İngiltere Gündemi
İngiltere’nin gelmiş geçmiş en çekişmeli seçim kampanyasına tanıklık ettik. Birleşik Krallıkta perşembe günü olan genel seçimlerde Muhafazakar Parti 650 koltuğun 331’ini alarak lider parti oldu. Hükümet için gerekli olan 323 vekilin de üstünde bir sonuç elde etmiş oldu. Muhafazakarların bu üstün başarısı aslında şaşkınlık yarattı. Son anketlerde İşçi Partisi ve Muhafazakarların başa baş gittiği görülürken, seçim sonuçları hiç de öyle olmadı. Türkiye’de bu anket ve seçim sonucu zıtlığı çıksaydı, kesin "bu işte bir hile, bir bit yeniği var" derdik. Öyle ki İngiliz anket şirketleri, seçmenlerin neden fikir değiştirdiklerini araştırmaya başladılar bile.
Bu durumda kararsız seçmenlerin büyük bir çoğunluğunun Muhafazakar Parti'yi seçmesinin yanı sıra düşünüldüğü gibi UKIP partisinde Muhafazakarlardan kayma olmadı ki 30 vekil çıkaracağı düşünülen UKIP, sadece 1 vekil çıkardı. En büyük düşüşü ise Liberal Demokratlar yaşadı. Parti, 2010 yılında 57 vekil çıkarırken, bu rakam son seçimde 8’e düştü. Seçmenler bir nevi koalisyon ortağı Liberal Demokratlar'ın Muhafazakarlar'ın gölgesinde kalmasını oy vermeyerek cezalandırmış oldu.
Seçim yenilginin sorumluluğunu üstlenen İşçi Partisi, UKIP ve Liberal Demokratlar'ın liderleri görevlerinden istifa ettiler. Bu Türkiye’de asla olmayacak bir görüntü. 232 vekille seçimi tamamlayan İşçi Partisi'nin en büyük kaybı İskoçya’da oldu. İskoçya’daki 59 koltuktan 56’sını İskoçya Ulusal Partisi kaptı. Halbuki 2010 seçimlerinde İşçi Partisi, İskoçya’da 41 vekil çıkartmıştı.
İşçi Partisi lideri Ed Miliband’ın İskoç Ulusal Partisi'ne ilişkin sert çıkışları, bağımsızlık yanlısı İskoç partinin çıkışını körükledi. Miliband’ın tüm anti-İskoç Ulusal Parti söylemlerine karşın, Başbakan David Cameron, 'İşçi Partisi, İskoç Ulusal Partisi ile anlaşacak, ülke daha da sola gidecek, İskoçya’yı bizden ayıracak’ uyarılarıyla, bütün sağcıları kendi haznesinde toplamayı başardı.
Tüm polemiklere rağmen, İskoçya’nın kendi yolunu çizip, takip etmesi sevindirici. Ancak İskoçya’nın bağımsızlığının önünde tek engel merkez hükümet değil. Bu işin Amerika’sı, AB’si, NATO’su var. İskoçya’da bulunan deniz altı nükleer savunma kapasitesi var. Yani İskoçya’nın karşı çıkanı küresel boyutta.
İngiltere’de çanlar sağcılar ve zenginler için çalıyor. Gelecek karanlık. 'Bir Millet bir Birleşik Krallık' şiarıyla halkı selamladı galip Muhafazakar lider David Cameron. Yani 'İskoçya’ya bağımsızlık yok demeye' getiriyor.
'Her sene Londra’da 200 bin konut dikeceğiz' sözleri ise konut sorununu ortadan kaldırmıyor. Ev fiyatları Muhafazakar Parti'yle daha da katlanıyor. Bu durumda 12 milyar Pauntluk sosyal yardım kesintisi icraata sokulacak. Varlıklı İngilizler ihya oldu. Zenginler daha az vergi ödeyecek. Kamu işlerinin yerini özel işler alacak. AB üyeliği ise tehlikede. Sağın iktidarda olmasının bedelini yine düşük gelirliler ödeyecek.
İngiltere’de "Hayat nasıl sorusu?" sorulacak olursa ve tek cümleyle ifade edilecek olunursa: Her şey daha güzel olmayacak.