Yekîneyên Berxwedana Şengal (YBŞ) Genel Komutanı Mazlum Şengal, DAİŞ işgalindeki Musul operasyonuna ilişkin Fırat Haber Ajansına konuştu. Şengal’de başlattıkları "Şilo vedisi şehitlerinin intikamı" hamlesinin esas hedefinin Musul olduğunu belirten Şengal, “Hamlenin ikinci ve üçüncü aşamaları var. Strateji ve güzergah belli: Musul. Ama öncesinde etrafındaki ilçeler ve köyler alınmalı. Bu sağlandıktan sonra güçler yeniden bir araya gelerek büyük Musul operasyonu için tartışıp planlama yapacaktır." bilgisini verdi.

Musul operasyonunun planlandığı gibi sürdüğünü de ifade eden Şengal, Musul’un özgürleşmesini engelleyen siyasi ve askeri çelişkilerin son bulmasını ve başta peşmergeler olmak üzere herkesin operasyondaki yerini almasını umduklarını dile getirdi.
Hamlelerinin 11 Mart’ta Mediban köyüne yönelik geliştiğini ve 21 Mart’ta köyün kuşatıldığını kaydeden Şengal, hamlenin esas olarak Musul’u özgürleştirme hamlesinin bir parçası olarak başladığını, sonrasında Irak ordusunun da Maxmur bölgesi ve civar köyleri DAİŞ’ten temizleme operasyonu başlattığını söyledi. Şengal, Musul hamlesinin çevredeki ilçelerin özgürleştirilmesinden sonra başlayacağını vurguladı.


'Musul'a giden yol denetimimizde'


Mediban hamlesinde stratejik önemde başarılar elde ettiklerini sözlerine ekleyen Şengal, şöyle devam etti: “Şengal’in merkezi köyleri olan Tılêzer ve Siba Şex Xıdır özgürleştirme temelinde başlayan Mediba operasyonu bu anlamda Musul’a hazırlık olduğu kadar Baac ilçesi için de bir hamledir. Bu hamlemiz bahsettiğimiz alanlar tümden özgürleştirilene kadar değişik biçimlerde ama kesintisiz devam edecek.” Mediban alanının askeri açıdan stratejik olduğuna dikkat çeken Şengal, şunları söyledi: “Biz bu alanları almadan önce DAİŞ çeteleri arazi bakımından daha avantajlı pozisyondaydı. DAİŞ’in halkımıza ve alanlarımıza yönelik saldırı yaptığı iki cepheden birisi Mediban hamlesiyle kırıldı. Şengal’in batısı tümden çetelerden temizlendi. Böylece hem Şengal’e gelebilecek saldırılar önlenmiş oldu hem de geniş bir coğrafyada denetim sağlandı. Önemli bir başarı ve husus da 47'inci Anayol (Musul Telafer yolu) çetelerden temizlenmiş olmasıdır. Böylece Musul’u özgürleştirmek için bir yol açılmış oldu. Bir diğer önemli husus da çok geniş bir alanın YBŞ kontrolüne geçmiş olması. Bu, bizim için DAİŞ ile mücadele konusunda çok önemli avantajlar sağlıyor. Özgürleştirilen alanlar, askeri stratejilerimizi ve taktiklerimizi uygulayabilme imkanı sağlıyor.”


Hamleyi HPG/YPG/YPJ de destekledi


"Şilo Şehitleri İntikam Hamlesi" olarak adlandırdıkları hamleye başlamadan önce birçok güçle temasa geçerek operasyona destek istediklerini de belirten YBŞ Genel Komutanı, YPG’nin ve HPG gerillalarının operasyonda önemli roller üstlendiğini kaydetti. “Biz, bölgenin geneli için büyük bir tehdit ve tehlike olan Musul’daki DAİŞ varlığını sonlandırmak istiyoruz. Bölgede var olan başka güçleri de operasyona katmak istedik. Çünkü DAİŞ, bölgedeki bütün halkların ve toplumsal kesimlerin sorunudur. Bu hamleyi başlatan güç YBŞ’dir ve sınır hattında bulunan YPG/YPJ güçleri bize büyük bir destek sundular” diyen Şengal, sınır hattındaki DAİŞ’i asıl kıran gücün YPG olduğunu da vurguladı. Şengal, HPG güçlerinin de kendileriyle birlikte hareket ettiğini, askeri, taktik ve savaş konusunda önemli destekleri olduğunu sözlerine ekledi.


Amaç Musul


Planladıkları hamlenin birinci aşamasının başarıyla tamamlandığını söyleyen Şengal, ikinci aşamaya ilişkin de şunları dile getirdi: “Birinci aşama sona erdi, amaçlanan yerler alındı. Ama ikinci ve üçüncü aşamalar olacak. Operasyonun hareket güzergahı Musul’a doğru olacak. Önümüzdeki günlerde ikinci aşama devreye girecek. Musul kuşatması için engel olan bölgeleri temizlemekle başlayacağız. Elbette ki hareket alanımız Şengal ile sınırlı olmayacak. Operasyon güzergahında bulunan Arap halkının yaşadığı köy ve yerleşim yerleri de DAİŞ’ten temizlenip özgürleştirilecek.”


