şey fedaice Gümrük binasına ulaşarak çete üyelirin etkisizleştirmekti. Beklemediğimiz bir yerden saldırı olduğu için önceden bir hazırlığımız yoktu. O an da yapılması gereken tek şey ne pahasına olursa olsun kapıyı bırakmamak ve savunmaktı. Burada önemli olan bizi ‘’şok etmek’’ üzerine yapılan bu saldırı karşısında soğukkanlı ve kararlı davranmamız ve asla disiplin ve kararlılığımızı kaybetmememizdi. Şu anda Türk devletinin koruması gereken kapısını biz koruyoruz. Sınır kapısına bizim hatlarımızdan ulaşamayan DAİŞ, Türk devleti ile işbirliği içerisinde bir saldırıya girişti. Ancak biz fedaice ve disiplin içerisinde bu saldırıyı boşa çıkarttık. Kobanê’yi ve Kürdistan’ın her bir parçasını sonuna kadar savunacağız.
Rojhat Afrîn: Kapıdan bir araç geldi. Başta Türk devletinin aracı olduğunu düşünerek müdahale etmedik. Araç tamamen Türk ordusunun gözetiminde sınır kapısından geçti. Araç aniden hızlanarak bize doğru geldi. Bu sırada artık bir patlama olacağını anladım, ancak vakit kalmadı ve araç patladı. Aracın Türk devletinin denetiminde sınır kapısından geçtiğini gördüm. Her şey gözümüzün önünde oldu.