PKK Yürütme Komitesi, bir Şehitler Ordusuna sahip olmanın en büyük yenilmez güce sahip olmak anlamına geldiğini belirterek, "Şehitlerimiz bize doğru özgür yaşam yolunu gösterdiği gibi, bu yolda kararlıca yürümeyi ve mutlaka zafere ulaşmayı da emretmektedir" dedi.

PKK Yürütme Komitesi, PKK’nin kurucularından Haki Karer ve Türkiye Devrimi önderlerinden İbrahim Kaypakkaya’nın şehadetlerinin yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yayımladı.

Yürütme Komitesi’nin açıklaması şöyle: "Hareket ve halk olarak yeni bir Şehitler Gününü ve Şehitler Ayını yaşıyoruz. 18 Mayıs, hem Kürdistan Devrimi’nin ilk büyük şehidi ve Önder Abdullah Öcalan’ın ‘Benim gizli ruhum gibiydi’ dediği Haki Karer’in, hem de Türkiye Devrimi’nin önderlerinden İbrahim Kaypakkaya’nın şehadet günü oluyor. Böylece 41. Şehitler Gününde ve Şehitler Ayında bulunuyor, 42. Şehitler yılına giriyoruz. 42. yılda da kahraman şehitlerimizin izinde yürüyeceğimizi ve amaçlarını başarma mücadelemizi zafer çizgisinde geliştireceğimizi belirtiyoruz. Bu temelde, şehadetinin 41. yıl dönümünde büyük devrimci, partimizin kurucularından ve ilk büyük şehidimiz Haki Karer Yoldaşı ve şahsında tüm parti ve özgürlük mücadelesi şehitlerimizi saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz. Yine şehadetinin 45. yıl dönümünde devrimci önder İbrahim Kaypakkaya’yı ve şahsında tüm Türkiye Devrim Şehitlerini saygıyla anıyoruz. Kahraman şehitlerimize verdiğimiz Demokratik Türkiye ve Özgür Kürdistan yaratma sözümüzü burada bir kez daha yineliyoruz.

Toprağa düşen ilk devrim tohumu

Haki Karer Yoldaşla toprağa düşen ilk devrim tohumunun çimlenip yeşererek bugün PKK adıyla öncü bir parti, HPG adıyla yenilmez gerilla ordusu ve KCK adıyla yeni bir demokratik ulus haline geldiğini hepimiz görüyoruz. Haki Karer’le başlayan Şehitler Kervanının 41 yılda büyüyerek 40 bin kişilik kahraman Şehitler Ordusu haline geldiğini hepimiz biliyoruz. Şehitler gerçeğini doğru anlayan ve şehitlerin izinde sapmadan yürüyen Önder Abdullah Öcalan şahsında Şehitlerin Sözcülüğü olarak bir halklar, kadınlar ve gençler önderliğinin yaratıldığını hepimiz derinden anlıyoruz. Türkiye’de doğup Kürdistan’da faşizme ve sömürgeciliğe karşı savaşarak şehit düşen bu cesur ve kahraman insanlar şahsında başta Kürtler ve Türkler olmak üzere tüm halklar arasındaki ilişkilerin dostça, kardeşçe ve yoldaşça ilişkiler haline geldiğini mutluluk içinde görüyoruz. Gelişen yeni hakikatin bunlar olduğunu ve gelecek yüz yılların bu temelde yaşanacağını burada açıkça ifade ediyoruz.

Yılın her gününde şehidi olan Hareket

Önder Abdullah Öcalan, PKK’nin bir Şehitler Partisi olduğunu, Haki Karer Yoldaşın anısının örgüte ve eyleme dönüştürülmesini ifade ettiğini, kahraman şehitlerimizin PKK ve PAJK biçiminde yaşadığını belirtti. Şehitler gerçeğini doğru anlama ve anılarına doğru sahip çıkma, her yıl dönümünde mücadelenin daha da yükseltilmesini ve yeni şehitler verilmesini getirdi. Bu temelde Mayıs ayının her gününde onlarca şehadet yaşandı ve yılın her gününde şehidi olan bir devrimci hareket ortaya çıktı. Bu vesileyle Haki Karer’in izinden yürüyerek 19 Mayıs 1978’de Hilvan’da eylem içinde şehit düşen Halil Çavgun’u, şehadetinin 40. yıl dönümünde, 12 Eylül karanlığını Diyarbakır zindanında aydınlatan Ferhat Kurtay ve Dörtler’i şehadetlerinin 36. yıl dönümünde, yine 16 Mayıs 1997’de Hewlêr’de katledilen tüm yoldaşları Salih ve Hêlin Yoldaşlar şahsında ve şehadetlerinin 21. yıl dönümünde saygı ve minnetle anıyoruz. Mayıs ayının her gününde onlarca şehidimiz bulunuyor ve bu şehitlerimizin hepsini saygı ve sevgiyle anıyoruz. Tüm yoldaşları, kadınları ve gençleri, tüm halkımızı ve devrimci-demokratik güçleri Mayıs ayı boyunca her gün şehitleri anmaya, anılarına toplantı, yürüyüş ve benzeri etkinlikler düzenlemeye ve şehitler çizgisinde kendilerini yenilemeye çağırıyoruz.

