İsviçre Gündemi


İsviçre’de, Türkiye’deki genel seçimlerde HDP’yi destekleyen çevrelerin yoğun örgütlülüğü dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaşanan eksikliklerden ders çıkarıldığı açık bir şekilde hissedilirken, Dem Kurd, İGİF, İDHF, İTİF, SYKP, İsviçre Süryaniler Birliği, ÖSP, FEDA yerel dernek ve vakıfların oluşturduğu "İsviçre 7 Haziran Seçim Koordinasyonu" çalışmaların genele yaymaya başladı.

Koordinasyon, çalışmaların saha-bölge-alan-semt sistemine göre yapılacağını ve bunu esas alan örgütlenme hedefine ulaştıklarını da duyurdu. Bu binlerce kişinin seçim çalışmalarında görev alacağı anlamına geliyor. Seçim Koordinasyonu İsviçre genelinde 15 büroya da sahip. Söz konusu bürolarda seçmenlere her türlü konuda yardımcı olunuyor. Seçmen kaydı olmayanların kaydedilmesi, mültecilerin oy kullanmasının sağlanması, seçmen kayıt kontrollerinin yeniden yapılması gibi birçok konuda çalışma yürüten büroların sayısının daha da arttırılması planlanıyor. 

Söz konusu çalışmalara bağlı olarak Dem Kurd, İGİF, İDHF, İTİF, SYKP’e bağlı derneklerin çalışmalarının merkezine seçimleri alması dikkat çekiyor. İTİF’e bağlı Zürich Gençlik ve Kültür Evi'nin bütün aileleri ziyaret etmesi, bütün Türkiyelileri bilgilendiren seçim bildirisi dağıtması örnek çalışmalardan biri olarak değerlendiriliyor. Seçim atmosferinin gece, etkinlik, konferans gibi organizasyonlarla etkili hale getirileceğini de hatırlatan 7 Haziran Seçim Koordinasyonu oy hedefinin 32 bin olduğunu da duyurdu. 

Seçim Koordinasyonu'nun kuruluşu geçen yıllarda yaşanan bilgi kirliliği ve manipülasyonları da engelleyecek gibi gözüküyor. Sosyal medyada ilgili ilgisiz herkesin açıklamalarına itibar edilmemesi konusunda uyaran Koordinasyon, HDP Avrupa Temsilciliği ya da HDP Avrupa Seçim Merkezi Koordinasyonu'nun açıklamaları dışında seçim eksenli hiçbir yerel bilgiye, dedikoduya, itibar edilmemesini istedi. Ve aksi yönde hareket eden kişi ve kurumların uyarılacağını vurguladı.

Koordinasyon, birinci aşamada her bölgede kayıtlı seçmen sayısını tespit edeceği ve kayıtlı olmayan seçmenin kaydedilmesini sağlayacağını ve HDP’ye kaç kayıtlı seçmenin oy vereceği tespitinin yapılacağını belirterek, özellikle seçmen kayıtları tamamlanmadan ve kayıtlı seçmenin eğilimi netleştirmeden hedefe ulaşılamayacağını da hatırlatıyor.

Özetle İsviçre, Türkiye genel seçimlerine yoğun bir şekilde hazırlanıyor. Türkiye'de siyasi ve toplumsal dengeleri büyük ölçüde değiştirecek seçim sonuçları her bireye büyük sorumluluk yüklüyor. Yani her oy halkların geleceğini şekillendirecek. Sürgün gözüyle bakıldığında ise HDP’ye verilecek her oy, halkların birarada yaşamasını sağlamak dışında ülkeye, kaynağa dönüş anlamına gelecek. Bu seçimler seçenekleri ikiye indirdi. Ya halkların kardeş ve özgürce birarada yaşamasına oy vereceksiniz, ya da ırkçılığa, inkara ve ötekileştirmeye 'evet' diyeceksiniz. 

Oy kulanmamak da "barışa hayır ırkçılık ve inkara evet" anlamına gelecektir.


***

Düzeltme: Geçen yazımızda konu edindiğimiz Johan Cosar, Asuri Süryani Askeri Meclisi (MFS) Komutanıdır. Kendisi Kobanê'de değil, Cizîrê Kantonu'ndadır. Johan Cosar, YPG savaşçısı değil, YPG ile bağlantılı MFS birliklerinin komutanıdır. Düzeltir, Cosar ve okurlarımızdan özür dileriz.