Türk devletinin işgal tehditlerinin halkları iradesini ve kardeşlik projesini hedef aldığını kaydeden TEV-DEM, uluslararası sessizliğin faciaya sürükleyeceğini belirtti.

Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Diplomasi Merkezi, Türk saldırganlığı ve işgal girişimiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. İşgalci Türk devletinin Efrîn’e saldırılarının yıl dönümü yaklaşırken ve Efrîn’de katletme, kaçırma, demografik değişim gibi ahlak dışı uygulamalar devam ederken, Erdoğan’ın birkaç gün içerisinde Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırı tehdidinde bulunduğu hatırlatıldı.

 

Varlığı meşru değildir

Türk devletinin olumsuz rolünü sürdürmesinin ve Efrîn’de yaptıklarının teröre desteğini gösterdiği belirtilen açıklamada, “Krizin çözülmemesi için Suriye toplumunu parçalamak istemektedir. İşgalci Türk devletinin Suriye topraklarındaki varlığı meşru değildir. Suriye halkının kazanımlarını, Kuzey ve Doğu Suriye’deki çok renkli yapıyı ve Suriye bileşenlerinin iradesini temsil eden demokratik projeyi hedef almaktadır” denildi.

 

Gerekçesi yok, destek alıyor

Erdoğan’ın Kuzey Suriye’ye yönelik saldırılarının inandırıcı hiçbir gerekçesinin olmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: ”Ancak uluslararası güçler Erdoğan’a saldırılarını arttırma, Efrîn’de yürüttüğü demografik değişimi devam ettirme ve halkların özgür iradesini hedef alması için güç veriyor.”

 

Türkiye kamuoyunu kandırıyor

Erdoğan’ın Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelerek Türkiye kamuoyunu kandırmaya çalıştığı ifade edilen açıklamada, bu tehditle beraber Türkiye’de hükümetin yaptığı yolsuzluk ve hırsızlıklardan, ağır insan hakları ihlalelerinden, baskılardan  dikkatler başka yöne çekilmek istendiği dile getirildi.

 

DAİŞ’in yok edilmesi istenmiyor

QSD savaşçılarının sonunu yaklaştırdığı DAİŞ’in intikamını almak isteyen Türk devletinin DAİŞ’in yok edilmesinin önüne geçmeye çalıştığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Türk devletinin Kuzey Suriye bölgelerine yönelik tehditleri halkların kardeşliği projesini hedef almaktadır. Erdoğan’ın nefretinden dolayı Kürtleri hedef almakta, aynı amaçla tüm halklara saldırmaya çalışmaktadır.”

 

Uluslararası sessizlik ahlaki değil

Uluslararası toplumun, evrensel sözleşmelerin çiğnenmesine karşı içinde bulunduğu sessizliğin ahlaki olmadığı vurgulanan açıklamada, bunun mevcut durumu faciaya sürükleyeceğinin altı çizildi. Açıklamada, dünya kamuoyuna, BM’ye, Avrupa Birliği’ne, insan hakları örgütlerine, siyasi örgüt ve partiler ile uluslararası demokrasi güçlerine, işgalci Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik tehditleri karşısında net tavır göstermeleri çağrısında bulunuldu.

TEV-DEM, açıklamasının sonunda, Kuzey Suriyeli Arap, Kürt, Süryani, Asuri, Ermeni ve Keldani halklarının Erdoğan’ın siyaseti karşısında güçlü bir kale olduğunu belirterek, tarihi direnişlerle dolu olan halklara inançlarının tam olduğunu ve işgalci Türk devletinin saldırılarına karşı birlik halinde duracaklarını söyledi.

 

QAMİŞLO