
Çocuk yaşta yaptığı evlilikle 4 yılı kabusa dönen 23 yaşındaki G.K.'nin yaşamı, içerisine düştüğü şiddet ve cinsel saldırı cenderesine isyan etmesiyle değişti. G.K., kadınların mücadeleden başka seçeneklerinin olmadığını söyledi.
Antalya'da yaşayan 23 yaşındaki G.K.'nin hikayesi hem çocuk yaşta evliliklerin hem de kadına yönelik şiddetin özeti adeta. Lise eğitimi sırasında tanıştığı kendisinden yaşça büyük M.A. ile evlenen G.K., 4 yıl boyunca hem şiddete hem cinsel saldırıya maruz kalır. Evliliğinin daha ilk aylarında başlayan şiddet nedeniyle 2 kez düşük yapan G.K., istemediği halde maruz kaldığı cinsel saldırı sonucu 3'ncü kez hamile kalır. Bu hamileliğinde çocuğunu doğuran G.K. için 4 yıl boyunca değişmeyen tek şey ise şiddet olur.
Gördüğü şiddetin dozu artıp ölümle burun burana kalan G.K., artık canına tak ettirilerek isyan bayrağını çeker. Çocuğunu da alarak ailesinin yanına yerleşen G.K.'nin açtığı boşanma davası ise devam ediyor.
Şiddete uğradı, iki kez düşük yaptı
Yaşadıklarının 16 yaşında tanıştığı erkek arkadaşı ile evlenmesiyle başladığını belirten G.K., evlendikten sonra Şirnex’e yerleştiklerini ifade etti. Evliliğinin daha ilk aylarında şiddetin başladığını anlatan G.K., "Çocuk denilecek yaştaydım. Ailemden ayrılmıştım ve yeni bir memlekete yeni bir ailenin yanına gitmiştim. Daha kimseyi tanımıyordum. Ne deseler yapmaya çalışırken, gücümün yetmediği işlerin olması nedeniyle şiddete maruz kalmaya başladım. Eşim en ufak olayda bile şiddete başvuruyordu. Bazen ailesinin gözü önünde dövdüğü halde ailesi hiç ses etmiyordu. 4 sene şiddete maruz kaldığım halde ses etmedim. Dört yıl boyunca şiddet görmediğim tek bir günüm olmadı neredeyse" diye konuştu.
5 aylık hamile iken şiddete maruz kaldığını ve merdivenlerden itildiğini kaydeden G.K., “Merdivenlerden yuvarlanınca yaralandım. Çocuğumu kaybettim. Ardından hiçbir şey olmamış gibi yine hamile kaldım. Ancak bu defa da 2 aylık hamile iken fiziksel şiddete maruz kaldım. Yine düşük yaptım. İkinci bebeğimi de kaybettim” diye belirtti.
Ses çıkarınca hayatı değişti
Gördüğü şiddet altında istemediği halde üçüncü kez hamile kaldığını dile getiren G.K., çocuğunu sağlıklı bir şekilde doğurduktan sonra kısa bir süreliğine de olsa şiddetin azaldığını ancak bir süre sonra şiddetin tekrar başladığını söyledi. Yıllarca gördüğü şiddet karşısında sessiz kalmak zorunda hissettiğini ve kimsenin de kendisine yardımcı olmadığını belirten G.K., yardım istediği ailesinin de "Eşindir, düzelir" dediğini aktardı.
Bir süre sonra ise artık dayanamadığını ifade eden G.K., tekrar Antalya'ya taşındıklarını ancak şiddetin devam ettiğini kaydetti. Bu süreden sonra çocuğu için gördüğü şiddete boyun eğdiğini dile getiren G.K., artık şiddete hakaretlerin de eklendiğini ifade ederek şunları aktardı: “Bunun üzerine ben de daha fazla dayanamayarak üstüne yürüdüm. Benimle bu şekilde konuşmaya hakkının olmadığını, bundan sonra bana dokunması durumunda sessiz kalmayacağımı söyledim. Ancak bunun üzerine daha fazla sinirlenerek, eline aldığı kablo ile beni boğmaya çalıştı. Ölümden son anda döndüm. Kendimi elinden zor kurtardım. Bu da son oldu zaten. Hemen çocuğumu alıp o gece evi terk ettim. Ailemin yanına gittim. Eşimden boşanacağımı, artık dayanamayacağımı söyledim. Boşanmak istediğimi öğrenince tekrar eve dönmem için çok uğraştı. Ama artık her şey bitmişti benim için. Boşanmaya karar verdim. Halen boşanma davam devam ediyor" dedi.
‘Mücadeleden başka seçenek yok’
Kendine ve çocuğuna yeni bir hayat kurduğunu söyleyen G.K., "Sesimi çıkarınca şiddet de bitti. Hayatım da değişti” diye belirtti. G.K., kadınların kendi hayatları için mücadele etmek dışında bir tercihinin olmadığını ifade etti.
DİHABER/ANTALYA