Tüm örgütlerinde eş başkanlık sistemini uygulayan ve milletvekili aday listesinde yüzde 48 oranında kadınlara yer veren Halkların Demokratik Partisi sayesinde, Meclis'teki kadın milletvekili sayısı 97'ye yükseldi. HDP'nin başarısında en büyük paya sahip olan ve seçim kampanyasının da öncülüğünü yapan kadın temsiliyeti Türkiye tarihinde ilk defa bu düzeyde Meclis'e yansıyacak. 

Resmi olmayan sonuçlara göre, HDP'li 32 kadın milletvekili, "yeni yaşam"ın Meclis'teki sesi olacak. 80 aday çıkartan HDP'de, kadın vekil oranı yüzde 40 oldu. 

 

AKP ve CHP'de oran yüzde 15 

 258 milletvekili çıkartan AKP'nin sadece 41 kadın milletvekili oldu. Kadınların temsili AKP'de yüzde 15'te kaldı. 

132 milletvekili çıkartan CHP'nin de 20 kadın milletvekili seçildi. CHP'deki oran da AKP gibi yüzde 15'de kaldı.  

 80 milletvekilinden sadece 4'ü kadın olan MHP'de oran yüzde 5'de kaldı. 

Bu sayıyla 2015 seçimlerinde parlamentodaki kadın vekil oranı yüzde 17,3'e yükseldi. 

 

HDP'de kadın temsili yüzde 40

 Türkiye'de kadın kimliğinin en güçlü temsiliyetini taşıyan HDP, aldığı sonuçlarla kadın partisi olduğunu da kanıtladı. 

Türkiye ve Kürdistan genelinde gece gündüz çalışan HDP'li kadınlar çalışmalarını sandığa taşıyarak, Türkiye'de kadın hareketinin umudu olmayı başardı. Meclis'te "Eşit temsiliyet" ilkesi ile milletvekili listesinin yarısını kadınlardan oluşturan HDP, meclise de yüzde 40 oranında kadın aday taşıdı. HDP, 32 kadın milletvekili ile meclisi kadın rengine büründürmeye şimdiden hazır. 

Kürt hareketinin gelişiminde büyük pay sahibi olan ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın "yarım kaldığı projem" dediği kadın özgürlük mücadelesi HDP'de elde ettiği bu temsiliyet oranı ile eşbaşkanlık uygulamasından sonra yeni mevziler kazanmaya hazırlanıyor. 


Kerestecioğlu: Yeterli değil 

 Türkiye'deki feminist hareketin önemli isimlerinden Filiz Kerestecioğlu, HDP'nin İstanbul milletvekili adayı olarak Meclis'e girdi. "Bu temsiliyet elbette yeterli değil" diyen Kerestecioğlu şöyle devam etti: "Dünyadaki fiziki varlığımıza, hayatta sırtladığımız yüke ya da yaşadığımız acılara baktığımızda kadınların eşit ve doğru bir biçimde temsil edildiğini söylemek zor. Sayıyı artıran ise elbette Meclis'te yüzde 13.1'lik oranı ile -hak ettiği değil ancak ona yakın değeri veren- HDP oldu. Bu da kadınların mücadelesi ile oldu. Her zaman olduğu gibi bundan sonra da kadınların sokaktaki mücadelesi ile Meclis'teki mücadeleyi birleştirerek, kadın özgürlük mücadelesini yükselteceğiz. Kadınların temsiliyetindeki artış aynı zamanda Meclis'te kadınların birbiriyle dayanışmasıyla da olacak bir şeydir. Şiddeti önlemek konusunda bir söz söylenirken, partilerinin antidemokratik uygulamalarına bakmamaları gerekiyor. Daha feministçe bir bilinçle kadınların isterlerse bunu yapabileceklerini düşünüyorum." 


 HABER MERKEZİ




HDP'nin farklı ve renkli kadın vekilleri


Kürt siyasi hareketini büyüten ve hareketin gelişimine renk veren kadınlar, kendi renklerini, mücadele deneyimlerini HDP ile birlikte bir adım ileriye taşıdı. Toplumun en farklı ve renkli kadın temsiliyetine çatısı altında yer veren HDP ile birlikte feminist hareketten, başörtülü kadınlara, sosyalist kadınlardan, etnik azınlık üyesi kadınlara kadar meclise taşındı. Türkiye'nin ilk Azeri ve Êzîdî kadın milletvekilleri HDP ile birlikte meclise girdi. HDP'nin farklı ve renkli 32 kadın milletvekili, renkleri ve inançları yeni dönem parlamento sistemine etki edebilecek düzeyde seçilerek milletvekili olmaya hak kazandı. 


