SELMAN GÜZELYÜZ/MA
Yargıçlar Sendikası eski Başkanı Mustafa Karadağ, seçim güvenliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, yoğunluğun Kürt illerine verilmesi gerektiğini belirtti.
Karadağ, "Doğu ve Güneydoğu'da seçmen iradesinin sandığa doğru yansımasını sağlayacak tedbirler bir tek HDP'ye bırakılmamalıdır " dedi.
Mustafa Karadağ, CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisi'nin de yer aldığı 17 farklı oluşum ile birlikte kurdukları “Adil Seçim Platformu” ve seçim güvenliğine dair Mezopotamya Ajansı'na (MA) konuştu.Türkiye'de yaşayan insanların seçimlere dair ciddi anlamda kaygılı olduğunu söyleyen Karadağ, seçmenin ne Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) ne de seçimin kendisine güvendiğini söyledi. Karadağ, "Bu nedenle Adil Seçim Platformu çok önemli" dedi.
Platform bir demokrasi ittifakı
Karadağ, Platform’un işlevine dair "Platform’un 'bu seçimde oylarınız güvende olacaktır. Siz serbest iradenizle gidin oylarınızı kullanın' demesi, seçmene cesaret vermesi çok önemli. Platform üyelerinin CHP, Saadet Partisi, İyi Parti, HDP ve Demokrat Parti'nin temsilcilerinden oluşması, bir nevi demokrasi ittifakıdır. Demokrasiyi kurtarmak ve korumak bakımından önemlidir. Daha önce sandık başlarında haksızlığa uğradığını düşünen partiler seçim güvenliğiyle uğraşırdı. Ama 24 Haziran seçimlerinde ve ikinci tura kalırsa, bu 5 siyasi partinin sandık kurulu görevlileri, temsilcileri işbirliği yapacaklar. Koordineli olarak çalışacaklar. Bir sorun olduğunda hepsi aynı yerde bitecek" diye konuştu.
Seçmenin kaygısız haksız değil
Karadağ, Türkiye'de yaşayan seçmenlerin seçimlere kaygı duymasında haksız olmadıklarının altını çizdi. Geçmiş dönemlerdeki seçimlerde halkın iradesinin sandığa yansımadığını vurgulayan Karadağ, şöyle konuştu: "Biz Haziran seçimlerinden Kasım seçimine kadar olan süreci gördük ve yaşadık. Dört, beş aylık süre içerisinde ciddi oranda bir seçmen iradesi değişimi oldu Türkiye'de. Yine yakılmış oylara şahit olduk. Seçim bitmeden YSK'nın mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılacağına dair bir karar vermesini gördük Türkiye halkının YSK'ya güveni kaybettiren olaydı. Neticede şuanda Türkiye'de yaşayan insanlar YSK'ya güvenmiyorlar, seçim kurumlarına güvenmiyorlar, devletin bir şekilde manipüle edildiğini düşünüyorlar. Bu nedenle de bu Adil Seçim Platformu çok önemli."
30 bin civarında riskli sandık
Karadağ, Türkiye'de 30 bin civarında riskli sandık olduğu yönünde kendisine bilgi aktarıldığını söyledi. Söz konusu riskli sandıkların genellikle göç veren yerleşim yerlerinden olduğunu belirten Karadağ, "Geçmiş dönemlerde şahit olduğumuz 300 seçmen olan bir köyde, oyların hepsi kullanılmış. Ve işin ilginç yanı bu oyların hepsi de geçerli oy olarak kabul edilmiş. Baktığınız da TBMM'de tüm vekiller oy kullansalar dahi, mutlaka birisi geçersiz oluyor. Yine rektörlük seçimlerinde bile geçersiz oya rastlamak mümkün iken, her ne hikmetse, köylerdeki oyların hepsi geçerli oluyor. Yine geçmiş seçimlerde rastladığımız sandık başlarında silahlı sivil insanların görünmeleri, yine seri halde oy kullanılma görüntüleri, oyların çalındığını gösteriyor. Bu bahsettiğimiz hukuksuzluklar platform ile önlenecek" şeklinde konuştu.
Devlet seçmeni de taşıyacak mı?
Karadağ, şöyle devam etti: "Asıl sorun Doğu ve Güneydoğu'daki sorundur. Birinci sorun sandık taşıma meselesi. Peki sandığı taşıdığını söyleyen devlet, bu kararı veren devlet, seçmeni de taşımayı yükümlendi mi kendini? Bunu yapmadığı zaman bizim aklımıza yine başka şeyler gelir. Çünkü sen sandığı taşıyıp da sandığa oy kullanacak seçmeni oraya götürmezsen, 'kardeşim ben o sandıkta oy kullanacak seçmenin iradesini sandığa yansımasını engelliyorum’ demektir. Hele HDP'nin aldığı oy ciddi şekilde düşerse, bu hiçbir şekilde iyi niyetle yorumlanamaz. Onun için orada sandık taşınan yerlerde kesinlikle seçmenin taşınmasını temin etmek gerekir."
Sadece HDP’ye bırakılmamalı
Kürt illerinde seçmen iradesinin sandığa doğru yansımasını sağlayacak tedbirler konusunda HDP'nin yalnız bırakılmaması gerektiğinin altını çizen Karadağ, şöyle konuştu: "Adil Seçim Platformu, her türlü tedbirler alacak ve tüm partilere destek vereceklerdir. Bölgede işte kendi artık müşahitlerini, okul temsilcilerini bir şekilde bulunduracaktır ve bulundurmalıdırlar da. Bence yoğunluk Doğu ve Güneydoğu illerine kaydırılmalıdır. Ben bu konuda CHP'nin samimiyetine inanıyorum. Özellikle CHP’nin sadece kendisini değil, partilerin boş bırakmak zorunda kaldığı yerleri dolduracağı yerlere destek vereceğini biliyorum. Bu olacaktır. Yapılmalıdır da.”
ANKARA