
DBP’li Yenişehir Belediyesi'ne kayyum atanmasının ardından tüm yardım ve destekleri kesilen Amed’deki Êzîdî kampı sakinleri, Türk devleti tarafından AFAD kampına yerleştirmeye zorlanıyor.
DAİŞ çetesini Şengal'e dönük işgal saldırısıyla birlikte, daha önceki uyarıları dikkate almayıp halkı örgütlemeye giden yurtsever kadroları tutuklayan KDP’nin 12 bin kişilik askeri gücü , direnip halkı savunmak yerine kaçmayı tercih etmişti. DAİŞ, katliamla yetinmeyip kadın ve çocukları köle olarak almıştı. YPG savaşçılarının şehitler vererek açtığı koridor sayesinde yüzbinlerce Êzîdî katliamdan kurtulmuştu. Bu dönemde Amed’e gelen ve DBP'li Yenişehir Belediyesi'ne ait arazide inşa edilen kampa yerleştirilen Êzîdîler, belediyelerin AKP hükümetince gasp edilip devlet memurları atanmasıyla kamptan çıkarılmakla yüz yüze bırakıldı. İlk etapta yaklaşık 6 bin Şengallinin bulunduğu kampta şimdi yaklaşık bin 200 Êzîdî kaldı. Kimi Avrupa'nın yolunu tuttu kimi de tekrardan Şengal'e döndü. Kampta kalanların yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayan kurumlar da KHK'lerle kapatıldı, sorunları ile ilgilenen belediyelere ise kayyum atandı.
Rojava Derneği kapatıldı
Buradaki Êzidîlerin yiyeceğinden, giyeceğine, çocuk bezinden, mamasına kadar tüm ihtiyaçları Rojava Derneği tarafından karşılanıyordu. Yine özellikle Amed Büyükşehir Belediyesi, Kayapınar, Sur ve Yenişehir belediyeleri de kamptakilerin yaşamsal ihtiyaçlarını karşılıyordu. Ancak çıkarılan KHK'lerle Rojava Derneği'nin kapatılmasının ardından artık destek alamayan Êzîdîler sadece stokta kalan malzemelerle idare ediyor.
Kayyum atandıktan sonra
Kayyum atanan Büyükşehir ve Sur belediyeleri kampta çalışan personelleri geri çekti. Yenişehir Belediyesi'ne kayyum atanmasının ardından ise kayyumun ilk icraatı yetkililerini Êzîdî kampına göndermek oldu. Kampa giden Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yetkilisi, Êzîdîler ile toplantı gerçekleştirdi.
AFAD kampına zorluyorlar
Türk devlet yetkilileri, Êzidîlere, "Burada durumunuz iyi değil. Burayı kapatıp sizleri AFAD kampına yerleştirmek istiyoruz" dedi, ancak Êzîdîler buna itiraz etti. 3 yıldır kimlikleri olmayan Êzidîler kendilerine neden kimlik verilmediğini sorduklarında ise "Eğer AFAD kampına geçerseniz sizlere o zaman kimlik verilecek" yanıtını aldı.
Midyat AFAD kampında akrabaları bulunan Êzîdîler oradaki yaklaşımları ve yaşamsal zorlukları yakından bildikleri için AFAD kampına gitmek istemediklerini aktardı.
AFAD kampına götürülüyorlar
Ancak devam eden görüşmelerde Êzîdîlerin itirazlarını dikkate almayan AKP hükümeti, Êzîdîleri AFAD kapmına hapsetmek kararlı. Dışarıdan kimsenin alınmadığı kampta dün Êzîdîlerden kimilerini yanlarına alan AFAD yetkilileri, Midyat ve Antep’te bulunan AFAD kamplarından birini seçmelerini istedi. Êzîdîlerin bugünlerde Fidanlık kamp alanından tamamen çıkarılacağı ve AFAD kamplarına yerleştirilecekleri belirtildi.
Çifte standart uygulanıyor
Ağustos 2016’da Batman’ın İkiköprü beldesine bağlı Uğurca köyünde kurulan çadırlara yerleştirilen 25 Êzidî aile, eksi 10 derecenin altına düşen havada çadırlarda kalıyor. Kış gelmeden önce Batman Valiliği’ne konteyner için başvuran Êzîdîler, henüz yanıt alamadı.
Çadırların olduğu alanda derme çatma bir tel örgü dışında herhangi bir güvenlik önlemi bulunmuyor. Çadırların bulunduğu alanda kanalizasyon ve altyapı yok. Çadırlardaki elektriği bile kendi paralarıyla sağlamışlar. Her çadırda elektrik sobası olduğu için birkaç defa trafo patladı. Alt yapısız ve projesiz biçimde çekilen elektrik tesisatının çadırda yangına yol açma tehlikesi de Êzîdîleri korkutuyor.
Bir damla yağmur yağdığında çadırlarının su bastığını ve bütün eşyalarının ıslandığını belirten kamp sakinleri, yeteri kadar yakacakları bulunmadığı için günün büyük bölümünde dondurucu soğukta kalıyor.
Kamp sakini bir Êzîdî, devletin çifte standartını şu sözlerle özetledi: “Bizim nerden geldiğimizi ve kökümüzün nereye dayandıklarını bildikleri için bize hep öteki gözüyle bakıyor. Suriyeli mültecilerden ilaç paraları ve tedavi paraları alınmıyor ama bizden alınıyor. Bütün Êzîdîler bir Suriyeli mültecinin tırnağının ucu kadar değerli değil. Suriyeli mültecilere bizden daha fazla değer veriyorlar. Onların her isteğini karşılıyorlar ama bizim isteklerimizi karşılamıyorlar. Aylardır çadırlarda yaşıyoruz konteyner istiyoruz vermiyorlar ama Suriyeliler olsaydı hemen verirlerdi.”
Yardım yapan dernek kalmadı
Yakında gıda sorunu yaşayacaklarını belirten kamp sakinleri, eskiden bir çok dernek ve belediyenin kendilerine yardım ettiğini, ancak şu an tüm yardımların kesildiğini aktardı. Son olarak Hayata Destek Derneği tarafından her ay düzenli olarak ailelere verilen 62 TL’lik yardım, projenin tamamlanmasının ardından sona erdi. Dernek tarafından yapılan açıklamada, “Yürüttüğü projeler kapsamında derneğimiz, bölgedeki ailelere temel gıda ihtiyaçlarını karşılamaları için e-kart’lar aracılığıyla aylık kişi başı 62 TL’lik nakit desteği sağlamıştır. Proje kapsamında ailelere 31 Aralık tarihine kadar son yükleme bedelleriyle alışveriş yapabilecekleri bildirilmiştir. 31 Aralık’ta projenin sonlanmasının nedeni herhangi bir kurumdan derneğimize yönelen bir baskı değil, projeye ait hibenin bu tarihte sona eriyor olmasıdır” denildi.
AMED