Şengal ve Êzîdîler için birlik, çözüm ve özgürlük

Merwan ZERDEŞT yazdı —

  • Şengal ve Êzîdî toplumu, demokratik entegrasyon perspektifi ve Irak Anayasası'nın ilgili maddelerinin uygulanması temelinde yeni bir çözüm programı geliştirmeye çalışıyor.

MERWAN ZERDEŞT

Ortadoğu’da savaş gittikçe derinleşirken ve bölgede yaşayan halk ve inanç grupları varlıklarını koruma ve özgürlüklerini sağlama arayışı içerisindeyken, Şengal Demokratik Özerklik Meclisi, “Birlik, özgürlük ve çözüm” sloganıyla 6. kongresinin hazırlıklarını yapıyor. Kuşkusuz bölgede varlıkları en fazla tehdit altında olan ve gelecekleri için yeterli bir siyasi ve toplumsal program, aynı zamanda güçlü bir öz savunma sistemi oluşturmak zorunda olan toplulukların başında Êzîdîler geliyor. Bu yüzden kongrenin gerçekleştiği zemin ve zaman, Êzîdîler ve Şengal’de yaşayan halkların geleceklerini tartışma ve güvenceye alma açısından oldukça tarihi ve önemlidir.

Şengal Kurucu Meclisi

Bilindiği gibi Êzîdî toplumu, varlığını tümden ortadan kaldırma amacı taşıyan 2014 fermanına karşı, varlıklarını koruyacakları ve geliştirecekleri yeni bir düşünce ve sistemle cevap verdi. Ferman koşullarında, yani soykırım kılıcının altında öz savunma ve öz yönetime dayalı geliştirilen bu yeni sistem, geçen 11 yıl boyunca Êzîdî varlığını koruyan, saldırılara karşı direnen, demokratik kurumları geliştiren, kadın ve gençlerin iradesini açığa çıkartan bir pratiğin sahibi oldu.

Êzîdî toplumu, 9 Ocak 2015'te, yani fermandan yalnızca 5 ay sonra Şengal daha DAİŞ'in işgali altındayken Şengal Kurucu Meclisi’ni ilan etti. Êzîdî toplumu, tarihinde ilk kez geleneksel kurumlarını aşan yeni bir kurumsal düşünce ve sisteme böylece başladı. 2014 fermanı Êzîdî toplumuna şunu açıkça göstermişti; artık geleneksel kurumlarla ve başkalarına bağlı olarak varlığını korumak ve geleceğe taşımak mümkün değildi. Dolayısıyla Şengal Kurucu Meclisi’nin ilanı, tarihsel Êzîdî varlığını koruma, geliştirme ve geleceğe taşımanın adıydı. Bu kongre, Şengal Dağı’nda, DAİŞ çetesinin kuşatması altında ve bir çadırın altında, aralarında Mam Zeki, Mam Beşir, Berxwedan gibi öncülerin olduğu 27 kurucu delegenin katılımıyla gerçekleşti.

Bu kongrenin temel amacı, Şengal’in kurtuluşunu, göç eden yüz binlerce Êzîdînin Şengal’e dönüşünü sağlamak ve demokratik toplum temelinde özgür ve özerk Şengal modelini hayata geçirmekti. Ferman koşullarında bu büyük hedeflerle atılan adım, Êzîdî varlığının yeniden mayalanması anlamına geliyordu. 11 yıllık Şengal öz yönetim deneyimi, Êzîdîlerin fermandan rönesansa doğru aldıkları yolun hem zemini, hem de pusulası ve iradesi oldu.

Kuruluşu kadar önemli

Gelinen aşamada Êzîdîler, bölgedeki savaş koşullarının ve yeni soykırım tehditlerinin altında 11 yıllık pratiklerini değerlendirecekleri, kendilerini yeni bir perspektif ve programa kavuşturacakları bir kongre gerçekleştiriyor. Bu kongre, bir yandan Önder Apo’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum süreci çerçevesinde Şengal’in ve Êzîdî toplumunun durumunu değerlendirecek, bir yandan da Şengal’i bir statüye kavuşturma temelinde yeni savaş planlarına karşı yapılması gereken çalışmaları tespit edecek. Özcesi, 2015'te DAİŞ kuşatması altında gerçekleşen kurucu kongre ne kadar tarihsel ve önemliyse III. Dünya Savaşı’nın derinleştiği ve yaygınlaştığı bu süreçte Şengal’i ve Êzîdî toplumunu hazırlıklı hale getirecek bu kongre de o düzeyde önemlidir.

Êzîdî birlik çalışmaları

Kongrenin belirlediği “Birlik, özgürlük ve çözüm” teması ise oldukça sade ama stratejik hedefleri içeren bir çerçeveyi ifade ediyor. Êzîdîler, hem yaşadıkları fermanlardan dolayı hem de bölgesel güçlerin uyguladığı politikalardan kaynaklı coğrafi, toplumsal ve siyasi olarak oldukça dağınıktır. Êzîdî toplumu, bunun yarattığı tehlikelerin oldukça farkında, dolayısıyla uzun süredir gündemde olan Êzîdî birlik çalışmalarını bu kongreyle birlikte sonuca gidecek bir çalışma olarak planlamayı hedefliyor. Bunun siyasal, psikolojik ve toplumsal imkanları her zamankinden daha fazla var ki bölgedeki ateş çemberi de Êzîdîlere birliği dayatıyor.

Irak ile ilişkilerin biçimi

Êzîdî toplumu, bu kongreyle birlikte Irak devleti ile olan ilişkilerini de yeniden ele almak, sorun alanlarını tespit etmek ve çözüm yöntemlerini geliştirmek istiyor. Kongrenin çözüm vurgusu da bununla bağlantılı. Aslında Êzîdîler fermandan günümüze kadar bu konuda birçok çözüm projesi hazırladı ve Bağdat’a sundu fakat Bağdat şimdiye kadar Şengal’i ve Êzîdî toplumunu siyasi ve toplumsal bir muhatap olarak görmedi. Şengal’i askerileştirme yani Êzîdî toplumunun başta öz yönetim ve öz savunma hakkı olmak üzere temel haklarını kriminalize etme siyaseti izledi. Bu siyaset, Şengal’in durumunu her açıdan oldukça kırılgan ve hassas bir konuma taşıdı ve mevcut durumda bunun daha fazla sürdürülebilir bir tarafı yok.

Yeni bir çözüm programı

Şengal halkı ve Êzîdî toplumu, demokratik entegrasyon perspektifi ve Irak Anayasası'nın ilgili maddelerinin uygulanması temelinde yeni bir çözüm programı geliştirmeye çalışıyor. Eğer Irak da buna duyarlı olursa ve Türk devleti başta olmak üzere bölge güçlerinin Şengal’e askeri ve siyasi operasyon planlarına karşı durabilirse Şengal ve Irak ilişkileri açısından da demokratik birliğe dayalı yeni bir süreç başlayabilir. Êzîdî birliği ve Irak ile demokratik çözüm temelinde açılacak yol ise Êzîdîlerin varlık haklarının güvenceye alındığı özgür bir yaşam olacaktır. 2015'te DAİŞ kuşatması altında öz varlıklarını savunma ve kendilerini yönetme kararı veren Êzîdîler, şimdi bölgeyi kavuran savaş ateşinin altında bu varlığı kesinleştirecek ve özgür bir yaşama ulaşacak bir program üzerinde çalışıyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.