İsviçre Gündemi


İsviçre’de bir gazetenin yaptığı araştırma, para cezalarında ayırımcı uygulamalar yapıldığını ortaya çıkardı.
Bundan 6 yıl önce İsviçre çeşitli nedenlerle 6 aydan daha az hapis cezası alanların, cezalarının paraya çevrilmesini kabül etmişti. Bununla ilgili o dönemden günümüze kadar yapılan uygulamaları araştıran gazete, durumun hiç de sanıldığı gibi olmadığını ortaya çıkardı. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte mevcut suçlular içinde yasada yararlanan İsviçrelilerin sayısı yüzde sekseni bulurken, yabancıların sayısı, yasadan yararlanması gerekenlerin ancak yüzde ellisini kapsadı. Araştırma İsviçre savcılarının kendi vatandaşlarını yasadan büyük oranda yararlandırırken, yabancıları bunun dışında tuttuklarını gösterdi. Konuya ilişkin tartışmalar sürürken, başta yabancı örgütlerin ve ilgili sivil kuruluşlarının uygulamaya sessiz kalışları dikkat çekiyor. Elbette İsviçre’nin yabancılara karşı uygulamaları diğer alanlarda da sürüyor. Polisin keyfi uygulamalarının önü alınamıyor.
İsviçre’nin bir yandan İnsan hakları savunucusu kesilirken, uluslararası örgütlerden ihlal uyarıları alması büyük bir tezat oluşturuyor. BM İnsan Hakları Konseyi’de İsviçre hakkında yayınladığı raporda bu konuyu ele aldı. BM İnsan Hakları Konseyi’ndeki hükümet dışı örgütler, İsviçre’yi özellikle polisin görevini kötüye kullanmasına karşı başvuracak bağımsız bir merci olmaması nedeniyle eleştirdi. İsviçre daha önce de aldığı benzer eleştirilere karşın, önemli bir adım atmış gözükmüyor.
Yabancı düşmanlığı şimdi de Avrupalılara yönelmeye başladı. Almanların İsviçre’den yavaş yavaş çekilmesinden sonra, şimdilerde İtalyan göçmenler hedefte. İsviçre’nin İtalyan sınırından çalışmaya gelen İtalyan işçilere yönelik tepkilerin giderek arttığı belirtiliyor. Her sabah İsviçre sınırındaki Como ya da Varese şehirlerinden yola çıkarak İsviçre’deki işine giden, 8 bin “İtalyan göçmen” İsviçreli bazı partiler tarafından istenmeyen göçmenler ilan edildi. Tepki gösterenler arasında en sert tutumu alan Ticinesi Birliği oldu. İtalyan göçmenlerle ilgili açıklamayapan parti lideri Quadri Quadri;
“Kantonumuzda çalışan İtalyan sayısı tüm çalışanların dörtte biri. Bu da düşük ücret rekabeti anlamına geliyor. Çünkü hayat standardının daha düşük olduğu İtalya’da yaşayan bu İtalyanlar düşük ücreti kabul ediyor. Tek çözüm işçilerin serbest dolaşım hakkından mahrum edilmesidir” diyerek, Almanlardan sonra İtalyanların hedeflendiğini duyurmuş oldu.
Bu hafta yaşanan ilginç gelişmelerden biri de Almanya’daki Neo Nazi davasına Türk gazetecilerinin “başvuruların dolduğu” gerekçesiyle alınamayacağının açıklanmasından sonra, Türk gazetecilerin davayı izlemesini sağlamak için İsviçre’nin Neue Zürcher Zeitung, Neue Luzerner Zeitung ve Tagesanzeiger ve DRS TV’si muhabirlerini çekerek, Türk gazetecilerin davayı izlemesini sağlamayı kararlaştırdılar. Umarız söz konusu karar Türk gazetecilerine örnek olur ve Türkiye’deki KCK, devrimci örgütlerin vb davaları izleyen Avrupalılara yönelik ırkçı söylemleri konusunda onları biraz düşündürür.