Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 105 gündür açlık grevinde olan Ahmet Sürme’nin annesi Fatma Sürme, “Biz anneler onların ölmesini beklememeliyiz, sonuç ne olursa olsun ölümleri durdurmalıyız” dedi.
Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Ahmet Sürme (31), 26 Aralık’tan beri açlık grevini sürdürüyor. Amed’in Bismil ilçesi doğumlu Sürme, 2016’da Muğla’nın Kula ilçesinde gözaltına alınıp tutuklandı. Hakkında “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddiasıyla açılan davada Sürme’ye 16 yıl hapis cezası verildi. Muğla Kapalı Cezaevi’nde 2 ay kalan Sürme, daha sonra Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildi. Ailesi ile görüşen Sürme, tecrit kalkmadığı sürece eylemlerine devam edeceklerini kaydetti.
Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan Sürme’nin annesi Fatma Sürme, en son 26 Mart’ta çocuğunun görüşüne gittiğini belirterek, yürümekte zorluk çektiği için oğlunun, arkadaşlarının yardımıyla görüş odasına geldiğini söyledi. Oğlunun konuşurken nefes alıp vermekte güçlük çektiğini ifade eden anne Sürme, “Eşimle birlikte gittik görüşe. Oğlumun yüzü sararmıştı, konuşurken nefes almakta güçlük çekiyordu, elleri buz gibiydi, kilo kaybı çok fazlaydı. Bana, ‘Tecridin kaldırılmasını ve halkımız üzerindeki baskıların bitmesini istiyoruz. Bunlar bitmese, tecrit devam ederse grevimizi sürdürmeye devam edeceğiz, kimse bizimle bu konuda pazarlık yapmasın taleplerimiz nettir, ortadadır. Tecrit kalkmadan bize açlık grevini bırakın demek, hakarettir’ dedi” diye konuştu.
Cezaevlerinde daha fazla can kayıpları yaşanmadan talebin kabul edilmesini isteyen Sürme, bütün annelerin açlık grevlerini görmesi ve anlaması gerektiğini söyledi. Sürme, “Biz anneler asla evde oturup onların ölmesini beklememeliyiz, sonuç ne olursa olsun ölümleri durdurmalıyız” dedi. Kürtlerin yıllardır haksızlıklara karşı mücadele ettiğini ifade eden Sürme, şunları söyledi: “Biz bu düşmanca zulme boyun eğmeyeceğiz. Biz haklıyız ve hakikat bu halkındır. Ben inanıyorum Allah, haklının ve hakikatin yanında olacaktır ve bu kez kazanmak, bu halkın payına düşecektir.”
Çocuklarımızla açlık grevindeyiz
Ceyhan Kapalı Cezaevi’nde 103 gündür açlık grevinde olan 21 yaşındaki Şahin Tan’ın annesi Behya Tan, “Biz de çocuklarımızla açlık grevindeyiz. Onlar yemiyorken biz nasıl yeriz” diye sordu.
Ceyhan Kapalı Cezaevi’nde 26 Aralık 2018’den beri açlık grevinde olan Tan, 3 buçuk yıldır cezaevinde. Daha 17 yaşındayken yasaklanan Newroz’u kutladıkları için tutuklanan Tan’a, 4 yıl ceza verildi. Ceyhan’a bağlı Mercimek beldesinde yıllardır hayvancılık yaparak geçimlerini sağladıklarını ifade eden Şahin Tan’ın annesi Behiye Tan, şunları paylaştı: “Mercimek’te doğdu oğlum. 4 oğlumdan en küçüğü. Şahin ortaokuldan sonra okula devam etmedi. Biz okumasını, mücadelesini bu şekilde yürütmesini söylesek de okumak istemedi. Okulu bıraktıktan sonra babasına yardım etmeye, hayvanların bakımıyla ilgilenmeye başladı. Boş zamanlarında da zaten evde tutamazdık onu. Ceyhan’a arkadaşlarının yanına giderdi. Gençlik çalışmaları içerisine girdi. Bize pek bir şey söylemezdi. 2016’da Ceyhan’da yasaklanan Newroz kutlamaları sırasında gözaltına alınarak tutuklandı Şahin. 3 yılını yattı. Çıkmasına bir yıl var. Şimdi açlık grevindedir. O ne kadar benim durumum iyi dese de verdiği kilolar, gözlerindeki bakış bana durumunu gösteriyor.”
