
Eurosor ölümleri arttırır
Avrupa Birliği ise göçmenlerin ölümlerini engelleyici yasalar çıkarmak yerine “Eurosor” adı verilen yeni bir sistemle kaçak göçleri önlemeye çalışıyor. 1 Aralık’ta yürürlüğe girecek olan sistem, AB sınır koruma ajansı Frontex ile sıkı bir işbirliği içinde olunmasını ve kaçak göçmen dolu teknelerin uydular aracılığıyla Akdeniz üzerinde tespit edilmesini öngörüyor. Ancak uzmanlar bu yöntemin; göçmenlerin başka rotalar aramasına, daha küçük teknelere binmesine ve sonuçta daha fazla kazaya ve ölüme sebep olacağına dikkat çekiyor.
Uzmanlar gazetemize konuştu
Son facialar AB ve BM’nin göçmen politikasına yönelik eleştirilerin dozajını yükseltti. Gazetemize konuşan uzmanlar iki kuruma da sert eleştiriler yönelterek, “Sonuçla değil nedenlerle ilgilenin. İnsanların ülkelerinden göç etmesinin nedenlerini ortadan kaldıracak politika yürütün” dedi. BM Uluslararası Göç Örgütü Batı Afrika Sekreteri Frank Odhiambo, Güneydoğu ve Doğu Avrupa İnsan Ticaretine Karşı ARIADNE Ağı Avrupa Masa Şefi Agnessa Dorotey ve Yunanistan İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Celena Eleadora, AB’nin ve BM’nin göç politikalarını ivedilikle gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı.
AB ve BM politikasını değiştirmeli
Frank Odhiambo, Akdeniz’de yaşanan trajedileri Avrupa’nın göçmen politikasına bağlıyor. Savaşların, insan hakları ihlallerinin ve yoksulluğun insanları göçe zorladığını vurgulayan Odhiambo, “Ancak bu sorunlara köklü çözüm sağlanmadığı gibi bir tersi politikalarla sorunlar daha da ağırlaştırılmaktadır. Bu da beraberinde böylesi trajedileri getiriyor. Ölümlerin önüne geçilmesinin tek yolu sorunların yerinde çözülmesini sağlayacak politikaların esas alınmasıdır. Yani insanların ülkelerini terk etmesine sebep olan sorunlar ortadan kaldırılmaya çalışılmalı. Yoksa göçleri ve ölümleri asla engelleyemezsiniz” dedi. AB’nin konsolosluklar aracılığıyla mülteci başvurularını kabul etmesinin de hayati önem taşıyacağını belirten Odhiambo, “Böylelikle göçmenlerin tehlikeli yolculuklarda hayatını yitirmesinin önüne geçilebilir” diye konuştu.
Mültecilerin hakları korunmalı
İnsan hakları örgütlerine göre; Avrupa’ya ulaşmak isteyen göçmenler, riskli yolculuklardan sağ çıkacaklarının garantisi olmamasına rağmen kaçakçılara binlerce Euro ödemek zorunda kalıyor. Tüm bu sebeplerden dolayı özellikle BM’ye uluslararası göçle ilgili önemli sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Odhiambo, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kaçakçılık ve insan ticareti dünya hakları özgür de olsa devam edecek. Önemli olan mülteciliği ve sığınmayı hak eden kesimlerin insani haklarının sağlanması ve korunmasıdır. Bu hakların kullanılması uluslararası sözleşmelerle güvenceye alınmış durumda. Sözleşmeleri ihlal eden, görmezden gelen veya uluslararası normları her ne sebeple olursa olsun uygulamayan üye ülkelere karşı yaptırım ve uygulamaların sertleştirilmesi gerekmektedir.”
Yoksa ölümler son bulmayacak
Agnessa Dorotey ise AB’nin mevcut politikalarına devam etmesi halinde, Lampedusa Adası açıklarında yaşamını yitiren göçmenlerin ilk ve son ölümler olmayacağına dikkat çekerek, “Avrupa’da yükselişe geçen aşır sağcı ve milliyetçi partilerin yürüttüğü politikaların göçmen ve yabancı yasalarını sertleştirdiği biliniyor. Avrupa’da milliyetçiliğin yükselmesi ile birlikte kıyılara vuran göçmen ölümleri önemli bir artış gösterdi. Mevcut politikaların devam etmesi göçmen ölümlerin devam etmesini de beraberinde getirecektir” dedi.
Trajedi seyrediliyor
Dorotey, son on yılda sadece İtalya, Yunanistan ve İspanya karasularında 6 bine yakın göçmenin yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, “Bu trajedi açıkça seyrediliyor. Sadece güvenlik ve kurtarma oparasyonlarına yönelik tebdirler geliştiriliyor. Bu zihniyet ölümleri durdurmayacaktır. Bir cesete ulaşmanın başırı sayıldığı bir anlayış göçün önünü kesmeyecektir. Göçün temel nedenleri ve sonuçları ortadan kalkmadıkça bu ve benzeri trajedileri seyretmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Özgürlükler çıkarlara kurban
Ekonomik çıkarların tüm insani değerlerin üzerinde tutulduğunu vurgulayan Dorotey, “İnsan hakları, kişi hak ve özgürlükleri, ekonomik ve uluslararası politikalara kurban ediliyor” diye ekledi.
Seyahat özgürlüğü sağlanmalı
Celena Eleadora da uluslararası göçe karşı BM’nin aktif bir şekilde devreye girmesi gerektiğinin aciliyetine vurgu yaparak, şunları söyledi: “BM küresel göç organizasyonlarında yer alan örgüt, ülke ve siyasi yapıları yakında takip etmelidir. Göçmenleri takip etmek ve onlara yönelik tebdirler almak sorunu çözmeyecektir. BM’nin de kabul ettiği seyahat özgürlüğü, hiç bir şekilde engellenmemelidir. Kişi istediği ülkeye gidebilir ve buradaki mahkemelere geliş nedenlerini açıklayabilir. Mahkemeler uluslararası normları gözönünde bulundurarak mülteci başvurusunda bulunan kişi hakkında bağlayıcı karar verebilir ve bu karar tüm AB üyesi ülkeler için geçerli olur.”
Eleadora, AB’nin ve BM’nin göç politikalarını tekrar gözden geçirmeleri gerektiğini belirterek, “Özellikle siyasi nedenlerden dolayı göç etmek zorunda kalan mülteciler için kolaylaştırıcı tebdirler geliştirilmelidir” dedi.
ALİ ONGAN