Şehitler Ordusu yenilmez güçtür

Hareket ve halk olarak şu gerçeği çok iyi biliyoruz ki; bir Şehitler Ordusuna sahip olmak, en büyük yenilmez güce sahip olmak demektir. Çünkü şehitler gerçeği bize ruh ve bilinç veren, bizi doğru yolda yürüten, her zaman ve her yerde en büyük güç kaynağımızdır. Şehitlerimiz varlığımızın, özgürlüğümüzün ve zaferimizin adı ve kanıtıdır. Bizi pasifizmden ve teslimiyetten çıkartarak bugüne getiren, eğitip örgütleyerek sömürgeci-soykırımcı TC faşizmine karşı kahramanca direnir kılan gerçeklik, şehitler gerçeğidir. Partimizin ve halkımızın en cesur ve fedakâr topluluğu Şehitler Ordusudur. Halkımız şehitleriyle vardır, kadın ve gençlik hareketi şehitlerin gücüyle yürümektedir. Şehitlerimiz bize yol açtılar, özgür ve insanca yaşamın doğru yolunu gösterdiler. Bu yolda cesaretle yürümenin çağrısı oldular. Böyle bir Şehitler Ordusunun komutasında yürüyen bir halk ve hareket kesinlikle yenilmezdir. Öncüsü Şehitler Ordusu olan bir halk zaferi kazanmış demektir.

Mutlaka zafere ulaşma emri

Kuşkusuz Hareket ve halk olarak bize bu kadar güç veren şehitler gerçeği, aynı zamanda mutlaka başarılması gereken görevler de yüklemektedir. Her şeyden önce şehitler gerçeğini ve Şehitler-Önderlik ilişkisini doğru anlamak gerekir. Şehitlerimiz bize doğru özgür yaşam yolunu gösterdiği gibi, aynı zamanda bu yolda kararlıca yürümeyi ve mutlaka zafere ulaşmayı da emretmektedir. Aydınlattıkları zafer yolunda kararlıca yürümemizi istemektedir. Bizden büyük başaran fedai militanlar olmamızı ve tutarlı yurtseverler haline gelmemizi beklemektedir. Kendilerinin her şeylerini vererek bugüne getirdikleri Kürt varlığını ve özgür yaşam gerçeğini ebedi gerçeklik kılmamızı istemektedir. Bunun önündeki her türlü engele ve gericiliğe karşı zafer çizgisinde mücadele etmemizi emretmektedir.

Şehitlerden doğru öğrenmeyi bilmek

Elbette kahraman şehitlerimizin istekleri ve emirleri yerine getirilebilir ve mutlaka da getirilmesi gerekir. Ancak bunun için şehitler gerçeğini doğru anlamak, şehitlerden doğru öğrenmeyi bilmek, bu temelde de her türlü bireyci ve bencil duruşları aşarak gerçek yurtseverler, demokratlar ve devrimciler haline gelmek şarttır. Kuşkusuz şehitlerin huzurunda ağlayıp sızlamanın bir şey kazandırmayacağı gibi, şehitler gerçeğine maddi çıkar açısından bakmak da tehlikelidir. Şehitlerimiz bizim en güzel duygu ve düşüncemizin kaynağı, cesaret ve fedakârlığımızın yaratıcısı ve ölçüsü, başarımızın da kanıtı ve garantisidir. Şehitler gerçeğinden doğru öğrenmeyi bildikçe her türlü mücadelede zafer kazanmayı garantilemiş olacağız.

TC faşizmini tarihine çöpüne atacağız

41. Şehitler Gününü ve Ayını bu duygu ve düşüncelerle yaşar ve 42. Şehitler Yılına girerken, tarihin en güçlü ve dinamik şehitler öncülüğüne sahip olan bir halk ve Hareket olarak her zamankinden çok daha güçlü ve iddialı olduğumuzu rahatlıkla ifade edebiliriz. 42. Şehitler Yılında sömürgeci-soykırımcı TC faşizmini yıkıp tarihin çöp sepetine atarak şehitlerimize verdiğimiz zafer sözümüzün gereğini yerine getireceğiz. Bunu da dört parça Kürdistan’da ve yurtdışında yürüttüğümüz kahramanca mücadeleyle başaracağız. Bu temelde Kürdistan Özgürlük Devrimini zafere taşıyacak, Önder Abdullah Öcalan’ı özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşturacağız.

Bu çerçevede, şehadetinin 41. yıl dönümünde büyük devrimci militan ve halklarımızın önderi Haki Karer Yoldaşı bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, tüm partili yoldaşları ve yurtsever halkımızı şehitler gerçeği üzerinde daha çok yoğunlaşmaya, Önderlik-Şehitler çizgisinde eleştiri ve özeleştiri ile kendilerini yenilemeye, faşizmi yıkarak kazanılmış devrimi zafere taşımaya çağırıyoruz!”

ANF/BEHDİNAN