TEV-DEM Yürütme Kurulu Üyesi Aldar Xelîl, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tehditlerine dikkat çekerek, şunların altını çizdi: ”Bizim hedefimiz bölgemizi ve halkımızı savaştan korumaktır. Diplomasi ve siyasi tüm yolları kullanarak Erdoğan’ın savaş rüyalarının önünü almak istiyoruz. ABD ve Koalisyon ile bunun için çalışmalar yürütüyoruz.”

TEV-DEM Yürütme Kurulu Üyesi Aldar Xelîl, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sınır güvenliği mekanizmasından cayma girişimlerine dikkat çekerek, “Bu durum, Erdoğan’ın gerçek amaçlarını açığa çıkarıyor. Erdoğan, yaşadığı iç krizden kaçmak için yeni bir savaş açmak ve bölgenin tamamını işgal etmeyi hedefliyor” dedi.

Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yürütme Kurulu Üyesi Aldar Xelîl, bölgedeki siyasi gelişmelere ilişkin Qamişlo’ya bağlı Til Birak ilçesinde geniş katılımlı halk toplantısı gerçekleştirdi. İlçe Meydanı’ndaki toplantıya, bölgedeki aşiret kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve ilçe halkı katıldı.

Toplantıda konuşan Aldar Xelîl, bölgedeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Suriye’de 9 yıldır süren savaşın bölge halkına büyük acılar yaşattığına dikkat çeken Xelîl, “Ne yazık ki savaş halen devam ediyor. Çünkü başta Türkiye olmak üzere dış güçler halen bölgedeki menfaatleri doğrultusunda hareket ediyor” dedi. Kuzey-Doğu Suriye halklarının kurdukları Özerk Yönetim, meclis ve sivil toplum kuruluşları ile örgütlendiğini ve kendisini koruduğunu ifade eden Xelîl, “Bu yüzden de bölgeye dönük iç karışıklık çıkarmayı amaçlayan çaba ve tehditler var. Kuzey-Doğu Suriye, tüm tehditlere rağmen Suriye’nin en güvenli ve örgütlü bölgesidir” şeklinde konuştu.

Şam ile diyalog

Demokratik ve özgür bir Suriye’nin inşasını amaçladıklarını tekrarlayan Xelîl, şöyle devam etti: “Biz, Suriye’nin bir parçasıyız. Tüm halklar için demokratik ve özgür bir Suriye’nin inşa edilmesini hedefliyoruz. Tek çözüm de diyalog, anlaşma ve engellerin ortadan kaldırılmasıdır. Suriye rejiminin savaşı bitirmeyi ve demokratik çözümü gerçekten istemesi halinde Şam ile diyalog geliştirmemiz önünde hiçbir sorun bulunmuyor. Her şeye rağmen Şam’a heyet gönderdik. Yine diplomasi kanalıyla diyalog geliştirmeye çalıştık, ancak halen olumlu bir cevap verilmedi.”

Her yolu deniyoruz

DAİŞ’in yenilgiye uğratılmasının ardından Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tekrar Kuzey-Doğu Suriye’yi tehdit ettiğine dikkat çeken Xelîl, şöyle konuştu: “Erdoğan içeride büyük sorunlar yaşıyor. İçerideki sorunlarından kurtulmak ve dikkati dışarıda yaşanacak bir savaşa çevirmek istiyor. Bizim hedefimiz bölgemizi ve halkımızı savaştan korumaktır. Diplomasi ve siyasi tüm yolları kullanarak Erdoğan’ın savaş rüyalarının önünü almak istiyoruz. ABD ve Koalisyon ülkeleri ile bölgede yeniden bir sıcak savaşın yaşanmaması ve dünyanın bundan etkilenmemesi için çalışmalar yürütüyoruz.”

