Batı Kürdistan’ın Serêkaniyê kentinde Türkiye üzerinden giren silahlı gruplar, bir kez daha Kürtlere saldırıda bulundu. Halk Meclisi Başkanı Abid Xelîl ve bir genç hayatını kaybetti. Halk Savunma Güçleri (YPG) müdahaledesi ardından şiddetli çatışmalar yaşanırken, silahlı çetelere destek veren Türk ordusu da Serêkaniyê’yi bombaladı.
Cizîr bölgesinin en batısında yer alan ve Araplaştırma politikaları ile ismi “Reseleyn” diye değiştirilen Batı Kürdistan’ın Serêkaniyê kentinde yine çatışmalar yaşandı. Mart ayından beri Halk Meclisi’ni kuran Serêkaniyê’de iki hafta öncesine kadar herhangi bir çatışma ve olumsuz bir durum yaşanmazken, kentteki bütün halklar ile biraraya gelerek, daha önce “Kardeşlik Konferansı” bile düzenlenmişti.
Türkiye sınırında bulunan Serêkaniyê’deki bu huzur, 8 Kasım’da Türkiye üzerinden kente girdikleri ortaya çıkan ve Türkiye’den destek alan Guraba El Şam ve Nasra adlı silahlı çete grupları ile birlikte bir anda bozuldu. Yoğun bombardımanın yaşandığı, çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiği, yaralandığı ve binlerce kişinin göç ettiği Serêkaniyê’de dün bu silahlı çeteler bir kez daha meydana çıkarak, provakasyonlarla kenti çatışma merkezi haline getirdi. Serêkaniyê Kürtler bir kez daha silahlı çetelerin saldırılarına hedef oldu. Saldırı, Kürt Yüksek Konseyi’nin kentteki saldırıları protesto amacıyla düzenlemek istediği yürüyüş öncesi gerçekleşti.

Halk Meclisi Başkanı öldürüldü

Kentte bulunan Kürtler, Araplar ve Dürziler’in de katılımıyla yapılacak yürüyüşte yer almak için Amûdê, Qamişlo, Dirbesîyê ve Haseki’den çok sayıda kişi yola çıktı. Sınırın diğer tarafında bulunan birçok kişi de yürüyüşe katılmak için Batı Kürdistan sınırındaki Serêkaniye tarafına geçti. Yürüyüş katılmak için harekete geçen halk, kentteki silahlı çeteler tarafından engellendi. Dirbesiyê yolu üzerindeki sivil Asayiş kontrol noktasına gelen silahlı çeteler, Serêkaniyê’ye girişe izin vermemeleri üzerine, Halk Meclisi Başkanı Abid Xelîl ile Kürt güvenlik gücü olan asayiş üyeleri, silahlı grupların yanına giderek yolu açmalarını istedi. Ancak gruplar El Şam ve Nasra adlı silahlı gruplar ateş açarak yanıt verdi. Saldırıda Halk Meclisi başkanı Abid Xelîl ile adı öğrenilemeyen bir genç hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.39 yaşındaki Şam İletişim Fakültesi mezunu Xelil, evli ve iki çocuk babasıydı. Xelil, Mart ayında kentteki halklardan delegelerin bulunduğu seçimle Halk Meclisi Başkanlığı’na seçilmişti.
YPG’den müdahale
Saldırı ardından Kürt askeri gücü Halk Savunma Birlikleri (YPG) devreye girerek çetelere müdahalede bulundu. YPG’nin müdahalesi sonucu silahlı çeteler bir süre geri çekilse de çatışmalar yeniden başladı. Yerel kaynaklar, Serêkaniyê ve Dirbêsiyê yolu üzerinde devam eden çatışmalarda, silahlı çetelerden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi. Saldırılarda YPG güçlerinden Ahmet Hüseyin de yaralandı.

Türk ordusu da bombaladı

Çatışmaların sürdüğü sırada silahlı çetelere destek veren Türk ordusu da Serêkaniyê’ye yönelik top atışlarında bulundu. Saldırının koordinatlarının silahlı çeteler tarafından Türk ordusuna verildiği belirtildi.

