YPG/YPJ güçleri Şubat ayının sonunda başlayan ve bir hafta süren bir operasyonla DAİŞ çeteleri için stratejik öneme sahip Til Hemis’i özgürleştirdi. Bu operasyonla DAİŞ’in Şengal ile Musul’a geliş gidiş güzergahının ortadan kalktığını söyleyen YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl, “Bu yolların kesilmesi DAİŞ çetelerine büyük darbe idi. Şengal’e olası bir saldırıya müdahalemiz daha kolaylaştı“ dedi. Xelîl, Musul’a dönük operasyonlarda da artık daha rahat sonuç alınabileceğini ekledi. 

Rêdûr Xelîl, Kürt siyasi güçlerinin askeri alandaki bu kazanımlarına sahip çıkacak bir tutumda olması çağrısını da yaptı.  

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl’in ANHA’nın sorularına yanıtları şöyle:


Til Hemis’in DAİŞ için önemi neydi, Cizîr Kantonu üzerinde nasıl bir tehdit oluşturuyordu?

21 Şubat’ta YPG-YPJ güçlerimiz Til Hemis’i özgürleştirme hamlesini başlattı. DAİŞ çetelerinin kendilerine merkez olarak seçtiği Til Hemis, Cizirê kantonu açısından stratejik bir öneme sahiptir. Ancak Til Hemis bölgesi ve kent merkezi, çeteler için özellikle Musul açısından da önemli bir cepheydi. Şengal’e yapılan saldırılar üzerinde büyük bir etkisi vardı. Suriye ve Irak sınırları kaldırıldığı için özellikle DAİŞ çetelerinin gidiş ve geliş noktaları açısından burası stratejikti. Aynı biçimde buradaki DAİŞ varlığı Cizirê kantonu açısından da bir tehlike arz ediyordu. Çetelerin konumlandığı onlarca köyün Tirbêspiyê, Qamişlo’ya yakın olması; Qamişlo ve bölgedeki demokratik özerklik sistemi üzerinde yaşayan halkları DAİŞ çetelerinin tehdidi altında bırakıyordu. Til Hemis’in alınması, DAİŞ çetelerinin bu alanlardan uzaklaştırılması ve onlara en büyük darbenin vurulması anlamına geliyordu. 


Til Hemis’in Rojava ve Başûr bağlantısı açısından nasıl bir rolü vardı, Til Hemis’in temizlenmesi Şengal bölgesine nasıl yansıyacak?

Belirttiğim gibi Til Hemis, Rojava ve Başur Kürdistanı arasında bir köprü rolü görmektedir. Şimdi Şengal’e bir saldırı yapılmak istenirse müdahale etmemiz ve başarılı olmamız daha da kolaylaştı. Çünkü DAİŞ çetelerinin rahat bir şekilde Şengal ve Musul’a geliş gidiş güzergahı ortadan kalkmış oldu. Bu da bizim Şengal’de DAİŞ çetelerine daha büyük darbeler vurmamızı sağlayacaktır. Bu durumu Musul açısından da değerlendirirsek DAİŞ çetelerinin birçok yolu Musul’a gitmektedir. Bu önemli ve esas olan yollardan biri de Til Hemis idi. Şeddad yolu üzerinden Başur Kürdistan’ına gidiliyordu. Kuşkusuz bu yolların kesilmesi DAİŞ çetelerine büyük bir darbe idi. Bundan sonra Musul’da yapılan operasyonlarda daha rahat sonuç alınacağını belirtebiliriz.  


Koalisyon güçleri ile aranızda nasıl bir koordine oldu?   Til Koçer operasyonundan sonra ilk kez Arap güçlerinin katılımı bu kadar görünürdü. Bu birlikteliğin anlamı nedir?

Bütün güçlerin aktif bir şekilde bu operasyonda yer alması Til Hemis başarısında rol oynadı. Cizirê kantonunda bulunan bütün bileşenler, başta Şamar Aşireti, özellikle Sanadit askeri gücü, Süryani Askeri Meclisi, Hristiyanlar, Asuriler yer aldı. Bütün bileşenler özellikle Arap aşiretlerinin desteği oldu. Çünkü herkes DAİŞ çetelerinin yaptıklarından zarar görüyordu. DAİŞ çetelerinin bu bölgeden çıkarılması bütün güçlerin lehine idi. DAİŞ teröristleri Til Hemis ve Til Berak’ı işkence, ölüm, her türlü kirliliğin merkezi haline getirmişti. DAİŞ çetelerinin bu merkezlerden uzaklaştırılması, bitirilmesi herkesin içini rahatlattı. 

