Şengal’e devrim yakıştı

Forum Haberleri —

11 Ağustos 2020 Salı - 22:58

  • Soykırım suçundan öte ağır suç yok. Şengal-Êzîdî soykırımını yapanlar hala yargılanmadı. KCK çizgisindeki Kürt özgürlük güçleri tetikçi DAİŞ’i cezalandırdılar ama soykırımı planlayıp yol veren güçler hala yargılanmadı. Bu yargılanma olmadan soykırım sürüyor demektir.

 

Ali AKTAŞ

Şengal soykırımının altıncı yılını geride bırakırken yaşananları bir kez daha Şengal şehitlerini doğru anlayıp cevaplamak için bilince çıkarmakta yarar var.

Soykırım ve DAİŞ çetesi kendinden çıkmadı. DAİŞ’i yaratan küresel ve bölgesel güçler Şengal soykırımını planlayıp vahşice uyguladılar. Sırf öldürmediler, tecavüz ettiler, sattılar ve ihanet ettiler.

Bu soykırımın iç ve dış boyutu var. İçte Irak devleti ile Başûr hükümeti ve özellikle de KDP ve Barzani aile-aşiret ağaları sorumludur. Güçleri, görevleri ve sorumlu olmalarına rağmen kaçıp Şengal ve Êzîdîleri bilerek soykırıma bıraktılar. “Gücümüz yoktu” diyemezler. Zira Şengal’de on bin gücü vardı. On iki gerilla direnip DAİŞ’in sonuç almasını engellediyse, kendileri daha güçlü yapabilirlerdi. Zira nicel ve nitel güçleri buna yetiyordu. Bilerek savunmayıp kaçtılar.

Dışta ise Suriye rejimini yıkıp bölgeyi çıkarları için dizayn etmek isteyen güçler sorumludur. Soykırım öncesi Ürdün’de ABD, Irak, Türkiye, Ürdün ve KDP’nin katıldığı bir toplantı var. Toplantıda Musul’un düşürülmesi, Şengal’ın yok edilip Rojava’ya saldırının planlandığı söyleniyor. Böyle olmasa Musul, Telafer ve Şengal kolayca düşmezdi. Musul’dan Irak askerlerini ve Şengal’den de KDP-Barzani peşmergelerini bilerek çeken bir akıl, bir güç var. Bu sırf DAİŞ vahşeti-marifetiyle açıklanamaz.

Soykırım suçundan öte ağır suç yok. Şengal-Êzîdî soykırımını yapanlar hala yargılanmadı. KCK çizgisindeki Kürt özgürlük güçleri tetikçi DAİŞ’i cezalandırdılar ama soykırımı planlayıp yol veren güçler hala yargılanmadı. Bu konuda BM ve uluslararası diğer güçler-kurumlar görevini yapmadı. Oysa bu mahkemeyi çoktan Şengal’de kurup hesap sormalıydılar. Bu olmadan soykırım sürüyor demektir.

KDP ve Barzaniler on binlerce Peşmergeyi bilerek çekip katliama yol açtılar. Hatta öncesi halkın elindeki silahları toplayıp çıkmasına bile izin vermemişler. “Korkmayın sizi savunacağız” deyip son anda kaçmışlar. Yanı halkı aldatıp katliamı bizzat hazırlamışlar. Bu bilinçlice işlenen bir soykırım suçudur, ihanet ve işbirlikçiliktir.

Başûr hükümeti ve Irak devleti neden bunu yaptıklarını açıklamalıdır. Barzani ailesi-aşireti-partisi ve peşmergeleri Şengal’den sorumluyken, “sizi savunuruz, tedbir almayın” demişken niye kaçtıklarını açıklamalıdır. Şengal’ın boşalıp Êzîdîliğin bitmesini mi istediler? Yıllarca su ve yemeğini yiyip içtikleri Êzîdîlerin topraklarına mı göz diktiler? Rojava devrimini mi yıkmak istediler? Êzîdîler şahsında yaşayan orijinal Kürtlük ve dine niye düşmanlık ettiler? Tarih boyunca bu Kürtlük ve dini canıyla koruyan bir halkın bitmesini niye istediler? Bunu dürüstçe açıklamalılar.

Ama görünen o ki, süt döken kedi misali suçu unutturmak istiyorlar. Mexmûr’da bağdaş kur, Sincar dağından yenilmiş DAİŞ’e kükre ve sonu yenilgi olan referandum yap ve böylece suçu unuttur, yemezler. Şimdi de yeni Şengal’e karşılar. “Şengal elimizden çıktı” deyip özgür Şengal-Êzîdî düşmanı olmuşlar. “Orda PKK var” deyip TC’ye bombalatıyorlar. Zeki ve Zerdeşt Şengalî’yi böyle katlettiler. “Tehlike var, yollar kapalı” deyip halkın dönüşünü engelliyorlar. Halkı rehin almış koz olarak kullanıyorlar. Yanı soykırımda ısrar var, ders çıkarma ve af dileme yok.

