
Ankara’daki katliamda yaşamını yitirenler arasında Barış Anneleri'nden HDP'li vekil adaylarına, sendika temsilcilerinden, CHP üyelerine kadar muhalifler var. Katliamda yaşamını yitirenlerden 24'ü dün Ankara'dan memleketlerine uğurlandı.
Toplu cenaze töreninin önüne geçmek için cenazelerden bazıları geceden ailelerine teslim edildi. Ankara'da Sıhhıye Meydanı'ndaki uğurlama töreni öncesi, on binlerce kişi katliamın gerçekleştiği Ankara Garı önüne gitmek ve yaşamını yitirenleri karanfillerle anmak istedi. Katliamın yaşandığı alana girişe 'güvenlik' gerekçesiyle izin verilmedi. DİSK, KESK, TMMOB, TTB, HDP, EMEP, CHP ve Halkevlerinin de aralarında bulunduğu gruplar gara yaklaştığında polis barikatıyla karşılaştı. Tren garına giden yolları ablukaya alan polis, kitleye gaz bombası ve plastik mermiyle saldırdı.
Bize gelince ordu yığıyorlar
DİSK Genel İş Genel Sekreteri Remzi Çalışkan yaptığı açıklamada "Dün barış mitingini için Türkiye'nin dört bir tarafından gelenlere yönelik alçakça saldırı oldu, bombalarla yüreğimizi parçaladılar. Dün en ufak güvenlik önlemi almayanlar karanfil bırakmamızı engellemek için buraya ordu yığdılar" dedi.
Bu açıklama sonrası "Faşizme karşı omuz omuza", "Katil Erdoğan", "Halklar barış, Saray savaş istiyor" sloganlarıyla Sıhhıye'ye doğru yürüyüşe geçildi.
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve beraberindeki kurum temsilcileri ise polisin tüm engellemelerine ve saldırılarına karşın katliamın yapıldığı meydana karanfillerini bıraktı.
Sıhhıye öfke doldu
Sıhhıye Meydanı'nı dün öfkeli kalabalık doldurdu. On binlerin "Katil devlet hesap verecek" sloganı hiç kesilmedi.
Dört bir koldan yürüyüşlerle miting alanına akın edip alanı dolduran onbinler, katliamda yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulundu. Saygı duruşunun ardından yine hep bir ağızdan "Diktatör yıkılacak, halkımız kazanacak" sloganı haykırıldı. Katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri, "Katil Erdoğan" sloganları ve Kürtçe, Türkçe ağıtlarla kol kola yürüyerek, alana girdi.
İnadına barış
"Savaşa hayır barış hemen şimdi" mitinginin örgütleyicisi olan DİSK, KESK, TTB ve TMMOB adına ortak açıklama yapan KESK Eşbaşkanı Lami Özgen, "Yastayız, isyandayız" sözleriyle konuşmasına başladı. Özgen, "Bu yas ve isyan elbet dinmeyecektir. Bedeli ne olursa olusun barış mücadelemizde ısrarlı olacağız" dedi. Özgen, "Tek ses, tek yumruk olarak haykırmak gerekir. Hükümetin faşizan uygulamalarına karşı, Saray'ın kendi saltanatı için kurmak istediği rejime karşı durduğumuzu hep birlikte haykıralım. Savaşa hayır barış hemen şimdi" diye konuştu.
Konuşma ardından mitingin düzenleyicisi dört kurumun genel başkanı ile HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, meydanda bulunan Hitit Anıtı'na katliamda yaşamını yitirenler anısına karanfil bıraktı.
Hesap vereceksiniz
Daha sonra on binlere seslenen Demirtaş, diktatörlerin en korktukları barış talebiyle bir araya gelmek isteyen on binlerin hedef alındığına dikkat çekti.
"Halkın birlikteliğini, ezilenlerin gücünü Sıhhıye'de göstermeye geliyorlardı. İşte faşizmin en korktuğu şey budur" diyen Demirtaş, inadına barış inadına direniş diyeceklerini belirtti.
Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün yastayız, üzgünüz ama öfkeliyiz. Gün gelecek devren dönecek o günler uzak değil. Elbette hesap soracağız." Demirtaş'ın konuşması sık sık "katil devlet hesap verecek" sloganıyla kesildi.
Katillerimizle nasıl buluşalım?
Kuş uçsa haberi olduğunu söyleyen devletin, Ankara'nın göbeğinde bir katliamı önlemediğini, önünü açtığını söyleyen Demirtaş, "Diyarbakır ve Suruç'taki gibi önünü açmıştır. Dün akşamdan bu yana Başbakan yaptığı açıklamanın yarısından fazlasını bizi suçlamaya tehdit etmeye ayırmıştır. Yandaşları, şakşakçıları gece yarılarına kadar televizyon televizyon dolaşıp, katledilenler ve bizi suçlamıştır. Acıda, katliamda en azından birleşebilmeyi çok isterdik. Ama biz katillerimizle acıda nasıl buluşalım? Bizi katledenlerle, arkamızda sırıtıp gülenlerle biz acıda nasıl buluşalım? Yüreğinde vicdanın kırıntılarını taşıyan zaten birleşmiş durumda. Türkiye'nin bütün ezilenleri bu katliam karşısında tek yürek olmuş durumda. Sadece aynı anda ayağımızı asfalta vursak Saray'ın camları yıkılır" ifadesinde bulundu.