Kürtler Serêkaniyê ye aktı

Saldırının duyulması ardından, kentteki eyleme katılmak için yola çıkanların dışında binlerce kişi daha Serêkaniyê’ye doğru harekete geçti. Başta Dirbesiyê, Qamişlo ve Amude’den olmak üzere halk araçları ile yola koyuldu.  Çatışmaların şiddetlenmesi ardından halkın hareketliliği durduruldu.
8 Kasım günü Türkiye üzerinden Hür Suriye Ordusu’na bağlı güçlerin Batı Kürdistan’ın Serêkaniyê kentine girmesi ardından başlayan saldırılarda en az 10 sivil hayatını kaybetti, 70’e yakını yaralandı. Saldırılar nedeniyle 11 binin üzerinde kişi de göç etti.

Abid Xelîl anlatmıştı


Serêkaniyê’deki saldırıda yaşamını yitiren Halk Meclisi Başkanı Abid Xelîl, daha önce DİHA’ya yaptığı açıklamada, ‘Türkiye Esad’ın ismi ile zulüm yapıyor’ değerlendirmesinde bulunmuştu.
Batı Kürdistan’da Kürtlerin yönetimi devralmaları ardından, 6 Mart 2012’de Serêkaniyê Halk Meclisi kuruluşunu ilan ederek, Meclis Başkanlığı’na da Serêkaniyê’deki saldırıda yaşamını yitiren Abid Xelîl seçilmişti. Meclis Başkanı Abid Xelîl, Eylül ayında DİHA’ya kentin durumunu anlatan bir röportaj vermişti. Xelîl röportajında kentte yönetimi ele geçirebileceklerini ancak sorun yaşanmaması için aceleci davranmadıklarını anlatmıştı.
Xelîl tüm halklarla diyalogu esas aldıklarını ve ötekileştirici yaklaşmadıklarını belirterek şöyle konuşmuştu: “Aslında Serêkaniyê’de yönetimi ele geçirebiliriz; ama buraya daha sonradan yerleştirilen Araplar çok olduğu için bir sorun yaşanmasını istemiyoruz. O yüzden hala görüşmelerimiz devam ediyor. Diyalog halindeyiz. Kardeşlik Konferansı yaptık ve bu konferansa diğer halklar katıldı. Bunlar çekincelerini dile getirdi. Buraya yerleştirilen Araplar Mexmurî olduğu için çekinceleri var. Yani yönetimi elimize geçirdiğimizde tekrar topraklarımızı onlardan alacağımız kaygısı var. Bu nedenle de şimdilik temkinli yaklaşıyorlar.”
Abid Xelîl, Türkiye’nin Batı Kürdistan’daki Kürtleri düşman olarak gösteren politikalarına da tepki göstermişti. Kürtlerin Esad rejimini desteklediği yönündeki yaklaşımı değerlendiren Xelîl, Türkiye’nin daha düne kadar Esed rejimi ile Kürtlere saldırdığını hatırlatarak, şu değerlendirmeyi yapmıştı: “Önceleri Esed’in gücü ile şimdi de onun ismi ile bizlere zulüm yapılıyor.”


DİHA/SERÊKANIYÊ




Azadi Partisi itiraf etti

Batı Kürdistan Azadi Partisi lideri Mustafa Cuma, Halep’te Kürtlere yönelik saldırıyı düzenleyen Selahaddin Tugayı ile olan ilişkilerini itiraf etti.
Gazeteci Hasan Cemal’e konuşan Batı Kürdistan Azadi Partisi lideri Mustafa Cuma Suriye'nin Halep kentinde 26 Ekim'de gerçekleştirilen, 13 Kürt'ün yaşamını yitirdiği saldırıdaki rolünü itiraf etti. PYD’yi rejimle işbirliği yapan, saldırgan bir güç olduğunu iddia eden Mustafa Cuma, Halep’te Kürtlere karşı katliam yapan Selahaddin Tugayı’na ise sahip çıktı. Selahaddin Tugayı için “Silahlı bir grup. Bize yakın'' diyen Cuma, sözkonusu silahlı grupla olan ilişkilerini itiraf etti. Daha önce de Halep'te yaşanan çatışmalarda ölenler arasında söz konusu silahlı grubun bir sorumlusunun Azadi Partisi'nin üyesi olması silahlı grupla olan işbirliğini açığa çıkarmıştı. Batı Kürdistan Demokratik Toplum Hareketi (TEVDEM) ile Demokratik Birlik Partisi (PYD) de yaptıkları açıklamalarda, Selahaddin Tugayı adlı gücün Azadi Partisi’ne bağlı olduğunu belirtmişlerdi.

HABER MERKEZİ