Til Berak’ta DAİŞ çeteleri ile YPG savaşçıları arasında 2 Mart’ta çıkan çatışmada İngiliz vatandaşı YPG savaşçısı Konstandinos Erik Scurfield şehit düşmüştü. 

Konstandinos’un cenazesi geçtiğimiz Cuma günü Manchester havaalanında yüzlerce kişi tarafından sloganlarla karşıladı. Anne tarafından Yunan baba tarafından İngiliz olan Konstandinos, YPG’ye katılmadan önce deniz piyadesiydi. 25 yaşındaki Konstandinos’un sosyal adalete olan düşkünlüğü, çevresindeki herkes tarafından biliniyordu. Bu anlamda da Konstandinos’un YPG’ye katılıp teröre karşı savaşma isteği çevresi tarafından çok şaşırtıcı bulunmamıştı. Konstandinos her hümanistin düşünmesi gerekeni düşünüp, 'başkaların savaşı’ demeden hiç bilmediği topraklara sosyal adaletin kazanımı için gitmişti. 

Sosyal adaletin her zaman galip gelmediğini bizler de iyi biliyoruz.

Konstandinos insanlık için hayatını verirken, İngiliz kamuoyunun bu cesur savaşçıyı görmezken gelmesi ve hükümetin umarsız tavırları, aslında insanlığın kaybettiği anlamına geliyor. Bu umarsız tavırlar yüzünden DAİŞ’e katılım tüm hızıyla devam ediyor. 100 yakın Avrupalı ve Amerikalı YPG savaşçısına rağmen, DAİŞ saflarında binlerce Avrupalı Müslüman var. Sadece İngiltere’den 500 civarında DAİŞ’li bulunuyor. 

İkisi 17, biri 19 yaşındaki İngiltere vatandaşı üç genç erkeğin DAİŞ’e katılmak için Suriye'ye geçmeye çalışırken İstanbul'da yakalanmalarının yankısı sürerken, bu sefer de Ankara Otogarı'nda DAİŞ’e katılmayı planladığından şüphelenilen 21 yaşındaki İngiltere vatandaşı bir kadın gözaltına alındı. Türkiye, ayakta alkışlanacak! Göz ardı ettiği yüzlerce, binlerce geçişe rağmen, bir kişiyi gözaltına alması Türkiye’nin üzerine düşeni yaptığı anlamına mı geliyor? DAİŞ saflarında savaşan 2 binin üzerinde Avrupalı Müslüman bölgeye nasıl gitti acaba? 

Meselenin en can yakıcı kısmı ise, İngiltere’de DAİŞ’e katılmak için yola çıkan Avrupalı Müslümanların durdurulması gibi DAİŞ’e karşı bölgeye giden gönüllülerin de durdurulması gerektiğini düşünen yetkililerin olması. 

Hatta İngiliz Dışişleri Bakanlığı insanı yardım amaçlı da olsa bölgeye kimsenin gitmemesi yönündeki uyarılarını yineledi. İngiltere, adam kaçırma ve baş kesme vakaları nedeniyle vatandaşlarını Irak ve Suriye'ye gitmekten caydırmaya çalışıyor. Yine bölgede İngiliz diplomatik ve konsolosluk hizmetleri bir süreliğine durduruldu. DAİŞ’e destek konusunda bir şey yapılmazken, DAİŞ karşıtlığının önü kesilmeye çalışılıyor, bölge kaderine mahkum bırakılıyor.

YPG’ye katılanların çoğunun eski asker olduğu; macera peşinde oldukları ya da savaş yeteneklerini geliştirmek amacıyla Kürt saflarında savaştıklarını iddia edenler de çıkmadı değil, ancak bu tespit tamamen yanlış. Zira Kürtlerin saflarında savaşanların arasında öğretmen ve bankacıların yanısıra hiçbir askerlik geçmişi olmayan İngiliz gönüllüler de bulunuyor.

DAİŞ’in sosyal medya üzerinden katılımı çok ciddi oranda teşvik ettiği ifade edilse de DAİŞ ve YPG’nin aynı kefeye konulması; bölgeye insani yardım amaçlarıyla gidilmesinin önüne geçilmeye çalışılması bence DAİŞ’e en büyük teşviki doğuruyor. Konstandinos hayatını kaybetse de sonradan dahil olduğu insanlık savaşını kazandı, devlet otoritesiyle hareket eden egemen aktörler ve ekonomik bloklar ise kaybetmeye mahkumdur.