Demirtaş, son olarak, "Tabutlarla onları geldikleri yerlere göndermek zorunda kaldık. Affetsinler, bizi affetsinler" dedi.
Demirtaş'ın konuşması ardından yaşamını yitirenlerin isimleri okunarak, hep bir ağızdan "Yaşıyor" diye haykırıldı. n ANKARA
Katili tanıyoruz
Ankara Katliamı'nın ardından Türkiye, Kürdistan ve Avrupa'da on binlerce kişi, protesto gösterileri yaptı. İstanbul'da, HDP, HDK, EMEP, İHD, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin de aralarında bulunduğu siyasi parti ve meslek örgütleri Ankara'daki katliamı İstiklal Caddesi'nde düzenlenen yürüyüş ile protesto etti. İstanbul yürüyüşünün mesajı dün ve önceki günkü tüm eylemlerin özeti gibiydi: "Katili tanıyoruz. Saray sana biat etmeyeceğiz. Biz barış istiyoruz, siz katilsiniz."
Korkutamayacaklar
Ankara'da katledilen barış şehitleri dün toprağa verilmeye başlandı. İstanbul'dan Denizli'ye, Manisa'dan Malatya'ya cenaze törenlerinde öfke hakimdi. Aileler, "Onlar barış şehidi, gözümüzü korkutamayacaklar" dedi.
Ankara'daki katliam ardından cenazesi ailelerine teslim edilen barış şehitleri için cenaze törenleri düzenleniyor. HDP Milletvekili Adayı Kübra Meltem Mollaoğlu ve Sarıgül Tüylü İstanbul Karacaahmet Mezarlığı'nda binlerce kişinin katıldığı törenle toprağa verildi. Cenaze töreninde kadınlar "AKP hesap verecek" pankartıyla en önde yürüdü. Tüylü ve Mollaoğlu'nun cenazelerini kadınlar omuzladı.
EMEP Genel Yönetim Kurulu ve Ege Bölge Komitesi Üyesi Korkmaz Tedik, Sevgi Öztekin ve Uygar Coşkun Ankara'da Karşıkaya Mezarlığı'nda son yolculuklarına uğurlandı.
Cenazeler için ilk olarak Batıkent Pir Sultan Kültür Cemevi'nde tören düzenlendi. "Anaların öfkesi katilleri boğacak", "Katil Erdoğan halka hesap verecek", "Saray'ın savaşı, anaların gözyaşı" sloganlarını atan binler, Batıkent Metrosundan Cemevi'ne yürüdü. Törene katılan HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ve HDP'li vekiller de katıldı.
Cenaze töreninde konuşan Korkmaz Tedik'in babası Erdoğan Tedik, "Biz bu senaryoları Karbela'dan, Maraş'tan, Sivas'tan, Suruç'tan biliyoruz. Soma'da, Taksim'de gördük. Gözümüzü korkutamayacaklar. Bir olursak, birlik olursak, acılarımız o zaman hafifler" diye konuştu.
Baba Tedik, "Faşizme ölüm halka hürriyet" diyerek konuşmasını tamamladı. Barış şehitleri Tedik, Öztekin ve Coşkun'un Alevi yol ve erkanına göre yapılan törenin ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda sloganlar eşliğinde defnedildi.
Yaşamını yitirenlerden Nizamettin Bağışcılar Manisa'nın Saruhanlı ilçesine bağlı Mütevelli köyünde toprağa verildi. Defin işlemlerinin ardından konuşan ve kendisi de Ankara mitingine giden kardeşi Nevzat Bağışçılar, "Ağabeyim topluma Kürdistan'a mal oldu. Bizlerin ve tüm Kürdistan'ın şehididir. Anılarına bağlı kalacağımıza söz veriyoruz" dedi.
Ankara’daki katliamda hayatını kaybeden üniversite 1. sınıf öğrencisi Canberk Bakış’ın (20) cenazesi, memleketi Malatya’da toprağa verildi. Cenaze töreninde kardeşi Berivan Bakış, “Çık oradan kardeşim, orası sana yakışmıyor” diye ağıt yaktı. Patlamada hayatını kaybeden CHP Malatya İl Gençlik Kolları üyesi Eren Akın, Eski Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Malatya Şubesi Başkanı Kasım Otur’un cenazeleri de dün Malatya'da toprağa verildi.
Emek Gençliği üyesi 21 yaşındaki Gökhan Akman, Denizli'nin Kızılkaya Mahallesi'ndeki mezarlıkta toprağa verildi.
Hatay’ın İskenderun ilçesinde Devlet Demiryolları'nda çalışan evli 3 çocuk babası işçi 45 yaşındaki Fevzi Sert’in cenazesi Adana'nın Kozan ilçesinde toprağa verildi.