Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) geçtiğimiz hafta gerçekleşen olağanüstü genel kurulunda Genel Sekreter seçilen Arzu Çerkezoğlu, 181 delegenin oyunu aldı. 1967'de kurulan DİSK yönetiminde yer alan ilk kadın olan Arzu Çerkezoğlu, "Delege arkadaşlarımız genel sekreterliği bana vererek onurlandırdılar. Bugüne kadar konfederasyonumuzun yönetiminde kadın bir yönetici olmamıştı. Bu aslında hem bir tarihsel sürecin, hem de sınıf mücadelesinde yaşanan bir sürecin sonucudur" şeklinde değerlendirdi. "Sınıf mücadelesinde değişimlerin yaşandığı, işçi sınıfının nicel ve nitel olarak tarihin en büyük gelişimini yaşadığı ve artık kadın oranının işçi sınıfı içerisinde arttığı, mücadele içerisinde kadınlığın ve kadın militanlığın ön plana çıktığı, kadın emeği sömürüsünün liberal politikalar ve emek alanında sermaye tarafından yürütülen politikaların temel parametrelerinden biri olduğu bir süreçte, konfederasyonun yönetiminde kadınların temsil etmesi anlamlı ve önemlidir" diyen Çerkezoğlu, kadın sorununun tek başına temsiliyet meselesine indirgenemeyeceğine de dikkat çekti.


30 yıllık savaşın geldiği nokta

Yeni yönetimle beraber yürütecekleri çalışmalara da değinen Çerkezoğlu, "Türkiye'de 30 yıldır yaşanan ve yüzlerce, binlerce insanımızın hayatına mal olan savaş sürecinin gelmiş olduğu bir nokta var. Kürt sorununun gelmiş olduğu nokta sonucu yaşanmakta olan bir süreç var" diyen Çerkezoğlu, AKP hükümetinin hem içerde hem dışarıda yönetme krizi yaşadığı bir dönemden geçildiğini ifade etti. Çerkezoğlu, "Sermayenin ve onun hükümetlerinin emekçi halklara, ezilenlere dönük önemli adımlar attığı istihdam stratejisini hayata geçirmeye çalıştığı, taşeron uygulamasını alabildiğine yaygınlaştırmaya çalıştığı bir sürecin içindeyiz" diyerek sendikalara KCK ve DHKP-C adı altında yapılan polis operasyonlarına da dikkat çekti ve tüm baskılara karşı mücadele edeceklerini söyledi.

Taşeronlaşma yaygınlaştı

Birleşik bir emek hareketi oluşturma perspektifiyle, daha güçlü bir şekilde bu süreci yürüteceklerini belirten Çerkezoğlu, "Taşeronlaşma, emeğin güvencesizleştirilmesi, kazanılmış hakların ortadan kaldırılması amacıyla sermaye tarafından tüm dünyada ve Türkiye'de bir sermaye stratejisi gibi hayata geçiriliyor. Taşeronlaşma yaygınlaştı ve taşerona karşı mücadelede önemli bir yere gelmiş durumdayız" diye konuştu. Öte yandan hükümetin taşeronlaşma önündeki tüm yasal engelleri ortadan kaldıran, Türkiye'yi adeta 'taşeron cumhuriyeti' haline getirmeye çalışan yeni bir düzenleme hazırlığında olduğunu dile getiren Çerkezoğlu, bu düzenlemenin de 'taşeron işçilere müjde' şeklinde sunulmaya çalışıldığını ifade etti.

Sendikalarda kadınlar örgütlü

Çerkezoğlu, "Taşeronlaşmaya karşı mücadele işçi sınıfının geleceğinin çok önemli eksenlerinden bir tanesidir" diyerek, taşeronlaşmaya karşı mücadelenin tarihsel bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.
Birçok sendikada kadınların etkin çalışma yürüttüğüne de dikkat çeken Çerkezoğlu son olarak şunları söyledi: "Son dönemde sendikalarda kadın üyelerin sayısının da arttığını görüyoruz. Dev Sağlık-İş’in üyelerinin yüzde 40’ı kadınlardan oluşuyor. Dolayısıyla yönetim mekanizmalarında kadınların ağırlığı da artıyor. Öte yandan KESK’te bu konuda daha kurumsallaşmış bir yapı var, kadın sekreteryaları var. Önemli bir örnek, birikimleri ve deneyimleri var.  Bu durum daha bütünlüklü bir politikayı yürütmemizi gerekli ve mümkün kılıyor." 

DİHA/İSTANBUL