Başörtüsü için idamla yargılandı

HDP'deki kadın temsiliyeti, temsil ettiği mücadele deneyimleri ile de dikkat çekiyor. Türkiye'nin yıllarca yasakladığı başörtüsü mücadelesinin simge ve sembol isimlerinden Hüda Kaya, İstanbul'dan HDP milletvekili olarak seçildi. Kaya, 28 Şubat döneminde yazdığı yazı nedeniyle kendisi ve kızları hakkında açılan dava ve idamla yargılanması ile tanınan mücadeleci kadınlardan biri. 

Mazlum-Der'in ilk üyelerinden biri olan Kaya, başörtüsü için verdiği mücadelenin daha geniş bir hak ve özgürlük mücadelesinin parçası olduğunu tanımladı. Kaya, pek çok kadın platformunu kurdu ve aktif olarak çalıştı. Uluslararası Müslüman Kadınlar Birliği üyesi olan Kaya, aynı zamanda Uluslararası Müslüman Kadınlar Birliği'nin Türkiye delegeliğini yaptı. Mücadelesiyle dindar camia içerisinde tanınan ve saygın bir yer edinen Kaya, başörtüsü için verdiği mücadeleyi daha sonra alternatif bir yaşam arayışı ile sürdürdü. Demokratik İslam Kongresi çalışmalarında yer edinen ve daha önce HDP'nin yönetim kademelerinde yer edinen Kaya, tevazusu ve empati duygusu ile tanınıyor. 


Avrupa Parlamenteri artık TBMM'de

Feleknaz Uca da, kendi topraklarında yaşam şansı bulamadığı için ailesiyle birlikte Avrupa'ya göçmüş Êzîdî bir aileden geliyor. 1999'da henüz 22 yaşındayken Demokratik Sosyalizm Partisi'nden Avrupa Parlamentosu'na seçilen Uca, 2004'e kadar Parlamento'nun Kültür, Eğitim, Medya ve Fırsat Eşitliği Komitesi'nde çalıştı. 2009'a dek AP milletvekili olan Uca, Avrupa Birliği-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu üyeliği de yaptı. 2005'e kadar dünyadaki tek Êzîdî milletvekili olan Feleknaz Uca, 7 Haziran'da HDP'nin yerle bir ettiği barajın aşılması ile Meclis'e girerek, TBMM'de de bir ilke imza attı. 


İlk kez bir kadın Azeri Meclis'e girdi

Îdir Milletvekili olan Azeri Kıznaz Türkeli de kimliği ile dikkat çeken adaylardan biri. HDP'deki farklı etnik yapı temsilcilerinden biri olarak dikkat çeken Türkeli, yaşadığı coğrafya nedeniyle Kürt ve Azeri kültürünü iç içe yaşadı. Türkeli seçildikten sonra da, "Yaşasın hakların kardeşliği, bundan sonra halkların kardeşliği konuşacak, renklerin birlikteliği konuşacak. Azeri, Kürt hep birlikte Iğdır'a sahip çıkıp sorunlarımızı birlikte çözeceğiz" açıklamasını yaptı. 


Feminist hareketin öncü ismi Meclis'te

Türkiye feminist hareketin öncü isimlerinden biri olan Avukat Filiz Kerestecioğlu da, İstanbul HDP Milletvekili oldu. 1987'den beri avukat olarak çalışan Kerestecioğlu, uzun yıllardır feminist mücadele içinde yer aldı. Feministlerin sesi olmayı hedefleyen Kerestecioğlu, feminist mücadeleye mecliste devam edecek. 

Kerestecioğlu, Dayağa Karşı Dayanışma Yürüyüşü'nün tertip komitesi başkanlığını yapmıştı. 12 Eylül döneminin ve Türkiye'de feminizmin ilk kitlesel eylemi sayılabilecek bu yürüyüşün ardından gelen tacizci erkeklere karşı "Mor İğne", "Geceler de sokaklar da bizim", "Bedenimiz bizimdir" gibi pek çok kadın hakları kampanyasının içinde yer aldı. Kerestecioğlu, aynı zamanda, her eylemde hep bir ağızda söylenen 'Kadınlar Vardır' şarkısının söz yazarı ve bestecisi. 

"Bazen şiddete uğrayan kadın, bazen Kürt, bazen Ermeni, bazen LGBTİ, bazen de yok yere kesilen bir ağaç ya da öldürülen bir katır olabilirim" diyen Kerestecioğlu, politik bakışını sadece kadın haklarıyla çerçevelemiyor.