
“Özgürlük ağacını kanlarıyla sulayarak yaşamını yitiren devrimcilerin halklara umut ışığı olduğu” ifade edilen PKK açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Kürt Özgürlük Hareketi tarihinde ‘Savaş gülüm; sıkı savaş, savaştıkça varız biz. Savaştıkça güzelleşir, çoğalır, savaştıkça severiz biz’ diyen Bêrîtan (Gülnaz Karataş) özgür kadın kişiliğinin, işbirlikçiliğe ve ihanete karşı direniş çizgisinin sembolüdür. Özgürlük mücadelemizin güzel simalarından Malatyalı Meryem Çolak yoldaşımız 26 Ekim 1997 tarihinde şehitler kervanına katılarak, Kürdistan’da bir Kürt anasının nasıl olması gerektiğini herkese göstermiştir. Özgürlüğe ve değerlere tutkun düzeyde yaşamanın sınırı olmadığını, 25 Ekim 1996’da Adana şehir merkezinde sömürgeciliğe karşı kendisini bomba haline getirerek şehadet tacını giyen Rewşen (Leyla Kaplan) hepimize gösterdi.
29 Ekim 1996’da Batmanlı Bermal (Güler Ortaç) yoldaşımız, Apocu fedailiğin en güçlü örneklerinden birisi olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. 23 Ekim 1998’de Kobanêli Agirî (Adnan Hacı) yoldaşımızın komutasında bir grup yoldaşıyla şahadet tacını giyen Ronahî (Andrea Wolf) yoldaşımız enternasyonalist devrimciliğin örneği olmuştur.
Kurdê (Selamet Menteş) ve Rotînda (Aynur Ortaç) yoldaşlarımız 23 Ekim 1998 tarihinde Kürt Halk Önderliği’ne karşı geliştirilen uluslararası komployu protesto etmek için bedenlerini ateşe verirken, Mişar (Arafat Çetin) yoldaşımız ise 22 Ekim 1998’de Bitlis’te şehitler kervanına katıldı.
28 Ekim 2011 günü sömürgeci polis güçlerinde kendisini patlatan Erzurumlu Ronahî (Nazlı Görer) ile Avrupa’dan katılan ve 20 Ekim 2011 günü Muş Güney’de şehitler kervanına katılan Pazarcıklı Göksun (Seher Küncülü) yoldaşlarımız fedai çizgisinin temsilcileri oldular. 22-23 Ekim 2011’de Geliyê Teyare’de işgalci Türk devletinin kimyasal silahlarıyla katledilen Brûsk (Mizbah Ezer) ve Rûken (Sevcan Algünerhan) komutasında şehadet tacını giyen; Zîlan Hakkari (Gülistan Koç), Zinar (Sultaneli), Julide, Berwar (Aynur Kırbaş), Çekdar (Çoli Temel), Gever Faraşîn (Reşat Aslan), Levent (Ahmet Mirza) ve diğer tüm Ekim şehitlerinin anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.”
PKK Yürütme Komitesi açıklamasında son olarak, “Kürdistan devrim şehitlerinin etrafında halkımızı, dostları, bölge halklarını ortaklaşmaya ve Kobanê’de sergilenen eşsiz direnişe katılmaya, dayanışmaya, yardımlaşmaya ve bütünleşmeye çağırıyoruz” denildi.
KJK: Bêrîtan sembol oldu
KJK Koordinasyonu da, Gülnaz Karataş’ın (Bêrîtan) yaşamını yitirişinin yıldönümüne ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı. “Bêritan çizgisi bugün Rojava’da direnen kadınların, yoldaşların direnişinde bir sembol, bir ruh oldu” denen açıklamada, bu direniş çizgisinin Kobanê’de Arîn Mîrkan öncülüğündeki direnişle dünyaya bir kez daha Kürt kadınının özgür yaşamdaki ısrarını kanıtladığı belirtildi.
Bêrîtan şahsında “Ekim şehitlerini” anan KJK Koordinasyonu’nun açıklamasında, erkek egemenlikli zihniyetin ve sistemin yoğunlaşmış ifadesi olan ölüm çetesi DAİŞ’e karşı Kürt kadınının verdiği direnişe vurgu yapıldı.
Bêrîtanlaşma gerçeğinin Kürt kadınları ve toplumu için meşru savunma stratejisi, yaşam manifestosu olduğu kaydedilen açıklamada, “Şimdi bu direnişin takipçisi olan binlerce kadın dağlarda, Kobanê’de, Şengal’de, Cezaa’da, Maxmur ve Kerkük’te Bêrîtan’ın direniş ruhuyla savaşıyor” dendi.
ANF/BEHDİNAN