Şengal’e dönük oynanan oyunlar

Forum Haberleri —

24 Kasım 2020 Salı - 23:00

  • Êzîdî halkı, kendi öz savunma güçleri ile kendini savunacak, kendi öz yönetimi ile kendini örgütleyip, yönetecektir. Êzîdî halkının talepleri yeni işgaller değil, kendi kimliği ve kültürü ile özgür yaşamaktır.

FIRAT DİCLE

Şengal katliamının üzerinden 6 yıl geçti. Halen dün gibi tüm dünyanın gözleri önündedir. Acıları unutulmamış, yaraları halen kabuk tutmamış bir halkın şuan kendi yaralarını sarmaya başladığı, kendi ayakları üstünde durmaya çalışan bir Şengal. Evet, üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen kabuk tutmamış yaralar tekrardan kanatılmak istenmektedir.

Tarih 3 Ağustos 2014’ü gösterdiğinde tüm dünya bir halkın, bir inancın, bir kültürün feryatları ile uyanmıştı. Ve haykırışları, yardım talepleri ile dünya sarsılmıştı. Yazın ortasın da karanlık bulutlar çökmüştü Şengal’in üzerine. Ve insanlık, vicdan, tarih bir halk nezdinde yok edilmek istenmişti. Evet, herkesin çok iyi bildiği, yaşadığı ve tanık olduğu Şengal katliamının üzerinden 6 yıl geçti. Şengal halkı tüm acılarına rağmen kendi öz örgütlülüğü ve demokratik siyaset ve yönetim ile bir model olurken, bunun karşısında 2014 yılında bu halkı soykırımdan geçirmek isteyenler hedeflerini gerçekleştirmek ve soykırımı tamamlamak için yeniden masa üstünde planlamalara gitmektedir.

İnsanlık düşmanı DAİŞ çetelerinin eliyle 3 Ağustos 2014 tarihinde yaşanan katliamın tetikçileri, hesapladıkları ve gerçekleştiremediklerini şimdi gerçekleştirmek istemektedirler. 2014 yılında Êzîdî halkını katliamdan geçirmek isteyenleri, HPG ve YJA Star gerillalarının müdahalesi nasıl durdurduysa ve geri adım attırdıysa şuanda da Şengal’e dönük oyunlar oynayanlara karşıda Şengal halkının öz savunma güçleri olan YBŞ ve YJŞ güçleri rolünü oynayacaktır ve masada yapılan planları bozacaktır.

Evet, Şengal katliamının tetikçileri, silah, yol verenleri ve destekçileri olan faşist AKP-MHP zihniyeti ve onun MİT’i ile ortakçısı, taklitçisi KDP ve Parastin ile bölgede destekçileri olan Kasım Şeşo gibi yapılanmalar bugün Şengal üzerine oyunlar oynuyor. Neredeyse her gün bir araya gelen katliamcı ve işbirlikçi güruh, Şengal üzerine planlamalar yaparak, Şengal’in yakaladığı huzuru ve güvenliği bozmak için ellerinden geleni yapmak istemektedirler.

Özellikle Amerika Dış İşleri Bakanlığı Yardımcısının yaptığı açıklama ardından harekete ve planlamaya geçen bu güruh son Hewlêr toplantısında da (MİT, Parastin, KDP ve H.Şeşo) Şengal’in güvenliğini ve huzurunu bozmak istemektedir. Şengal halkının öz savunma güçleri olan YBŞ ve YJŞ güçlerini PKK hareketinin bir uzantısı olarak gösterip, Şengal’den çıkarılması gerektiğini ve yerine Türkiye, KDP ve Irak ortaklığında sivil bir yönetimin oluşturulması için yeni bir planlamaya giderek, yeni katliamlara zemin hazırlanıyor. Türkiye saldırganlığıyla şuan tüm dünya teşhir olmuş durumdadır. DAİŞ çetelerini besleyen, oluşturan bir zihniyet olarak tüm dünyayı tehdit eden bir zihniyetin son ürünü olduğunu tüm dünya çok iyi bilmektedir.

