HAYRİ DEMİR/MA/ANKARA

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, "dokunulmazlıklarının kaldırılmasına" dair düzenleme 22 Mayıs 2016 öncesinde hazırlanan fezlekeleri kapsamasına rağmen Ekim 2017'de açılan bir soruşturmadan dolayı Selahattin Demirtaş'ı ifadeye çağırdı. Avukatların bildirimi üzerine yanlışını fark ederek geri adım attı. 

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi'nde rehin tutulan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ı "dokunulmazlık" kapsamında olmasına rağmen 2017'de açılan bir soruşturmadan dolayı ifadeye çağırdı. Savcılık, 1 Kasım günü Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderdiği yazıda Demirtaş'ın 6 Kasım günü SEGBİS ile ifadesinin alınacağını bildirdi. Savcılık yazısında şöyle denildi: "Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan yürütülmekte olan soruşturmaya esas olmak üzere; kurumunuzda tutuklu olarak bulunan Selahattin Demirtaş'ın 06/11/2017 tarihinde SEGBİS üzerinden özel vekili eşliğinde ifadesi alınacağından SEGBİS tarihinin şüpheliye tebliğ edilmesi, düzenlenen tebellüğ belgesinin çok ivedi Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmesi."

 

Dokunulmazlık kapsamında

Savcılık tarafından "dokunulmazlıklarının kaldırılmasına" dair düzenlemenin 22 Mayıs 2016 öncesinde hazırlanan fezlekeleri kapsamasına rağmen Ekim 2017'de açılan bir soruşturmadan dolayı Demirtaş'ı ifadeye çağırmış olması dikkat çekti. Söz konusu soruşturmada, Demirtaş'ın yerel seçimler döneminde Mersin'de BDP tarafından organize edilen mitingde yaptığı konuşmadaki "Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan" ve "Artık Başkan Apo'nun özgürlüğünün günüdür" ifadeleri, "örgüt propagandası" olarak değerlendirildi. 

 

3 yıl sonra soruşturma

 Demirtaş'ın ifadeye çağrıldığı soruşturmaya konu edilen konuşmasının Şubat 2014'te olmasına rağmen 3,5 yıl sonra Ekim 2017'de soruşturma açılması da dikkat çekti. 

 

Geri adım atmak zorunda kaldı

 İfade tebligatının Demirtaş ve avukatlarına ulaşmasından sonra söz konusu soruşturmanın "dokunulmazlık" kapsamında olduğu ortaya çıktı. Hemen savcılıkla iletişime geçen Demirtaş'ın avukatları "dokunulmazlık" kapsamında olan bu dosyadan Demirtaş'ın ifadeye çağrılmasının mümkün olmadığını bildirdi. Avukatların bildirimi üzerine yanlışı fark eden savcılık, geri adım attı. Soruşturma kapsamında yeni fezleke hazırlayacak olan savcılık, bu fezlekeyi önümüzdeki günlerde Meclis'e gönderilmesi talebiyle Adalet Bakanlığı'na gönderecek.


Tahir Elçi’yi ‘terörist’ yaptılar

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Tahir Elçi'nin cenaze törenine ait fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaşan bir yurttaş için, "Terör örgütü mensubunun cenazesine ait olan bir fotoğraf üzerine ‘yasta değil isyandayız’ şeklinde yorum yaptığı" diyerek, cezalandırılmasını istedi. 

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımlar nedeniyle Berat Baran isimli yurttaş hakkında “Örgüt propagandası yapmak” ve “Suç ve suçluyu övmek” iddiasıyla 1 yıldan 7 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. İddianamede, Baran hakkındaki soruşturmanın Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının kurumsal e-posta hesabına gelen ihbar maile başladığı belirtildi. Baran’a ait olduğu iddia edilen Facebook hesabından yapılan 6 paylaşım suçlama konusu yapıldı. 

İddianamede, öz yönetim ilan edilen kentlerde yaşanan yıkım, askeri operasyonlar ve insan hakları ihlallerine dair yapılan yorum ve paylaşılan fotoğraflar suç delili olarak gösterildi. 

Savcı, Baran’ın sosyal medya hesabında paylaştığı Tahir Elçi’nin cenazesinin bulunduğu tabutun fotoğrafı için skandal yorumda bulundu. Elçi’nin tabutunun bulunduğu fotoğrafın ekran görüntüsünü iddianameye suç delili olarak koyan savcı, Baran’ın paylaştığı fotoğraf için şu ifadeyi kullandı: “Terör örgütü mensubunun cenazesine ait olan bir fotoğraf üzerine ‘yasta değil isyandayız’ şeklinde yorum yaptığı...”  

Savcı, Baran’ın herkese açık sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımlarda “örgüt propagandası yaptığı”, “ölen örgüt mensuplarını kahramanlaştırdığı”, “örgütün amaç ve eylemlerini desteklediği, kamuoyu nezdinde övdüğü, meşru gösterdiği ve bunu sosyal medya üzerinde etkin bir şekilde yaptığını” ileri sürdü. Baran’ın “örgütün şiddet, cebir ve tehdit yöntemlerini meşru gösterecek veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde örgüt propagandası yaptığı” iddiasında bulunan savcı, Baran’ın “örgüt propagandası yapmak” ve “Suç ve suçluyu övmek” suçlarını işlediğini ileri sürerek cezalandırılmasını istedi. 

AMED