
Türkiye’de gündem haline getirilen PKK’nin çocukları alıkoyduğu iddialarına sert yanıt veren KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Türk devletinin Kürtlere karşı yürüttüğü kirli özel savaşa yeni bir boyut kazandırdığına dikkat çekti. Kürt sorununu çözmeyen AKP Hükümeti’nin Kürt Özgürlük Hareketi’ni ve gerillayı çözmeyi hedeflediğinin bir daha anlaşıldığını kaydeden Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, gençler kaçırılıyor yaygarası yaparak provokasyona başvurmasının da bu amaca yönelik psikolojik bir harekat olduğunu vurguladı. Kürt sorununu çözmeyen AKP Hükümeti’nin, Kürtlerden, Kürt Özgürlük Hareketi’nden ve demokrasi güçlerinden gelen “Kürt sorununun çözümü için adım at” çağrısına böyle bir psikolojik harekatla karşılık verdiğinin altını çizen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu olayın zamanlaması, bu aileleri kimin kışkırttığını da ortaya koymaktadır. Yakın zamanda yayınlanan MİT belgesinde gerilla aileleriyle ilişkilenilip PKK’ye karşı kışkırtılması gerektiği özellikle vurgulanmıştır. MİT’in bu planı AKP’nin çözümsüzlük politikasının tepki aldığı bir süreçte devreye konulmuştur. Kürt halkı demokratik çözüm için adım beklerken AKP Hükümeti gerillaya katılım gösteren gençlerin ailelerini kışkırtarak gündemi saptırmaktadır.
30 yıllık yalanın tekrarı
HPG açıklama yaparak 18 yaşından küçük gençleri silah altına almadıklarını, Kürdistan ve Türkiye’deki baskıdan, kültürel soykırımcı sömürgeci zulümden kurtulmak için gelen yaşı küçük gençleri ise savaş dışı tutarak sosyal ve kültürel olarak eğittiklerini açıklamıştır. Gerillanın 30 yıllık savaşında yaşı küçük hiçbir genç savaş içine sokulmamıştır. Ancak devlet gerillaya katılmaya giderken pusuya düşürdüğü yaşı küçük birçok genci katletmiştir. Türk devleti PKK’yi iç ve dış kamuoyunda tecrit etmek için otuz yıldır PKK çocukları savaştırıyor yalanını tekrarlamaktadır.
Gerillaya katılımı engelleme çabası
Bu psikolojik savaşın esas amacı gerillaya katılımları önlemektir. Otuz-kırk yıldır savaşla, zorla, şiddetle, komplolarla tasfiye edemediği Kürt Özgürlük Hareketi’ni ve gerillayı böylece zayıflatacağını hesaplamaktadır. 1990’lı yıllarda Anadolu’dan Görünüm programıyla sürekli bazı itirafçıları ve baskı altına aldıkları aileleri konuşturarak gerilla aleyhinde karalama kampanyası yürütmüşlerdir. Tüm bu karalama kampanyası boşa çıktığı gibi, bu son kirli savaş yöntemi de boşa çıkacaktır. Ne bu yalanlar tutacak, ne de gerillaya katılımlar engellenecektir. Katılımlar daha da artacak, Kürt gençleri Kürt halkı özgür ve demokratik yaşama kavuşana kadar fedaice savaşacaklardır.
Çözüm için adım atın
Bir daha vurgulayalım ki, kültürel soykırımcı işgalci sömürgeciliğin Kürt halkı, Kürt gençleri, Kürt çocukları hakkında konuşmaya hakkı yoktur. Başbakan’ın, Türk siyasetçilerinin ve tüm kurumlarının tek hakkı vardır, o da kültürel soykırımcı sömürgecilikten vazgeçip Kürt sorununu çözerek Kürt halkının kendi dili, kültürüyle özgür ve demokratik yaşamını sağlama yolunda adım atmalarıdır. Türk basınının da yapması gereken, Kürt sorununun çözümü için Türk devletine ve hükümetine kamuoyu baskısı yapmak olmalıdır.
Kürt gençleri dağa çıkacaklar
Kürt gençleri işgalci, kültürel soykırımcı sömürgecilikten kurtulmak için dağa çıkıyorlar; çıkmaya da devam edeceklerdir. Kürt gençleri, kültürel soykırımcı sömürgeci devletin Başbakan’ının kendileri hakkında konuşmasını kendilerine hakaret olarak görmektedirler. Kürt halkının özgür ve demokratik yaşam mücadelesinde yer almayanların Kürt halkının gençleri ve çocukları hakkında konuşmaya hakları yoktur. Kürt halkı özgür ve demokratik yaşama kavuşmadığı müddetçe Kürdistan Kürtler için zindandır, zulümdür, baskıdır. Bugün Kürdistan’da tam özgürlüğün yaşandığı alanlar dağlardır. Devletin gençlere elini uzatamadığı tek yer özgürlük dağlarıdır. Bu nedenle gençler kültürel soykırımcı sömürgeciliğin elinin ulaşmadığı özgürlük alanlarına koşmaktadırlar.
Kürt halkının kutsal evlatları
Bugün tüm demokrasi güçlerinin görevi Kürdistan’ı başta gençler, kadınlar ve çocuklar için yaşanılan bir ülke haline getirmektir. Bugün Kürdistan ve Türkiye yaşanılan bir ülke değildir. Kürdistan ve Türkiye Kürtlerin mezarı haline getirilmek istenmektedir. Kürtlerin mezarı haline getirilmek istenen ülkeyi özgür ve demokratik hale getirme mücadelesi ise en kutsal mücadeledir. Gerilla, Kürt halkının kutsal evlatlarıdır; Kürt tarihinin en değerli evlatlarıdır. Kürt gençleri dağlara bu onuru yaşamak için koşmaktadırlar.
Savaş ve soykırım planlanıyor
Türk devleti Kürt sorununu çözmek yerine özgürlük savaşı yürüten gerillaya karşı psikolojik harekat yapmayı tercih etmektedir. Çatışmasızlığın sürdüğü ortamda böyle bir psikolojik harekatın başlatılması, AKP Hükümeti’nin bir çözüm politikası olmadığını göstermektedir. Bu da savaşın sürdürülmesinden başka bir anlam taşımamaktadır. Zaten ‘B ve C planımız var’ demesi savaşı ve siyasi soykırım operasyonlarını planladıklarını ortaya koymaktadır. Çünkü Türk devletinin bunlar dışında bir planı yoktur. A planı da, B planı da, C planı da budur. Bunu da on yıllardır sürdürmektedir.
Gündem saptırılıyor
Bu durum karşısında demokrasi güçleri ile tüm Kürt halkı harekete geçerek demokrasi ve Özgürlük Mücadelesini yükseltmelidirler. AKP’nin gündem saptırmasına fırsat vermemeli, mücadeleyi yükselterek gündemi kendileri belirlemelidirler.
Aileler AKP binalarına yürüsün
Kışkırtılan aileler ise oynanan oyunu bozmak için AKP genel merkezi ve AKP binaları önüne yürümelidirler. Çocuklarına ve gençlerine özgür ve demokratik bir yaşam kazandırmak için özgürlük ve demokrasi mücadelesine katılmalıdırlar. Demokrasi güçlerinin, Kürt halkının ve tüm ailelerin birinci görevi, çocukları ve gençleri özgür ve demokratik bir ülkeye ve yaşama kavuşturmaktır. Herkesi bu görevlerine sahip çıkmaya, kültürel soykırımcı sömürgeci Türk devletine karşı mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.
ANF/BEHDİNAN