Telefon görüşmelerinde oğlunun çok konuşamadığını ve nefes nefese kaldığını belirten anne Tan, “Bir sıkıntı yaşarsa bana söylemiyorlar zaten. Bu devletin bize bunu yaşatmaya ne hakkı var? Biz aileler bu tecridin bir an önce kaldırılmasını ve çocuklarımızın sağlıklarına kavuşmasını istiyoruz. Açlık grevleri bu şekilde devam ederse zaten geri dönüşü olmayan hasarlar meydana gelecek. Bunlar yaşanmadan Kürt halkının da birlikte güçlü bir şekilde ses vermesi gerekiyor. Biz annelerin içi bir başka yanıyor. Biz de çocuklarımızla açlık grevindeyiz. Onlar yemiyorken biz nasıl yeriz. Bir ölüm haberi daha almadan bu sesi duyun” şeklinde konuştu.
Haykırarak yapabiliriz
Açlık grevinde olan Ömer Toluk’un annesi, “Her geçen gün çocuklarımızın bedeni eriyor, hala neden sessizsiniz” diye tepki gösterdi.
Adana Ceyhan’da doğup büyüyen Toluk, 3 yıl önce Ceyhan’da yasaklanan Newroz’u kutlamak için yapılan eylemde gözaltına alınarak tutuklandı. Ceyhan Cezaevi’nde rehin tutulan Toluk’a mahkeme 5 yıl ceza verdi. Açlık grevinde olan Toluk için annesi Meryem Toluk, 30 yıl önce Siirt’ten Ceyhan’a göç ettiklerini belirterek, “O zamanlar da üzerimizde devletin baskısı çok fazlaydı. 30 yıldır evimiz burada. Oğlum Ömer de burada doğup büyüdü. Her zaman sakin ve içine kapanık bir genç oldu. 2016 yılında yapılması planlanan Newroz son dakika iptal edildi. O ve birkaç arkadaşı, ‘Bu bizim bayramımızdır kimseden izin istemeyeceğiz. Kutlayacağız’ dediler. Bugün de o gün olduğu gibi ortada yanlış bir şey olduğu için elinden gelen tek eylem yöntemi ile direnişe geçti oğlum” diye konuştu.
Oğlu ile yaptığı son görüşmeyi anlatan anne Toluk, “Durumunu annesi olarak çok da iyi görmedim. Asıl durumu kötü olanlar, Ömer’den çok arkadaşlarıydı. 100 günden fazladır açlık grevinde olan arkadaşları var. Söylediklerine göre cezaevi kendilerine, şeker ve tuz vermiyormuş. Sadece doktor gönderiyor. Onlar içeride üzerine düşeni yaptılar. Dışarının bu kadar sessiz kalmasına tepkililer” dedi.
Anne Toluk devamla şunları belirtti: “Bizler anneyiz. Ne kadar zor onları aç düşünmek, yaşamayan bilemez. Onlar eylemlerinde kararlı. Tecrit kalkmadan eylemlerini sonlandırmayacaklar. O zaman biz dışarıdakiler tecridin sona ermesi için daha fazla mücadele etmeliyiz ve ne pahasına olursa olsun kaldırılmasını sağlamalıyız. Bunu da sessiz kalarak değil. Haykırarak yapabiliriz.”
Sokaklarda sesimiz olun
Bakırköy Cezaevi’nde 17 Aralık’tan bu yana açlık grevinde olan Reyhan Coşmuşlu, ailesi aracılığıyla gönderdiği mesajda, “Türkiye ve Kürdistan sokaklarında sesimiz olun” çağrısı yaptı.
Bakırköy Kapalı Kadın Cezaevi’nde tutulan Reyhan Coşmuşlu. 2016’da Amed’de tutuklandı ve “Örgüt üyeliği” iddiasıyla 10 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Coşmuşlu, Diyarbakır E Tipi Cezaevi ve Elazığ T Tipi Kapalı Kadın Cezaevi’nin ardından Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne sürüldü.
Ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde eylemine ilişkin kamuoyuna mesaj veren Coşmuşlu, şunları ifade etti: “Tarihi zindan direnişinde yer almak emsalsiz bir duygu. Biz iyiyiz, isteğimiz, gündemimiz açıktır. İnanç ve büyük bir iradeyle biz eyleme başladık. Apocu 14 Temmuz ruhuyla Kemal Pir ve Hayri Durmuş’un devamcıları olarak sonuna kadar bu eylemi götüreceğiz. Amacımız kesinlikle ölüm değildir, aksine özgür bir yaşam ve hakikate ulaşmaktır. Öcalan’a yönelik tecrit kaldırılmadığı sürece bu eylemimiz devam edecektir. Özellikle halkımıza seslenmek istiyorum; çocuklarının direnişlerine daha fazla sahip çıksınlar. Türkiye ve Kürdistan’ın sokaklarında sesimiz olun.”