'Irak Ordusu ile planlı hareket ediyoruz'



Irak ordusu ile daha önce çeşitli görüşmeler yaptıklarının bilgisin paylaşan YBŞ Genel Komutanı Mazlum Şengal, devamla “Irak ordusuyla operasyon konusunda diyaloglarımız, tartışmalarımız oldu. Şu ana kadar operasyonlar tartışmalar çerçevesinde planlandı ve öyle hareket edildi. Şimdi Şengal’de biz, Maxmur bölgesinde Irak ordusu bir operasyon halinde. Musul’un etrafı temizlenince Musul merkezinin özgürleştirilmesi operasyonu için de yeniden tartışmak gerekecek. Büyük operasyon için ortak hareket etme konusu o zaman gündeme gelebilir” dedi.


'Önce etraf temizlenecek'



Operasyonun parça parça yürümesinin önemine işaret eden Şengal, savaş içerisinde taktik değişikliklerin de olabilineceğini belirtti: “Operasyon parça parça yürüyor. Ramadi, Maxmur, Şengal farklı alanlar ve buralarda güçler operasyon yapıyor. Bu, doğru bir stratejidir. Etraf ilçeler ve bölgeler temizlenmeden doğrudan Musul’a zaten ilerlenemez. Kaldı ki o durumda güçler, her yönden saldırıya açık hale gelmiş olur. Sonuç olarak, parça parça ilerlemek, DAİŞ’i Musul’a sıkıştırmak, bağlantılarını kopararak büyük operasyona girişmek, doğru stratejik yaklaşımdır. Şimdi uygulanan da budur. Ancak savaş içinde düşmanın pozisyonuna göre, yeni durumlara göre taktikler değişkendir, değişebilir. Operasyonun güzergahı bellidir, ama diyelim ki düşman başka yerden saldırdı, taktik değişiklikler olur ama belirlenen strateji esastır.”


'Peşmerge'de yer almalı'


Koalisyonun hava desteğini alan Irak ordusunun Maxmur’da tek başına operasyona başlamasını ve peşmerge güçlerinin operasyona katılmamasını da değerlendiren YBŞ Genel Komutanı, “Musul’u özgürleştirmek herkesin görevi. Umarım siyasi ve askeri çelişkiler en kısa zamanda çözülür ve herkes operasyonda yer alır” şeklinde konuştu.
Irak ordusunun tek başına Musul’u kurtarmak isteyebileceğini, ama bu durumda bazı engellerle karşılaşacağı uyarısını da yapan YBŞ Komutanı Şengal şöyle konuştu: “Irak ordusu tek başına Musul’u kurtarmak isteyebilir. Ama bu durumda bazı engellerle karşılaşacaktır. Peşmerge güçleri ile Irak ordusu arasında askeri çelişkilerin yanı sıra çözülmemiş siyasi meseleler de var. Irak ile Güney Kürdistan arasındaki sorunların çözülmesine dönük görüşmelerin olduğunu biliyoruz. Irak ordusunun Maxmur’da tek başına operasyona başlaması bu sorunların aşılmadığını gösteriyor. Sorunlar ve çelişkileri derindir, umarım çözerler ve Musul operasyonunda bütün güçler yer alır. Çünkü Musul’un özgürleştirilmesi sorunu, tek başına Irak merkezi hükümetinin ya da Güney Kürdistan’ın değil hepimizin sorunudur.”


'Êzidîler Şengal'e dönsün'


“Rakka ise Rakka, Musul ise Musul, Baac ise Baac. Nerede DAİŞ varsa, nerede esirler varsa, insanlar zulüm altındaysa gidip kurtarmaya hazırız” diyen Şengal, halklara karşı sorumluluklarının gereği olarak DAİŞ ile her yerde savaşmaya hazır olduklarını hatırlattı. Êzidî halkına da seferberlik çağrısında bulunan Mazlum Şengal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni bir fermana asla izin vermeyeceğiz. Halkımız Şengal’e, kutsal topraklarına dönerek yaşamlarını yeniden inşa etmelidir. Öncesinde olduğu gibi Şengal’i özgürleştirdiğimiz günden bugüne kadar da sürekli olarak savaşıyoruz. Birçok köyü özgürleştirdik, onlarca esiri düşmanın elinden kurtardık. Şengal’in batısı ve kuzeyi güvenli durumdadır. İnsanlarımız Şengal’e, kendi öz topraklarına dönüp yaşamlarını yeniden inşa edebilirler. Êzidî halkımız kendi öz güçleri olan YBŞ’ye inansınlar, güvensinler. Halkımızı koruyacak bir gücümüz var artık. Şengal’in güvenliği için elimizden geleni yapıyoruz. Yeni bir fermana asla izin vermeyeceğiz. Tehlikenin kapımıza gelmesine izin vermeyeceğiz. Halkımızın YBŞ için seferber olmalarını, bizlere destek olmalarını bekliyoruz.”