Ve faşist Türk devleti şuana kadar Êzîdî halkının yaşadığı katliamları gerçekleştiren zihniyetin temsilcidir. Tarihte 3-4 katliam dışında Êzîdî halkına katliam yaşatan faşist Türk devlet zihniyeti olan Osmanlı devleti olmuştur. Bunu Êzîdî halkı çok iyi bilmektedir. Bunu çok iyi bilen yardakçı kesim KDP ve onun ayak takımı olan Şeşo ailesi, resmen Êzîdîliğe ve Kürtlüğe ihanet etmektedir. Êzîdî halkımız ve tüm Kürt halkı bunu çok iyi bilmektedir. Artık, şapka düştü kel görüldü. Bunların şapkası da düştü ve tüm Kürt halkı hem KDP’yi hem de onların ayak takımı olan Kasım Şeşo ve Haydar Şeşo biliyor ve tanıyor. Artık Kürt halkı ve Êzîdî halkı nezdinde insanlık karşısında teşhir olmuş durumdadırlar. Kürt ve Êzîdî düşmanlığı yapan faşist Türk zihniyetinin bir uzantısı olarak hareket etmelerini ne Kürt halkı ne Êzîdî halkımız kabul edecektir.

Faşist Türk devleti bir taraftan da 7 gün 24 saat Şengal üzerinden İHA ve SİHA’ları ile psikolojik baskı oluşturarak halkı sindirmek, korkutmak ve geri dönüşlerinin önünü almak istemektedir. Bunun planlarını Hewlêr toplantısının akşamı Êzîdî halkımız için kutsal bir mekan olan Şerfeddin mezargahında patlatılan bir araç ile harekete geçmek istediler. Ve bunu YBŞ ve YJŞ güçlerinin üzerine atmak istediler. Ancak şu da unutulmamalıdır ki Şerfeddin alanında ne YBŞ ne de YJŞ gücü bulunmaktadır. Ve bu halkın kendi savunma güçleri olan YBŞ ve YJŞ güçlerini güçlendirmediği bir dönemde yani DAİŞ çetelerinin varlık gösterdiği dönemde bile Şerfeddin alanına saldırı olmaz iken, o kadar YBŞ ve YJŞ güçlerinin güçlü bir konumda olduğu bir dönemde böylesi bir olayın gerçekleşmesi manidardır. Bu belli ki programlı, planlı bir olaydır. Münferit bir olay değildir. Bir de 5 bine yakın peşmerge gücü tarafından korunduğu iddia edilen Şerfeddin alanında patlayan bu aracın içinde ne de kenarında ve çevresinde insanlara bir şey olmamıştır. Demek ki münferit olmayan bu olay ile Şengal’in güvenliği ve huzuru bozulmak istenmektedir ve halkın geri dönüşleri engellenmek istenmektedir.

Zaten olayın üzerinden birkaç saat sonra Haydar Şeşo’nun Güney Kürdistan kanallarından birine yaptığı basın açıklamasında olayı bir saldırı olarak lanse etmesi ve bunu da YBŞ ve YJŞ güçlerine mal etmesi hesaplı, planlı bir şey olduğunu göstermektedir. Ve açıklamanın ardından bu şahsiyetin sırıtması ise yaptıkları planlamayı çok iyi göstermektedir. Ama bu halkın bu tür oyunlara karnı toktur ve böylesi oyunlara artık kanmamaktadır. Bu halk eskisi gibi yaşamayacağını, kendi ayakları üstünde duracağını ve başkasına bel bağlamayacağını son 74. Katliam ile birlikte tüm dünyaya duyurdu. Bu halkın büyük bir bölümü şimdi bölgede diğer halklar ile birlikte demokratik konfederalizm ile birlikte ortak bir yaşamı hayata geçirmek ve savunmak için mücadele ediyor.

‘Osmanlı’da oyun çoktur’ derler ya, ancak bu oyunları çok iyi bilen insanlar artık bu oyunlara kanmamaktadır. Artık Osmanlı’nın devamcısı olan faşist Türk devleti ve onun ayak takımları bunu çok iyi bilmelidir ki; bu halk artık bu oyunlara gelmeyecektir. Kendi öz savunma güçleri ile kendini savunacak, kendi öz yönetimi ile kendini örgütleyip, yönetecektir. Bunun için Êzîdîler başta olmak üzere tüm Kürt halkı, tüm dünya tarafından teşhir olmuş bu zihniyete karşı bölge halkları ve tüm dünya halklarına çağrıda bulunarak bu zihniyete karşı harekete geçmelerini istemektedir. Başta Fransa, Yunanistan, Avrupa Birliği ile Mısır, Suudi Arabistan ile Arap Birliği artık faşist Türk devletine karşı tutumlarını netleştirmeliler ve bir an önce tavır alıp, harekete geçmeliler. Ve yeniden bu halka bir katliam gerçekleştirmelerinin önünü almalılar ve Şengal halkının Şengal’de oluşturdukları yeni yaşama destek sunmalılar. Êzîdî halkının talepleri yeni işgaller değil, kendi kimliği ve kültürü ile özgür yaşamaktır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.