
Duruşmaya DTP MYK üyesi Mazlum Tekdağ'a ilişkin delil ikamesinin okunmasıyla başlandı. Tekdağ'ın seçim çalışmalarına ilişkin 51 adet telefon görüşmesi ve adının geçtiği ortam dinlemeleri mahkeme tarafından 'KCK/TM faaliyetleri' olarak okundu.
4'ü belediye başkanı
Verilen ara ardından mahkemede esasa ilişkin tahliye talepleri alındı. Duruşma savcısı İbrahim Baytekin, Cuma günkü duruşmada, tutukluluk süresi ve delil durumunu gözeterek 10 kişinin tahliyesini talep etmişti. 4'ü eski belediye başkanı 10 kişinin isimleri şöyle: Eski Yenişehir Belediye Başkanı Fırat Anlı, eski Şırnak Belediye Başkanı Ahmet Ertak, eski Batman Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan, eski Kızıltepe Belediye Başkanı Ferhan Türk ile kapatılan DTP’nin Kadın Meclisi Üyesi Esma Güler, BDP’liler Hasan Öner ve Leyla Deniz ile Arslan Özdemir, Besime Gonca ve Dirayet Taşdemir.
Demirtaş: Adalet infaz edildi
Duruşma öncesinde açıklama yapan BDP Eşbaşkanı Demirtaş, uzun tutukluluk sürelerini eleştirerek, mahkeme salonlarının mezbahaneye dönüştüğünü söyledi. Mahkemeden "Adalet beklemiyoruz çünkü katledilmiştir" diyen Demirtaş, "Arkadaşlarımızın tamamının istinasız tahliye edilmesini istiyoruz" diye belirtti.
Demirtaş, 'KCK' adıyla başlatılan operasyon üzerinden neredeyse 4 yıl geçtiğini ve 4 yıldır ifade vermeyi, savunma yapmayı bekleyen arkadaşları olduğunu belirtti. Mahkeme salonlarının mahkeme olmaktan çok mezbahaneye döndüğünü söyleyen Demirtaş, şunları söyledi: "Resmen burada katliamlar yapıldı. Sadece Diyarbakır mahkemeleri değil, Türkiye ’nin birçok mahkemesinde hukuk yasa, anayasa, uluslararası sözleşmeler ayaklar altına alındı. Bugün artık adalet için beklemiyoruz. Adalet zaten infaz edildi, adalet katledildi. Bugün burada çıkacak olan tahliyeler, evet arkadaşlarımız özgürlüğü açısından çok değerlidir. Ama siyasi açıdan bizim açımızdan çok değeri yoktur. 4 yıldır haksız hukuksuz tuttuğunuz arkadaşlarımızı bıraksanız siyaseten bir kazanımı olmaz. Bunu 1-2-3 yıl önce yapsaydınız bir anlamı olurdu."
Mahkemenin rolü değişmedi
Mahkemelere hiçbir çağrı yapmadıklarını, bu saatten sonra bir beklenti içinde olmadıklarını vurgulayan Demirtaş, şöyle konuştu: "Yalnız bu kararları veren mahkemeler ve savcılar bundan emin olsun, bu ülkede akan kana ve anaların ağlamasına fayda sundunuz. Siyaset olarak biz barış için, akan kanın durması için elimizden geleni yaparız ama yargının bu ülkede demokrasi ve özgürlüğe tarihi boyunca katkı sunmadığı ortada iken, bu saatten sonra bir beklenti içinde değiliz. Yargı bürokrasisi ülkenin barışına destek vermek yerine sürekli gerilim yarattı, haksızlık hukuksuzluk yarattı. Arkadaşlarımızın bir kısmı örgüt üyeliğinden ceza alsalar bile cezalarını neredeyse tamamlamış durumdalar. Bütün arkadaşlar istinasız tahliye olmalıdır. Onun dışında hiç bir karar bizim için adil bir karar değildir. Beklentimiz odur."
Öcalan'la görüşme rutinleşmeli
Demirtaş, İmralı'ya gitmesi beklenen ikinci BDP heyetine ilişkin de basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İmralı’ya ziyaretin gecikmiş bir ziyaret olduğunu, hükümetin yaklaşımları nedeniyle 1,5 aydır gidilemediğini söyleyen Demirtaş, "Biz sabırlı davranıyoruz, sürecin ilerlemesi için metanetli davranıyoruz. Ciddi olduğumuz için, sürece samimiyetle yaklaştığımız için bu şekilde davranıyoruz. İmralı görüşmelerinde bu şekilde kriz olmaması lazımdır. Bundan sonra da süreç ilerleyecekse, sayın Öcalan’ın ailesi, avukatları ve siyasetçileri ile görüşmesi rutin hale dönmesi lazımdır. Milletvekili olarak istediğim cezaevine gidebiliyorum. İmralı Cezaevi de hukuki olarak aynı ise, oraya gitmek için Başbakan’ın, Bakanın iznine krizlere falan tabi olmaması lazımdır. Bundan sonra sürecin normalleşerek devam etmesi gerekiyor" dedi.
'Bize bilgi verilmedi'
Türk basınında İmralı'ya gidecek BDP heyetinin hükümet tarafından onaylandığı yönünde çıkan haberlere ilişkin ise BDP Eşbaşkanı Demirtaş, İmralı Adası’na gidecek heyet konusunda kendilerine bir bilgi verilmediğini de belirterek, şöyle dedi: "Bu saatten sonra hükümetin isimlere takılarak süreci yavaşlatma gibi bir tavrı ortaya çıkarsa burada başka niyetler ararız. Uzun süredir heyetimiz hazır bekliyor. Biz kararımızı almış durumdayız, hangi arkadaşımızın başvuru yapacağı belli. Hükümet bu konuda karar vermeyecek izin verecek. Adalet Bakanlığı İmralı cezaevine ya da her hangi başka bir cezaevine bir milletvekilinin gitmesi konusunda karar vermez, kararı partimiz vermiştir. Kararı biz veririz. Kendileri izin verir mi vermez mi, onların takdiridir. Bizsiz de yürütebiliyorsa engel olmayacağımızı başından beri açıkladık. Ama bu saatten sonra bizi isim tartışması dayatan isim tartışması ile karşımıza gelen bir siyasi anlayış ile biz çalışma yürütemeyiz. Özelikle İmralı boyutuyla, kendi çalışmalarını kendileri yürütürler bizde dışardan destek oluruz, engel olmayız. Henüz resmi başvuru yapmadık. Arkadaşlarımız bizden haber bekliyorlar. Talimatımız ile başvuru yapacaklardır."
AMED