Kısaca hala ihanet, işbirlikçilik, soykırım faillerini korumak ve özgür Kürt’e düşmanlık sürüyor. Bundandır ki soykırımın Başûr ve Irak’ta yarattığı kırılma sürüyor. Bakın soykırım sonrası Başûr ve Irak’ta ilerleme-güçlenme var mı? Başûr’da sırf toprak kaybedilmedi hükümet, toplum ve partiler de eriyor. Irak’ta da yaşanan budur. Eski Şengal’in öldüğü gibi eski Başûr ve Irak da ölmezse ve yeni Şengal’in doğduğu gibi yeni Başûr ve Irak da doğmazsa bu kırılma-gerileme sürecek. Mesud, Neçirvan, Mensur ve Maliki gibileri, yanı o dönemde kim varsa tarafsız bir mahkemede soykırıma yol vermekten yargılanmadan Başûr ve Irak iflah olmaz, iflas olur.

Şengal ve Êzîdîler (Êzdayi) Kürtler için kutsaldır. Özellikle Müslüman Kürtler af edilmek için böyle bakmalıdır. Zira Hz. Zerdeşt ve Êzda’yi bırakıp Arap ve İslam’a teslim, yanı “dönme” oldular. Dahası Arap, Fars, Türk ve İslam için çokça Êzîdîlere saldırıp kendi din, kök, kimlik ve kültürüne karşı körce savaştılar. İslam için öz gerçekliğine ihanet edip işbirlikçi oldular. Bunu “Müslüman” bir ailenin mensubu olarak kendim için de söylüyorum.

Kuşkusuz amacım bu yazıyla bu yarayı deşmek değil ama Şengal devrimini kavrayacaksak, bu soykırım karşısında tüm Kürtlerin birey, toplum ve güç olarak konumunu görmesi gerekir. Kürtler bu soykırımda belki doğrudan yer almadılar ama en az KDP güçleri buna yol verdiler. Êzîdîlerin deyimiyle aldatıp sattılar, ihanet ettiler. KCK güçleriyse canla-başla soykırımı engelleyip tarih yazdı, devrim yaptı ve özgür Kürt’ü yarattılar. Kandil, Rojava, Başûr, Bakur ve Rojhilat’tan akıp şehit olup destan yazdılar. Kahramanca çarpışıp sırf DAİŞ efsanesini yıkıp soykırımı engellemediler, Katliam harabesinden çağdaş ve özgür bir Şengal ve Êzîdîliyi de yaratıp Kürt devrimi ve halkını dinsel, Kültürel kökenine, yanı orijinal Kürtlüğe de bağlayıp güçlendirdiler.

Bu gerçeği belirtmezsek Şengal devimini doğru kavrayamayız ve haliyle bu soykırım ve devrim şehitlerini de doğru okuyamayız. Şehitleri anıp cevap olacaksak, Şengal’de yaşanan ihanet sahiplerini yargılamak kadar burada yaşanan tarihsel direnişi, destansı kahramanlığı ve gelişen görkemli devrim ve özgür yaşamı da belirtip savunmalıyız.

Êzîdî Kürtler Kök Kürtlerdir. Şimdiye dek can pahasına teslim olmayıp dinsel-kültürel manada Kürtlüğü otantik haliyle yaşatanlardır. Bakın neolitik Kürtlüğü bugün en iyi temsil eden Êzîdî, kadın ve köy Kürtlüğüdür. Özgürlük Hareketi bu Kürtlüğü, bu tarihsel-kültürel-dinsel ve toplumsal hafızayı-ruhu çağla harmanlayarak gelişiyor. Şengal’in özgürleşip Êzîdî halkın irade olması Kürt devriminin kök tutup güçlenmesidir. Rojava, Şengal ve Mexmûr devrimleri Kürt genel devrimini zafere taşıyacak tarihsel alt devrimlerdir.

Bu devrimler Kürtleri ve KCK sistemini bölgede-dünyada aktör güç haline getirirken KDP şahsında yaşanan geleneksel Kürt ihanet ve işbirlikçiliği de tarihe gömdü. Şeyh-ağa-bey-aşiret ve aile gibi Kürt geleneksel güçlerinin ulus devlet kuramayacağı bu kez Şengal devrimiyle kanıtlandı. Bu çizgi ve güçlerin ulusal özelliği de kalmadı. Soykırım sonrası bile görüldü ki ihanet-işbirlikçilikten kopmazlar. Şimdi artık tümden TC’nin kuklası olup onsuz yapamaz oldular. Başûr’u satarak, devrim ve özgürlük düşmanlığı yaparak ayakta kalmak istiyorlar. Ama nafile!

Tabi ki Şengal ve Êzîdîlerin yarası hala Kürdistan ve Kürtler gibi kapanmadı. Ama devrim yapıp özgürlük sürecine girdiler. Xoseriya Êzidxan için seferber olmuşlar. Siyasi, askeri, ekonomik, sosyal ve kültürel kurumlarını inşa ediyorlar. Yakın tarihte ilk kez kendileri için yaşıyor, karar alıp uyguluyorlar. Ulaştıkları bu devrimci irade ve temsil gücü özgürleşmeleri için yaşamsaldır. Bir daha kimseye boyun eğmeyecek bir toplum, güç ve irade haline geldiler. Bir daha Fermana izin vermeyecekler. Bunun için her Êzîdî Şengal’a mutlaka dönmelidir. Her dönen devrim ve özgürlük inşasına canla başla katılmalıdır. Bunu yaptıklarında güneş ve ateşin halkı olarak tüm Kürt halkına yol gösterip düşmanı kahredecekler.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.