Sınır güvenliği bahanesi

Sınır güvenliği mekanizmasıyla ilgili de konuşan Xelîl, şunları dile getirdi: “Erdoğan çeşitli bahanelerle sınır güvenliği ile ilgili kendine göre açıklamalarda bulunuyor. QSD’nin yardımıyla ABD ve Türkiye arasında varılan sınır güvenliği mekanizmasıyla Erdoğan’ın sınır güvenliği bahanesinin önüne geçildi. QSD varılan anlaşmaya uygun hareket ediyor fakat Erdoğan hala tehditlerine ve anlaşmadan duyduğu rahatsızlığı dile getirmeye devam ediyor. Bu açıklamalar Erdoğan’ın savaş çığırtkanlığı yaptığının, işgalciliğinin, bölgedeki huzur ve güven ortamını yok etmek istediğinin göstergesidir.”

 
 

Heyet ziyaretleri katkı sunacak

     

Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Emel Dada, yabancı devlet heyetlerinin ziyaretlerinin bölgenin güvenliğine katkı sunacağını belirtti.

Özerk Yönetimi son olarak İngiltere Lordlar Kamarası üyeleri, İngiltere’nin önde gelen parti ve sendika temsilcilerinin bulunduğu bir heyet ziyaret etti. İngiltere heyetinin ziyaretinin hemen ardından ise Fransa Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi Eric Shaver ve Almanya Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi Cilmans Hatsh liderliğindeki ortak Fransa ve Almanya heyeti ziyaret etti.

Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Emel Dada, heyetlerin ziyaretlerinin kamuoyu ve uluslararası toplum üzerinde olumlu bir etki yarattığını söyledi. Ziyaretlerde bölgedeki gelişmelere ilişkin önemli konuların ele alındığını belirten Emel Dada, “En önemli konulardan biri de bölgenin tamamının DAİŞ çetesinden özgürleştirilmesinin ardından hücre yapılanmalarına dönük başlatılan hamle oluyor. Ziyarette bulunan heyetler, bölgenin güvenliği için gerçekleştirilen bu operasyonlara nasıl destek olabilecekleri konusunda görüş ve önerilerde bulunuyor” dedi. Emel, ayrıca heyet ziyaretlerinde Özerk Yönetim için büyük bir yük oluşturan DAİŞ’li ailelerin vatandaşı olduğu ülkelere iade edilmesi konusunun ele alındığını aktardı.

Uluslararası mahkeme için hemfikiriz

QSD’nin gerçekleştirdiği operasyonlarda 50’yi aşkın farklı ülke vatandaşı binlerce DAİŞ’linin tutuklandığını hatırlatan Emel Dada, heyetlerden bunların yargılanması için hukuki ve lojistik destek talebinde bulunduklarını aktardı. Tutuklu bulunan DAİŞ elemanlarının savaş ve insanlık suçları işlediğini anımsatan Dada, “Özerk Yönetim’in elinde bu suçlara ilişkin belge ve bilgiler bulunuyor. Gelen heyetler ile bunların Kuzey-Doğu Suriye’de yargılanması için kurulacak bir uluslararası mahkeme konusunda ortak fikre sahibiz” şeklinde konuştu.

Güvenlik mekanizmasına destek

Görüşmelerde QSD, ABD ve Türkiye arasında sınır hattı için oluşturulan güvenlik mekanizmasına ilişkin geniş değerlendirmelerin yapıldığını aktaran Emel Dada, “Gelen tüm heyet üyeleri bu güvenlik mekanizmasına desteklerini belirtti” dedi.

Heyetler resmiydi

Heyetlerin bölgedeki eğitim ve sağlık hizmetlerini destekleyeceğini vaat ettiğini söyleyen Emel Dada, bu yönlü maddi desteğin sunulacağını da aktardı.Heyetlerin geldikleri devletlerin resmi temsilcileri olduğuna dikkat çeken Emel, bu heyetlerin Kuzey-Doğu Suriye’ye dönük tehditlere karşı bölgenin güvenliğinin sağlanması için hükümetlerine baskı uygulayacağını söyledi.