Önceki seçimlerden farklı olarak, 30 Mart yerel seçimleri yaklaşırken AKP, CHP ve Gülen teşkilatı ortak bir kaygıyı dile getiriyor, seçim hilelerinden söz ediyorlar.

Son on dört yılda yapılan seçimlerde, bu üçlünün mağduru oldukları herhangi bir seçim hilesi söz konusu değil. Bu konuda  dile getirilmiş bir şikayet veya maddi temeli olan bir örnek de yok.
Ama HADEP, DEHAP, DTP ve BDP döneminde, birçok il ve ilçede hile yapıldığı kesindir.
Semt ve mahallelerde kurulan sandıklar açılıp yerinde sayımı yapıldıktan sonra, sandık toplamlarında DEHAP, DTP, BDP adaylarının kazandığı birçok il ve ilçede, seçim kurullarındaki hilelerle ikinci sıradaki adaylar belediye başkanı yapılmıştır.
Bir önceki yerel seçimlerde Ağrı, Karakoçan, Halfeti, Tekman seçim hilelerinin açıkça yapıldığı yerlerin başında geliyor. Bu yerlerde yapılan seçimlerin sonuçlarını veren NTV ve CNN Türk televizyonları da, ilk altı saat boyunca BDP’li adayların kazandığı duyurusu yapmışlardır. Duyurular gerçeği yansıtıyordu. Çünkü TV merkezleri, yerel muhabirlerinden sandık sandık sonuçları alarak, il veya ilçe toplam sonuçlarını bu bilgiler üzerinden kendileri çıkarabilmektedir. Fakat sözü edilen bu kentlerde halk, oyunu kullandıktan sonra evlerine çekilmiş, seçimin kaderini Gülen teşkilatı üyesi bir hakimin veya AKP’li bir emniyet müdürünün insafına terk etmiştir.
Son milletvekilliği seçimlerinde Muş’ta Sırrı Sakık, Mersin’de Ertuğrul Kürkçü, Urfa’da İbrahim Binici’nin toplam oyları ile oynanarak vekillikleri çalınmak istenmiş, ancak her üç vekilin ısrarlı takibi, her üç ilde yerel örgütlerin ve halkın sandıklara sahip çıkması, planlanan hilelerin hayata geçirilmesini engellemiştir.
Kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden biri, bir devlet görevlisi ile yapılan bir görüşmede, yetkilinin kendilerine, kırk ilde BDP’nin oylarının çalınarak hile yapıldığını itiraf ettiğini belirtmektedir.
Van’daki son milletvekilliği seçimlerinde, AKP Hükümeti sözcüsü Hüseyin Çelik’in, bazı resmi görevlilere, Van’daki seçimlere ilişkin hile telkininde bulunduğu ses ve görüntü kayıtları ile Roj TV’de yayınlanmıştı.
2002 seçimlerinde İstanbul’un birçok ilçesinde DEHAP blokuna verilmiş binlerce mühürlü oy, çöp konteynerlerinde bulunmuştu. Bir önceki seçimde, bir kamyonette, resmi oy pusulaları yakalanmıştı.
Bu seçim hilelerini merkezi bir kararla, AKP Hükümeti ve Gülen şebekesi ortaklaşa yapıyorlardı. Kürdistan’da 22 Temmuz 2007 milletvekilliği seçimleri ve 29 Mart 2009 yerel seçimlerine müdahale amacıyla seri toplantılar yapılmıştır. Bu toplantılar, AKP’li Hüseyin Çelik ve Gülen teşkilatının siyasi işler sorumlusu Hüseyin Gülerce’nin bilgisi dahilinde gerçekleşmiştir.
Dönemin Diyarbakır Vali ve Emniyet müdürü, Siirt Emniyet Müdürü ve milli eğitim müdürü, Van Valisi ve milli eğitim müdürü, Batman Valisi ve emniyet müdürü, bazı illerin diyanet işleri başkanları ve Jandarma komutanlarının katıldığı bu toplantılarda il il, ilçe ilçe planlamalar yapılmıştır. Bu toplantıların tutanakları da tutulmuştur.
Milli eğitim müdürlerinin bu toplantılara alınmasının nedeni, seçim başkanlıklarının tespitinde kendilerince "uygun” görevlilerin tespitidir.
İl ve ilçe seçim kurulları başkanlarının en kıdemli hakimler olduğu; bu hakimlerin de büyük oranda Fethullah Gülen örgütünün onayı ile bu görevlere getirildiği düşünüldüğünde, 30 Mart seçimlerinde de yeşil Ergenekon'un hile ve entrika tezgahı işletilecektir.
AKP de kaybettiği itibarını ve son birkaç aydır dibe vuran prestijini seçimlerle gidermek istemektedir. Bu nedenle bu seçim, önceki seçimlerden daha çok seçim hilelerine açık hale gelmiştir.
Sandıklarda, sandık başkanı ile birlikte, parti müşahitleri de görevli konumundadır. Sayım sonuçları başkan ve müşahitlerin imzaladığı tutanakla tescil edilmektedir. Tek tek sandıklar il ve ilçe seçim kurullarına ulaştırılınca, bu kurul bir toplam çıkararak seçim sonucunu ilan etmektedir. Fakat  birçok merkezde bu ilan, hile ve ayarlamalardan sonra yapılmaktadır. Yerel örgütler, sivil kuruluşlar ve halk sahip çıkmazsa eğer; aylardır yapılan çalışmalar, verilen emekler ve kullanılan oylar, seçim kurullarındaki hakimlerin hileleri ile heba edilebilir.
AKP-Gülen savaşı, önceki seçim hilelerini organize eden şebekenin de çözüldüğü anlamına gelmemektedir. HDP ve BDP bu gerçeklerden hareketle, seçimlerin güvenliğini sadece sandık müşahitleri ve birkaç gözlemciye bırakmamalıdır. Aylar boyu süren bir çalışmayı kendiliğindenciliğe terk etmemek, şimdiden sandık ve seçim güvenliğini sağlayacak örgütlenmeyi sağlamak gerekmektedir.
Seçim hilelerini önlemenin yolu, oy verme işlemlerini takip etmek kadar, seçim sonuçları ilan edilinceye kadar tüm il ve ilçe halkının sandıklara sahip çıkmasıdır.