
YPG/YPJ güçlerinin, Serêkaniyê ve Girê Sipî arasındaki köylere yönelik operasyonları sürüyor. Bu bölgelerde Kürtlerin yanısıra Arap, Çeçen ve Süryani halkları da yaşıyor. YPG'nin özgürleştirdiği köylerde halk topraklarına dönüyor. YPG güçleri ile birlikte hareket eden halklar bir araya gelerek ortak taburlar kurdu. Bu taburlardan en dikkat çekicisi ise Çeçen, Kürt ve Araplardan oluşan "Şehîd Mihemed Trezan" taburu.
Kobanê'den güç alıyoruz
YPG güçlerinin 12 gün önce özgürleştirdiği Tolan, Ömeyir ve Nuh köylerinde, bu tabura rastladık. Tabur komutanı ve kendisi de Çeçen olan Xalit Çaviş, savunma gücü olarak çetelerin işgali altında bulunan köyleri özgürleştirme operasyonunda yer aldıklarını belirtti. YPG'nin çetelere karşı mücadelesinin kendilerini çok etkilediğini ve cephelerdeki yerlerini aldıklarını dile getiren Tabur Komutanı Çaviş, Kobanê direnişini örnek gösterdi. Çaviş, özgürleştirdikleri köyden birkaç yüz metre ilerde olan başka bir köyü göstererek, "Biraz ilerimizdeler, biz YPG olarak köylerimizi koruyor ve işgal altında olan halklarımıza yardım ediyoruz. Kobanê'de tarihi direnişten de güç alıyoruz" dedi.
Bu toprakları birlikte temizleyeceğiz
Kürt halkı ile birlikte uzun yıllardan bu yana yaşadıklarını kaydeden Çaviş, "Aramızda hiçbir farklılık yok. Kürt kardeşlerimize yardım etmeyi biz istedik. Topraklarımız ve namusumuz için birlikte savaşıyoruz" diye konuştu. Bu toprakların çetelerden temizlenmesini sadece Kürtlerden istemenin yanlış olduğunu belirten Çaviş, "Bu toprakları çetelerden temizlemek herkesin görevidir" dedi. DAİŞ'in içinde yer alan Çeçenlerin kendileri ile hiçbir alakalarının bulunmadığına dikkat çeken Çaviş, Çeçen halkının ismini kullanarak kirlettiklerini ifade etti. Yüzyıllar önce Serêkaniyê'ye geldiklerini söyleyen Çaviş, "Biz buraya geldiğimizde Kürtlerden Müslümanlığı öğrendik. Biz burada kardeşlerimiz ile birlikte topraklarımızı korumak için çetelere karşı savaşıyoruz. Çeteler buraya geldiğinde evimizi yıktılar, topraklarımızı işgal ettiler. Dışardan gelen bu çetelere destek vermemiz beklenemezdi" şeklinde konuştu.
Rojava Devrimi ile halkların birbirine olan bağlılığının daha da arttığını kaydeden Çaviş, "Namusumuzu korumak için gereken ne ise bunu yapacak ve sonuna kadar topraklarımızı koruyacağız. Biz bu topraklarda hak yolundayız, onlar ise zulmün ve yanlışın yolundalar" dedi.
İSMAİL ESKİN/DİHA/SERÊKANİYÊ