Bu operasyonla birlikte Kürt-Arap ya da diğer bileşen halkların arasında özellikle bazı kesimlerin yaratmak istediği çelişkilerin ortadan kaldırılması, ilişkilerin daha da güçlenmesine neden olacak. Bu da Cizre kantonunda yaşayan bileşenler açısından yeni bir adım olacak. İkinci bir adım da Koalisyon güçlerinin hava saldırılarındaki etkisi idi. Koalisyon güçleri arasındaki koordinasyon sadece Til Hemis ve Til Berak ile sınırlı kalmayacak. Bu koordinasyon Kobanê ile başladı ve bugüne kadar sürdü. Önümüzdeki süreçte de devam edecek.   


Til Hemis ve Til Berak’a yapılan operasyon ardından DAİŞ çeteleri Til Temir’e saldırdı. Til Temir bölgesi hem Hesekê hem de Serêkaniyê için tehdit olmaya devam ediyor. Kapsamlı bir operasyon beklemek mümkün mü? 

DAİŞ çetelerinin bir diğer hedefi de bileşenler arasındaki çelişkiler nerede daha fazla ise orada çelişkileri derinleştirmek ve bu çelişkilerin yarattığı fırsatlardan yararlanmaktır. DAİŞ çeteleri Kürt ve Arap savaşı çıkartmak istedi. Ama hiçbir şekilde bizim Arap kardeşlerimizle bir savaş durumumuz yok. Bizim DAİŞ çetelerine karşı bir mücadelemiz var. Til Hemis’e geçmemizle birlikte gücümüzü zayıflatmak ve bu operasyonu boşa çıkartmak için Til Temir’e saldırdılar. Burada Habur hattı üzerinde bulunan Asuri kardeşlerimize ve onların köylerine yönelik saldırılar düzenlendi. Onlarca Asuri esir alındı. Özellikle Hristiyan kardeşlerimize saldırmalarının temelinde bölgede ırkçı ve dinsel bir savaş yaratmak yatıyordu. Tabii bu amaçlarına ulaşamadılar ve hiçbir zaman da ulaşamayacaklardır. Bölgemiz içerisinde hatta bölgemiz dışında imkanlarımız olduğu sürece çetelere karşı mücadelemiz devam edecek. Bizim DAİŞ çetelerine karşı savaşımız Til Hemis, Til Berak’ın, yine Asurilere ait bazı köylerin özgürleştirilmesiyle birlikte bitmeyecek ve DAİŞ teröristlerine karşı mücadelemiz devam edecektir. 


Son askeri zaferlerin, Cizîrê Kantonu’ndaki siyasi çalışmalara, Siyasi Danışma Meclisi’nin faaliyetlerine, yerel seçimlere katılıma katkısı nasıl olur?

Askeri başarıların kuşkusuz siyasi ve toplumsal anlamda etkileri vardır. Bizim için önemli olan; halkımızın ve diğer bileşenlerin DAİŞ çetelerine karşı savaşma inancı ve iradesi güçlendi. Zaten YPG/YPJ güçleri bunu daha önce girdikleri birçok savaşta ispatladı. Serêkaniyê ve Kobanê bunun en büyük örnekleridir. Ve halkların YPG/YPJ güçlerinin kendilerini savunacağı konusunda inançları daha da güçlendi. İkincide uluslararası anlamda büyük bir etkisi oldu. Dünyadaki herkes DAİŞ teröristlerine karşı tek savaşan gücün halk savunma gücü olan YPG-YPJ gücü, Kürtlerin olduğunu gördü.  Bu noktaya ağır bedeller ödeyerek geldik. Kürt halkı birçok evladını kaybetti. Kürt siyasi güçlerinin de verilen bu mücadeleye sahip çıkması gerekiyor.  


Halklar arası bağ güçlendi


YPG savaşçıları içerisinde çok çeşitli halklardan örneğin Amerika, Avrupa hatta Asya’dan gelip bu mücadeleye katılanlar oldu.Kuşkusuz bu çok önemli bir durumdur. Bugün YPG güçlerin ve Kürt halkının DAİŞ çetelerine karşı verdiği mücadele insanlığın başarısı anlamanı gelmektedir. Çünkü DAİŞ çeteleri bütün insanlığın düşmanıdır. Kendi dışında hiçbir kesimi kabul etmiyor ve bütün halklar üzerinde korku yaratmak istiyor. Bu yüzden çeşitli halklardan insanlar, YPG güçlerinin verdiği mücadeleden etkilenerek bu mücadele içerisinde yerini alıyor. Onların her birinin böylesi bir süreçte bizim aramızda yer almaları çok büyük bir öneme sahiptir. Bu kişiler savaşın en ön cephelerinde aktif bir şekilde yer alarak şehit düştüler. Onların şehadeti hem diğer ülkelerden gelenler, hem de YPG/YPJ savaşçılarının tümünde bir etki yarattı. DAİŞ çetelerine karşı mücadelede kararlılığını biledi. Verilen bu ortak mücadele halklar arasındaki bağı da güçlendirecektir. 


 ANHA/TİL HEMİS